KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/3720 E., 2026/508 K.
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/552 E., 2025/53 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Tebliğname görüşü
- Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükmün sanık müdafii tarafından duruşma talepli temyiz edilmesi üzerine, belirlenen tarihte gerçekleştirilen duruşmaya sanık müdafiinin katılmadığı anlaşıldığından incelemenin duruşmasız yapılmasına karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
373 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle, bozma ilamı doğrultusunda hareket etme zorunluluğuna aykırı davranıldığına, bozma öncesi başka heyetçe alınmış beyanlara dayanılarak hüküm kurulmasının Anayasa ve kanuna aykırı olduğuna, eksik inceleme ve araştırma yapıldığına, katılan mağdure ve tanık beyanlarının aşamalarda çeliştiğine, sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin sarkıntılık aşamasında kaldığına, lehe kanun değerlendirmesine aykırı olacak şekilde sanık lehine takdiri indirim maddesinin tatbik edilmediğine, usul ve yasaya aykırı mahkumiyet hükmünün bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak.
Katılan mağdurenin aşamalardaki beyanları, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamına göre sanığın, olay günü katılan mağdureye doğru eğilerek öpmeye çalışmasının ardından vücuduna dokunarak kıyafetini çıkarmaya çalışması şeklinde gerçekleşen olayda cebir unsurunun oluşmadığı gözetilmeyip, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 103/1-1.cümlesi ile belirlenen temel cezanın koşulları oluşmadığı halde aynı Kanun'un 103/4. maddesi uyarınca arttırılması,
Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağının değerlendirilmesi gerekirken "Sanığın cezasında takdiri indirim uygulanması için herhangi bir sebep bulunmadığından..." şeklindeki bir açıklamanın, kanun koyucunun aradığı anlamda kanuni ve yeterli bir gerekçe niteliği taşımadığı gözetilmeden sanık hakkında yetersiz gerekçeyle söz konusu maddenin tatbikine yer olmadığına karar verilmesi, Hukuka aykırı bulunmuştur.