Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/4108 E. , 2025/6424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/179 E., 2025/132 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı incele
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/4108 E. , 2025/6424 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ:Ceza Dairesi SAYISI: 2025/179 E., 2025/132 K. SUÇ: Çocuğun cinsel istismarı HÜKÜM: İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ: Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın, çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Kanun'un 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdurenin beyanının istikrarlı olmadığına, iddianın raporla doğrulanmadığına, iddiaya konu eylemin mağdurenin kovuşturma evresinde alınan ifadesine göre elbise üzerinden gerçekleştirildiğinin öne sürüldüğüne, bu çelişkilerin maddi hakikate ulaşılabilmesi için giderilmesinin zorunlu olduğuna, loş bir ortamda gerçekleştiği ifade edilen olaydan yaklaşık üç buçuk ay sonra beş yaşındaki mağdureye yaptırılan teşhis işleminin sağlıklı olmadığına, olay yerinin fiziki durumunun incelenmediğine, mağdurenin annesinin duygusal tepkilerinin objektif bir karar sürecinden uzaklaşmaya neden olduğuna, olayın üzerinden dört gün geçtikten sonra şikayette bulunulmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, kabul anlamına gelmemekle birlikte eylemin sarkıntılık suretiyle çocuğun cinsel istismarı suçunu oluşturduğunun düşünülebileceğine, daha önceden adli sabıka kaydı bulunmayan sanık hakkında takdiri indirim hükmünün neden dolayı uygulanmadığına ilişkin somut bir gerekçe yazılmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE İlk Derece Mahkemesinin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdiriyle anılan hükme ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararı nazara alındığında yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; Sanığın geçmişi, sosyal ilişkileri, fiilden sonraki ve yargılama sürecindeki davranışları, cezanın failin geleceği üzerindeki olası etkileri gibi hususlar göz önünde bulundurularak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağına yönelik denetime elverişli somut bir gerekçe gösterilmesi gerekirken yetersiz gerekçeyle anılan maddenin uygulama dışı bırakılması karşısında, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi, Kabul ve uygulamaya göre de; Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin '20.06.2024' yerine '16.06.2024' şeklinde yazılması, Suç tarihinde on iki yaşından küçük mağdureye yönelik işlenen atılı suçtan dolayı 5237 sayılı Kanun'un 103/1-c.3 maddesi uyarınca temel cezanın tayini gerekirken yazılı şekilde kademeli uygulama yapılması, Hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık müdafiinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Mevcut delil durumu tutuklu kaldığı süre gözönüne alındığında tahliye talebinin reddi ile tutukluluk halinin devamına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca İstanbul Anadolu 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 25. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.09.2025 tarihinde karar verildi.