Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/1626 E. , 2025/5112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/284 E., 2019/432 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça s
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/1626 E. , 2025/5112 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/284 E., 2019/432 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Suça sürüklenen çocuklar hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işledikleri iddiası ile açılan kamu davasında, bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocukların atılı suçtan mahkumiyetlerine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, on beş yaşından küçük olan mağdurenin uyuşturucu maddenin etkisinde olmasından dolayı eylemlerini yönlendirme yeteneğinin zayıflaması ve suça sürüklenen çocukların mağdurenin içinde bulunduğu bu durumdan faydalanarak cinsel yönden onu istismar ettikleri nazara alındığında, suça sürüklenen çocukların eylemlerinin ağırlığı, eylemleri birden fazla kişinin birlikte gerçekleştirmesi ile mağdurenin eylemler nedeniyle uğradığı zarar birlikte değerlendirilerek temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması, zincirleme şekilde işlenen eylemlerin mağdurenin fiziksel ve zihinsel gelişiminde olumsuz etkilere yol açması nedeniyle zincirleme suç artırımının üst sınırdan takdir edilmesi ve Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafilerinin Temyiz İstemleri Özetle, mağdurenin on beş yaşını ikmal etmesine kırk sekiz gün bulunduğuna, suça sürüklenen çocuk ile arasındaki yaş farkının günlerle ifade edilebilecek nitelikte olduğuna, mağdurenin fiziksel görünümünün, davranış şeklinin, kendisinin yaşı konusundaki inandırıcı söylemlerinin ve yazışmalarının karşı tarafça nasıl algılandığı konusunda araştırma yapılıp hata hükümlerinin tartışılasının zorunlu olduğuna, mağdure ile suça sürüklenen çocuğun ilk defa olay günü fiilen bir araya geldiklerine, buna rağmen yetersiz gerekçe ile internet üzerinden yaklaşık dört-altı aylık süre boyunca yapılan yazışmaların suça sürüklenen çocukların gerçek yaşı öğrenmeleri için yeterli olduğunun değerlendirildiğine, sosyal medya yazışmalarına göre mağdurenin 1999 doğumlu olduğunu söylediğine, mağdurenin fotoğraflarının ve yazışmalarda kullandığı erotik-cinsel vurgulu dilin onun on beş yaşından büyük olduğu izlenimini uyandırdığına, mağdurenin yaşayış tarzı konusunda bilgili olan teyzesinin dinlenmediğine, mağdurenin görüntüsünün ve davranışlarının en önemli delil olduğu göz ardı edilerek bizzat dinlenmediğine, mağdure hakkında rapor tanzim eden hekimlerin tanık olarak dinlenmediğine, mağdure hastane doğumlu olsa dahi kemik gelişimi ve görüntü itibarıyla hataya düşülüp düşülemeyeceği hususunda Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kurulundan görüş sorulmasının lüzumlu olduğuna, hiçbir suça sürüklenen çocuk müdafiine esas hakkındaki savunma için süre verilmediğine, olay sırasında mağdurenin bilincinin yerinde olduğuna, suça sürüklenen çocuğa ait cep telefonunun annesinden tanıklıktan çekilme hakkı olduğu bildirilmeyip aleyhe delil vermeye zorlanamama ilkesine aykırı şekilde alınması nedeniyle hukuka aykırı delil olduğuna, zira evrensel hukuk kuralı olan hiç kimsenin kendi akrabaları hakkında suçlayıcı delil göstermeye zorlanmama ilkesinin ihlal edildiğine, savcı ve hakim kararı olmaksızın bahse konu telefonunun ele geçirildiğine, anılan sebebin mutlak bozma sebebi olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. C.Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, suça sürüklenen çocuğun da çocuk olmasına rağmen yetişkin kişiler gibi ağır bir şekilde cezalandırıldığına, uzman psikolog raporları, mağdurenin on dokuz yaşında olduğunu söylediğine dair instagram yazışmaları, neredeyse 20 yaşında gösteren fotoğrafları dikkate alındığında mağdurenin yaşı hususunda suça sürüklenen çocuğu yanılttığına, bozma kararı doğrultusunda mağdurenin dinlenmesi suretiyle genel görünümünün değerlendirilmesi gerekirken eksik araştırma ile karar verildiğine, mağdurenin gerçek yaşının adli tıp vasıtasıyla tespit edilmesi gerekirken bu yöndeki talebin haksız bir şekilde reddedildiğine, suça sürüklenen çocuğun hata hükümlerinden faydalanmasını talep ettiklerine, moleküler genetik inceleme raporunda farklı bir bayan şahıstan söz edildiğine, bu tespiti ihtiva eden muğlak ifade nedeniyle iç çamaşırının mağdureye aidiyeti hususunda kuşku oluştuğuna, dolayısıyla raporun doğruluğuna gölge düştüğünden kesin delil olarak hükme esas alınamayacağına, yerel Mahkeme kararının bozulması gerektiğine ilişkindir. D.Suça Sürüklenen Çocuk ... Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, kamera kayıtlarına göre suça sürüklenen çocuğun mağdureye karşı nitelikli istismar boyutuna varan bir eyleminin olmadığına, cinsel bölgeleri hedef alan fiziksel temasının bile bulunmadığına, suça sürüklenen çocuğun bilincini yitiren mağdureye yardım maksadıyla onun elinden ve ayaklarından tutarak uyandırmaya çalıştığına, o kadar cinsel içerikli görüntü ve konuşma kaydına rağmen atılı suçtan cezalandırılma yoluna gidilmesinin hukuka aykırı olduğuna, olayın tek tanığı konumundaki mağdurenin huzurda dinlenmesinin zorunlu olduğuna, hükmün bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Mağdure hakkında dava konusu olaydan önce düzenlenip, dosya kapsamına alınan tedavi evrakında mağdurenin 15.10.2015, 31.03.2016 tarihlerinde de sağlık tedbiri kapsamında muayenelerinin yapılıp, bipolar affektif bozukluk ve davranım bozukluğu tanısı ile tedavisine başlandığı mağdurenin cinselliğe aşırı ilgisinin olduğu, telefonda başka erkeklere “ ev ayarla yapalım mı?” diye mesajlar attığı, aşırı makyaj yaptığı, tanımadığı erkeklerle görüştüğü ve birkaç kez görüştüğü kişiyle cinsel birliktelik yaşadığı, mevcut rahatsızlığı nedeniyle cinsel dürtülerinin arttığı, ilk kez ilişkiye girdiğinde “oh kızlık zarından kurtuldum” şeklinde söylemde bulunduğu yönünde muayene kaydı ile izlenimlere yer verildiği, suça sürüklenen çocuk ... müdafiinin sunduğu belgeler içerisinde yer alıp, mağdure ile ........... arasında geçtiği iddia edilen yazışmalarda da, mağdurenin suça sürüklenen çocukla cinsel ilişkiye girmeyi, bunu grup olarak yapmak istediği ve yaşına yönelik soruya da 1999 doğumlu olduğuna dair beyanlarda bulunması, mağdurenin olaydan önce de kendini on yedi yaşında tanıttığına ve birlikte olmak istediğine dair başka mesajların da telefonunda kayıtlı olduğunun ......... tarafından savunulması, mağdurenin ifadesine eşlik eden uzman klinik psikoloğun görüşünde mağdurenin kendisini büyük gösterme eğilimi ve çabaları olup, ağır makyaj yaptığının belirtilmesi karşısında, dosyaya sunulan mesajlar ile ses kayıtlarının mağdure tarafından gönderilip gönderilmediği hususu mağdureden de sorulup lüzumu halinde diğer mesajlar ile yazışmaların gerçekliği araştırıldıktan sonra, yazışmaların mağdure tarafından yapıldığının tespiti halinde, olay tarihinde kayden 14 yıl 10 ay 11 günlük olan mağdurenin gerek Şahan'la aralarında geçtiği iddia edilen mesaj içeriklerindeki söylemleri gerekse abartılı makyaj yaparak büründüğü genel görüntüsü ile suç tarihinde on beş - on altı yaşlarında olan suça sürüklenen çocukları, hem yaşı konusunda hem de henüz uyuşturucu etkisi altına girmeden önce onlarla cinsel birliktelik yaşamak istediği yönündeki rızası hususunda kaçınılmaz hataya düşürüp düşürmediği hususu gerekçeli olarak tartışıldıktan sonra suça sürüklenen çocuklarının hukuki durumlarının tayin ve takdiri gerekirken yazılı şekilde hükümler kurulması, 2.Kabul ve uygulamaya göre, suça sürüklenen çocuklar ....... ve ............'in aynı evde fiili hakimiyetleri altında bulundukları mağdureye karşı eylemlerini birden fazla kişi ile birlikte gerçekleştirdikleri kabul edilerek tayin edilen temel cezaların 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/3-a maddesi uyarınca artırılmasına rağmen adı geçen suça sürüklenen çocukların kesintiye uğramadan süren ortak fiili hakimiyetleri nedeniyle birbirlerinin eylemlerine de iştirak ettikleri gerekçesi ile mükerrer cezalandırma oluşturacak şekilde aynı Kanun'un 43/1.maddesinin tatbik edilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/4. maddesi uyarınca İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesine, gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.