KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/4469 E., 2025/6730 K.
- Karar tarihi
- 18 Eylül 2025
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/729 E., 2025/605 K
- Suç
- Çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Ret, onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi
Karar Detayı
485 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Her ne kadar Tebliğname'de kişiyi hürriyetinden yoksun kılma ve müstehcenlik suçlarına ilişkin görüş bildirilmiş ise de bu suçların suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyiz edilmediği ve katılan Bakanlık vekilinin temyizi üzerine ise Bölge Adliye Mahkemesince verilen temyiz isteminin reddine ilişkin ek kararın temyiz edilmediği anlaşılmakla, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Suça sürüklenen çocuk hakkında çocuğun cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Osmaniye 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı suçlardan verilen cezaların yetersiz olduğuna, hatalı şekilde cezasından takdiri indirim uygulandığına ve katılan Bakanlık lehine haksız olarak vekalet ücretine hükmedilmediğine ilişkindir. B.
Suça Sürüklenen Çocuk Müdafiinin Temyiz İstemi Katılan mağdurenin eylemin oluş şekli, zamanı ve sayısına ilişkin beyanlarının çelişkili olduğuna, adli rapora göre de atılı suçun işlenmediğine, suça sürüklenen çocuğun katılan mağdurenin on beş yaşından küçük olduğunu bildiğine ve atılı suçu tehditle işlediğine yönelik dosyada delil olmadığına, dosya içerisinde yer alan instragram mesajlarının katılan mağdurenin de kabulünde olduğu üzere suça sürüklenen çocuğun şifresini bilmesi nedeniyle dikkate alınamayacağına,
dosyada eylem sabit olmadığı gibi eylemlerin birden fazla işlendiğine ilişkin de delil olmadığına suça sürüklenen çocuğun hukuka aykırı olarak çocuğun cinsel istismarı suçundan cezalandırıldığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
5271 sayılı Kanun'un 288 ve 294. maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin suça sürüklenen çocuk tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği gibi 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirmesi nedeniyle vekalet ücretine hükmedilmemesinin yerinde olduğu anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Adana Bölge Adliye Mahkemesi
12. Ceza Dairesinin kararında katılan Bakanlık vekili ve suça sürüklenen çocuk müdafiince öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Osmaniye