Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/2019 E. , 2025/5107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1427 E., 2025/27 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz ed
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/2019 E. , 2025/5107 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1427 E., 2025/27 K. SUÇ : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Mağdur Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurun kendini koruyamayacak durumda olması ve ileride yaşayacağı psikolojik yıkımlar nazara alınarak çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan tayin edilen temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, atılı suçlardan kurulan hükümler yönünden sanığın ifadelerinin çelişkili olması ve herhangi bir pişmanlık göstermemesi gibi nedenlere dayalı olarak takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. B. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun suçlarından kurulan hükümlerde, birden fazla ve farklı suçlar işlenmesi nedeniyle temel cezaların alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesi, takdiri indirim hükmünün uygulanmaması gerektiğine ilişkindir. C. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurun aşamalardaki ifadelerinin çelişkili olduğuna, raporda sadece kızarıklığın bulunduğuna, lezyon ve kanama tespit edilmediğine, organ sokma olmuş olsaydı anal bölgede lezyon ve buna bağlı çatlaklara rastlanacağına, mağdurun canının acıyıp acımadığına ilişkin soruya "acıdı ama azıcık." şeklinde cevap verdiğine, mağdurun görgü tanığına da çok fazla acı çektiğine dair bir anlatımının olmadığına, sanığa ait meninin mağdurun anal bölgesinde çıkmadığına, zeminde bulunduğuna, anılan nedenlerle söz konusu eylemin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun(5237 sayılı Kanun) 103/1.maddesinde düzenlenen çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturacağına, aksi kanaatte ise çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunun teşebbüs aşamasında kaldığının kabul edilebileceğine, 5237 sayılı Kanun'un 103/4.maddesindeki artırım nedeninin sadece çocuğun cinsel istismarı suçu bakımından uygulanabileceğine, mağdurun babasının tazminat talebi dikkate alındığında amacın ceza yargılaması neticesinde tazminata hak kazanmak olduğuna, istismar suçu ile sınırlı olarak mağdurun iradesiyle hareket edebilmesi imkanının ortadan kaldırılması nedeniyle kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun unsurları itibarıyla oluşmayacağına, 5237 sayılı Kanun'un 109/5.maddesinin tatbiki suretiyle çifte cezalandırma yasağının ihlal edildiğine, sanıkta %60 ve üzeri zeka geriliği mevcut olduğuna, mahkumiyet hükmü tesis edilecekse de 5237 sayılı Kanun'un 32.maddesinin uygulanabileceğine ve hükümlerin bozulması gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden 5271 sayılı Kanun’un 286/2-a maddesinde yer verilen “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, aynı Kanun’un 286/3. maddesi kapsamında da bulunmadığı nazara alındığında hükmün temyizinin mümkün olmadığı anlaşılmıştır. B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Sanık müdafiinin sanığın mental retarde olduğuna ve rehabilitasyon merkezinde eğitimini tamamladığına yönelik savunması nazara alındığında; Adana Dr. Ekrem Tok Ruh Sağlığı ve Hastalıkları Hastanesince düzenlenen 30.05.2024 tarihli raporun heyet oluşumu itibarıyla usulüne uygun olmaması nedeniyle hükme elverişli olmadığı anlaşılmakla, Adli Tıp 4.İhtisas Kurulundan veya (4) sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesinin 8/1-ç ve 25.maddeleri nazara alınarak Yükseköğretim Kurumları ya da birimlerinden içinde en az bir adli tıp uzmanı ile bir ruh sağlığı ve hastalıkları uzmanının zorunlu katılımıyla ve en az beş kişiden oluşacak bir heyetten sanığın olay tarihinde işlediği kabul edilen çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçu ile ilgili 5237 sayılı Kanun'un 32. maddesine göre fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama veya bu fiille ilgili davranışlarını yönlendirme yeteneğinin azalmış olup olmadığı, mevcut haliyle hakkında aynı Kanun'un 32/1 ya da 32/2. maddelerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususunda rapor alınmasından sonra hukuki durumunun tayin ve takdiri gerekirken eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR A. Kişiyi Hürriyetinden Yoksun Kılma Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (A) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemlerinin 5271 sayılı Kanun’un 298/1. maddesi uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Çocuğun Nitelikli Cinsel İstismarı Suçundan Verilen Karar Yönünden Gerekçenin (B) bölümünde açıklanan nedenle katılan mağdur vekili, katılan Bakanlık vekili ve sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Kırşehir Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.06.2025 tarihinde karar verildi.