KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/2255 E., 2025/7028 K.
- Karar tarihi
- 29 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/83 E., 2024/386 K
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkûmiyet
- Tebliğname görüşü
- Onama İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü : I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
447 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Çankırı Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde suça sürüklenen çocuğun katılan mağdura anal yoldan nitelikli istismarda bulunma şeklinde gerçekleştiği kabul edilen olayda atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, bozma sonrasında yurt dışında bulunan suça sürüklenen çocuğa usulsüz tebligat yapılarak dinlenmediğini, son sözlerinin sorulmadığını, nitelikli hallere ilişkin hesap hatası yapıldığını, katılan mağdur, annesi ve tanıkların beyanlarının kendi içlerinde çelişkili olduğunu, bulgu tespiti olmadığı halde nitelikli istismardan hüküm kurulduğunu beyanla kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
B.Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İsteği Özetle, suça sürüklenen çocuğun teşdiden takdiri indirim uygulanmaksızın cezasından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 103/3. maddesi uyarınca artırım yapılarak cezalandırılması ve lehlerine vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1.Suça sürüklenen çocuk hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan hüküm kurulurken zincirleme biçimde gerçekleşen eylemleri nedeniyle uygulamanın 5237 sayılı Kanun'un 61/4-5. maddeleri dikkate alınarak, 103/2 ve 103/4 maddelerine göre belirlenecek ceza üzerinden aynı Kanun'un 43. maddesinin tatbikiyle yapılacak artırım sonucunda bulunacak miktarın 103/6. maddesi ile tespit edilecek cezaya ilavesi suretiyle yapılması gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması ceza miktarı itibarıyla sonuca etkili olmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.
2.Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından hükümde eleştiri sebebi dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır.
3.Bakanlığın davaya katılması doğrudan Anayasa ve kanundan kaynaklanan koruma görevine ilişkin olup, Bakanlığa yüklenen bir kamu görevidir.
Bu kapsamda değerlendirme yapıldığında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve vekili lehine koşulları sağlanmadığından katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğine ilişkin temyiz isteğinin reddine karar vermek gerekmiştir.