İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/1279 Karar: 2025/4931 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/1279 K.2025/4931

9. Ceza Dairesi 2025/1279 E. , 2025/4931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2492 E., 2024/2480 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onam

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/1279 E. , 2025/4931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2492 E., 2024/2480 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onam

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/1279 E. , 2025/4931 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/2492 E., 2024/2480 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz ret, onama, düzeltilerek onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanıklar müdafiilerinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin bir şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma kullanılması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: Her ne kadar sanık ... hakkında, müstehcenlik suçundan kurulan hükme yönelik temyiz talebinde de bulunulmuş ise de sanık hakkında atılı suçtan Bölge Adliye Mahkemesince bozma kararı verildiği anlaşıldığından, incelemenin çocuğun nitelikli cinsel istismarı, çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarından kurulan hükümlerle sınırlı yapılması gerektiği anlaşılmıştır. I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanıklar hakkında çocuğun cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanık ...'ın çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma, sanık ...'ın çocuğun cinsel istismarı suçlarından mahkumiyetlerine, sanık ...'ın kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan beraatine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a ve 303. maddeleri uyarınca düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın mağdure ile rızası dahilince cinsel ilişkiye girdiğine, sanığın mağdureye karşı korkutmaya yönelik eylemlerde bulunmadığına, mağdurenin kaçma ihtimali ve benzinlikte durduklarında, sanığın mağdureyi bıraktığında yardım isteme imkanı varken kullanmamasının Mahkemece dikkate alınmadığına, sanığın mağdureye vurduğuna dair darp raporu bulunmadığına, mağdurenin anlatımlarındaki yoğun çelişkilerin belirlenip sanık lehine olan deliller toplanmaksızın eksik inceleme ile karar verildiğine, delillerin değerlendirilmesinde hataya düşüldüğüne, sanığın usule uygun olarak alınmayan kolluk beyanının Mahkemece kabul edilmesinin hatalı olduğuna, intikalin geç olduğuna, dosyada mevcut bilirkişi raporuna konu görüntülerin mağdurenin rızasının varlığını gösterdiğine, bilirkişi raporuna karşı sanıkların ve mağdurenin beyanının alınmadan karar verilmesinin hatalı olduğuna ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir. B. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, İstanbul 2. Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi’nin 2024/342 E. sayılı dosyasının bu dosya ile bağlantısı olması nedeniyle birleştirilerek karar verilmesi gerektiğine, sanığın mağdureye yönelik cinsel bir eyleminin bulunmadığına, mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, atılı suçun yasal koşullarının mevcut olmadığına ve sair temyiz nedenlerine ilişkindir. C. Katılanlar ve Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık ... hakkında kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun sübuta ermesine rağmen beraat kararının hatalı olduğuna, sanık ...’ın mağdurenin kaçmasına engel olduğu, sanık ...’ın ise tokat atarak mağdureyi araca bindirdiğine, sanıkların iştirak halinde hareket ettiklerine, sanık ...’ın olaydan bir gün sonra yakalanmış olması nedeniyle çekmiş olduğu mağdurenin çıplak fotoğraflarını silmiş olabileceğinden müstehcenlik suçunun yasal koşullarının oluştuğuna, sanıkların müşterek fail olmaları nedeniyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 103/3-a maddesi uyarınca cezalandırılmaları ve sanıklar hakkında zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiğine, sair temyiz nedenlerine ilişkindir. D. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanıklar hakkında alt sınırdan uzaklaşılarak mahkumiyet hükmü kurulması gerekirken yazılı şekilde alt sınırdan takdiri indirim ugulanarak hüküm kurulmasının hatalı olduğuna, usul ve yasaya aykırı kararın sanıklar aleyhine bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, gerçekleştirilen yargılamaya, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı ve Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükümlere ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının 41. maddesinde ailenin huzur ve refahı ile özellikle anne ve çocukların korunmasına yönelik olarak her türlü istismar ve şiddete karşı çocukları koruyucu tedbirleri alma görevinin Devlete ait olduğu, aile ve çocukların korunması hakkının Anayasa ile güvence altına alındığı, 6284 sayılı Kanun'un 20/2. maddesi gereğince Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının kadın, çocuk ve aile bireylerine yönelik olarak uygulanan şiddet veya şiddet tehlikesi nedeniyle açılan davalara katılabileceği, Bakanlığın davaya katılmasının doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup Bakanlığa yüklenen bir kamu görevi olduğu, 5271 sayılı Kanun'un 237. ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan doğrudan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve bu kapsamda katılan Bakanlık vekili lehine vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiği gözetilerek söz konusu hükümlere yönelik istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddedilmesi hukuka aykırı olup, bu hususun Dairemizce düzeltilmesi mümkün görülmüştür. IV. KARAR A. Sanık ... Hakkında Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Hüküm Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararında katılanlar ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, B. Sanık ... Hakkında Çocuğun Cinsel İstismarı, Sanık ... Hakkında Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı ile Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçlarından Verilen Hükümler Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafileri, katılanlar ve katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan Bölge Adliye Mahkemesinin vekalet ücreti eklenmesine ilişkin bölümün çıkarılması ve yerine "Katılan kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T gereği 48.000,00 TL maktu tek vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak tahsili ile katılana VERİLMESİNE," ibaresinin eklenmesi suretiyle Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca İstanbul 35. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 20. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02.06.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla