Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/3089 E. , 2025/6311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/198 E., 2025/157 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Der
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/3089 E. , 2025/6311 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/198 E., 2025/157 K. SUÇ : Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, takdiri indirim maddesi uygulanmadan sanığa en üst hadden ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir. B. Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, eksik inceleme ile karar verildiğine, keşif yapılması gerktiğine, alt sınırdan uzaklaşılmasının gerekçesiz olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte zincirleme suç hükümlerinin uygulanmaması ve sanığın beraat etmesi gerektiğine, tanık ... ile sanık arasında husumet olduğuna, mağdurenin sonraki beyanlarında ilk beyanından döndüğüne, mağdure ile tanık ...’in beyanlarının çelişkili olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte sanığın eylemlerinin sarkıntılık boyutunda kaldığına bu nedenle şikayet yokluğundan düşme kararı verilmesi gerektiğine, şüpheden sanık yaralanır ilkesi gereği sanığın beraat etmesi istemine ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Bölge Adliye Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçundan dolayı 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 61. maddesi uyarınca temel ceza belirlenirken söz konusu maddenin birinci fıkrasında yedi bent halinde sayılan hususlarla aynı Kanun'un 3/1. fıkrasındaki "Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur." şeklindeki kanuni düzenlemeler ve dosyaya yansıyan bilgi ile kanıtlar birlikte değerlendirilip, denetime olanak verecek şekilde somut gerekçeler de gösterilmek suretiyle ilgili kanun maddesindeki cezanın alt ve üst sınırları arasında takdir hakkının kullanılması ve buna göre temel cezanın hak ve nesafete uygun bir şekilde tayin edilmesi gerekirken kanundaki bir kısım ibarelerin tekrarından ibaret yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde teşdit uygulanması, ayrıca sanığın duruşmalardaki hal ve tavırlarının hem teşdit nedeni olarak gösterilip hem de takdiri indirim maddesi uygulanırken gerekçe olarak yer verilmesi çelişkiye neden olduğundan söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Başkan vekili ... ve üye ...'ın hükmün farklı gerekçeyle bozulması gerektiğine ilişkin karşı oyları ve ancak netice olarak oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 11. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 27. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 08.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Sayın çoğunlukla aramızdaki ihtilaf suçun sübutuna ilişkin olup, çoğunluğun sübuta yönelik kabulünün yerinde olmaması nedeniyle kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. Şöyle ki; Tanık ...'in sanığın iş yerinde mağdureye yönelik son eylemini görmesi ve iki gün sonra mağdurenin ailesine bildirmesine binaen mağdurenin şikayeti ile başlayan soruşturma kapsamında mağdurenin sanığın iş yerine sürekli gittiği ve eylemlerin gerçekleştiği, mağdurenin yaşının on beş on sekiz yaş aralığında olduğu, sanığın eylemlerini mağdurenin rızası dışında gerçekleştirdiğine yönelik bir delil elde edilemediği, ayrıca mağdure ile mağdurenin ailesinin sonraki aşamalarda beyanlarını değiştirmeleri hususu da göz önüne alındığında, sanığın beraatine dair karar verilmesi gerektiğini değerlendirdiğimizden sayın çoğunluğun farklı nedenle kararın bozulması yönündeki görüşüne iştirak edilmemiştir.