Karar Özeti
9. Ceza Dairesi 2025/5150 E. , 2025/6621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/75 E., 2025/314 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında niteli
Karar Detayı
9. Ceza Dairesi 2025/5150 E. , 2025/6621 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2025/75 E., 2025/314 K. SUÇ : Nitelikli cinsel saldırı HÜKÜM : İstinaf başvurusunun esastan reddi Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKİ SÜREÇ Sanık hakkında nitelikli cinsel saldırı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. II-TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık ve Müdafiinin Temyiz İstemleri Özetle, Adli Tıp raporuna göre katılanın vücudunda uyuşturucu herhangi bir bulguya rastlanmadığına, tanık anlatımlarının savunmayı teyit ettiğine, adli sicil kaydında birçok sabıkası bulunan katılanın aşamalarda değişen soyut ve çelişkili beyanları dışında delil bulunmadığına, katılanın maddi beklentisi karşılanmadığı için iftira attığına, tüm dosya kapsamına göre beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir. III. GEREKÇE Olayın oluş şekli, tanık anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; katılanın aşamalardaki beyanlarında kahve içtikten sonra iradesini etkileyen bir sebeple ağır bir uykuya daldığı ve uyanmakta zorlandığı için sanığa direnemediğini belirtmesine karşın kanında uyuşturucu ya da uyutucu tesirli kimyasal madde olup olmadığı hususunda bir araştırma yapılmadığı ve rapor tanzim edilmediği, bu hususta oluşan şüpheden sanığın yararlanması gerektiği anlaşıldığından olay günü sanığın evine rızası dahilinde giden katılanın, burada uyuşturucu veya uyutucu madde etkisinde iken yahut cebir altında sanık tarafından cinsel saldırıya uğradığına dair katılanın aşamalardaki çelişkili ifadeleri dışında cezalandırılmasına yeter, her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmayıp, mevcut haliyle İlk Derece Mahkemesinin kabulünde yer alan sübuta ilişkin delillerin dosya içeriğiyle çelişmesi nedeniyle mahkumiyet kararının yerinde olmadığı anlaşıldığından, söz konusu hükme yönelik istinaf başvurusunun kabulü yerine esastan reddedilmesi hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanık ve müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesi kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, Sayın Başkan Vekili ... ile Sayın Üye ...'nun farklı gerekçeyle hükmün bozulması yönündeki karşı oyları ve neticeten oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma sebebine göre sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü olmadığı takdirde derhal salıverilmesi için ilgili yerlere en seri şekilde bildirilmesi için müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2-a maddesi uyarınca Ankara 32. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.09.2025 tarihinde karar verildi. KARŞI OY Katılanın aşamalarda cinsel ilişkinin rızası dışında gerçekleştiğine dair istikrarlı beyanları, olayın sıcağı sıcağına adli mercilere intikal ettirilmesi, tanık Mehmet'in soruşturma safhasında katılanın kendisine ''kardeşim beni ellediler'' diyerek ağladığını gördüğüne dair anlatımı, katılanın dizlerinde ve sağ kasık genital bölge kenarında ekimozlar bulunduğuna dair doktor raporu, katılana ait külot ve sutyende sanığa ait DNA profilinin bulunduğuna dair uzmanlık raporu, sanığın aşamalarda değişen inkara dayalı savunmaları ve tüm dosya içeriğine göre sanığın olay günü katılanın rızası dışında cinsel ilişkiye girdiği, katılanın kanında uyuşturucu madde bulunduğuna dair herhangi bir rapor tanzim edilmediği için şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereği sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 102/3-a maddesi uygulanmaksızın nitelikli cinsel saldırı suçundan hüküm kurulması gerektiği kanaatine varılmakla sayın çoğunluğun görüşüne katılmıyoruz.