Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/3323 E. , 2025/4824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/329 E., 2025/169 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bö
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/3323 E. , 2025/4824 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/329 E., 2025/169 K. SUÇLAR : Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi, istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Bilecik Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçundan verilen karar açısından 5271 sayılı Kanun’un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine; çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan verilen hüküm yönünden ise düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurun kıyafetlerinde sanık dışında başka bir kişiye ait DNA örneğine rastlanmasının, sanığın yalnızca sürtünme yoluyla eylemde bulunduğu, başka bir kişinin fiili livatada bulunduğuna yönelik savunmasına uygun olduğuna, bu DNA örneklerinin kime ait olduğu belirlenmeden ayrıca “gel gel şeker vereceğim” şeklindeki ifadeyi kimliği belirlenmeyen şahsın söylemiş olacağı değerlendirilmeden sanığın atılı suçlardan cezalandırılmasının hukuka aykırı olduğuna, sanığın cezai ehliyetine ilişkin alınan dosya kapsamındaki raporlar arasındaki çelişki giderilmesi için Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 1. Üst kurulundan rapor alınmadan karar verilmesinin de usul ve yasaya aykırı olduğuna, pişman olan sanık hakkında lehe olan hükümlerin uygulanmasına ilişkindir. III. GEREKÇE 5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemlere uyan suç vasıfları ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararlarda hukuka aykırılık bulunmamıştır. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesinin kararında sanık ve müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Bilecik Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 7. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 29.05.2025 tarihinde karar verildi.