İçeriğe geç
AC
9. Ceza Dairesi Esas: 2025/555 Karar: 2025/4359 Tarih: 2025

Yargıtay 9. Ceza Dairesi E.2025/555 K.2025/4359

9. Ceza Dairesi 2025/555 E. , 2025/4359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/395 E., 2024/538 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozm

Karar Özeti

9. Ceza Dairesi 2025/555 E. , 2025/4359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/395 E., 2024/538 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozm

Karar Detayı

9. Ceza Dairesi 2025/555 E. , 2025/4359 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2024/395 E., 2024/538 K. SUÇLAR : Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı, kişiyi hürriyetinden yoksun kılma HÜKÜMLER : Mahkumiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hükümler temyiz edilmekle dosya incelendi. Sanık müdafiince incelemenin duruşmalı yapılmasının talep edilmesi üzerine, hükmedilen ceza miktarına göre temyiz incelemesinin duruşmalı yapılmasına karar verilip, 12.05.2025 tarihinde yapılan duruşmaya gelen olmaması sebebiyle incelemenin duruşmasız olarak yapılmasına karar verildiği belirlenmekle gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın gayri resmi bir birliktelik yaşadığı mağdure ile farklı zamanlarda vajinal ilişki yaşadığının kabulü ile atılı suçlardan mahkumiyetine karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanık Müdafiinin Temyiz İsteği Özetle sanığın, mağdurenin on sekiz yaşında olduğuna dair beyanı ile uyumlu fiziki görünümü sebebiyle yaş konusunda hataya düşerek cinsel ilişkiye girmesi karşısında hata hükümlerinin değerlendirilmesinin gerektiğine, mağdurenin ruh sağlığının bozulduğuna dair raporda hangi ilişki neticesinde ruh sağlığının bozulduğuna dair tespite yer verilmemesi karşısında hükme esas alınmaya elverişli olmadığına, mağdurenin kovuşturma aşamasında ayrıntılı beyanı alınmayarak eksik inceleme yapıldığına, zincirleme suç hükümlerinin uygulanma şartlarının ve kişiyi hürriyetinden yoksun kılma suçunun yasal unsurlarının oluşmadığına ilişkindir. III. GEREKÇE Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin soruşturma ile kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya içeriğine göre yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine, Ancak; 1. 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 217/1. maddesinde “Hâkim, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabilir. Bu deliller hâkimin vicdanî kanaatiyle serbestçe takdir edilir” ve aynı Kanun'un 210/1. maddesinde ise “Olayın delili, bir tanığın açıklamalarından ibaret ise, bu tanık duruşmada mutlaka dinlenir. Daha önce yapılan dinleme sırasında düzenlenmiş tutanağın veya yazılı bir açıklamanın okunması dinleme yerine geçemez” hükümlerine yer verilmiş olup, her ne kadar aynı Kanunun 236/2. maddesinde "İşlenen suçun etkisiyle psikolojisi bozulmuş çocuk veya mağdur, bu suça ilişkin soruşturma veya kovuşturmada tanık olarak bir defa dinlenebilir. Maddî gerçeğin ortaya çıkarılması açısından zorunluluk arz eden haller saklıdır." ifadesine yer verilmiş ise de; intikal üzerine soruşturmada alınan beyanında kimliği belirsiz ... isimli şahısla cinsel ilişki yaşadığına dair anlatımı dışında sanığın eylemlerine yönelik ayrıntılı beyanı alınmayan mağdurenin adli hakikatın ortaya çıkarılması açısından duruşmaya getirilerek yaşı hususunda sanığa beyanda bulunup bulunmadığı ve kaç kez cinsel ilişkiye girildiği hususları da dahil olmak üzere yargılamaya konu eylemlerle ilgili ayrıntılı beyanı alınıp 5271 sayılı Kanun'un 216. maddesi uyarınca duruşmada beyana karşı sanık ve müdafiine diyecekleri sorulduktan sonra, 2. Sanığın kovuşturma aşamasında mağdurenin beyanı ile uyumlu fiziksel görünümüne göre on sekiz yaşında olduğunu zannettiği yönündeki savunması ve tüm dosya içeriği nazara alındığında, hastane doğumlu olan mağdurenin 12.09.2013 tarihli savcılık ifadesine ait görüntü kaydını içerip adli emanete alınan CD'nin dosya evrakına eklenmesi ile duruşmada taraflar huzurunda izlenilmesi suretiyle Mahkemece gözlem yapılarak, gerekirse bu konuda bilirkişi incelemesi de yaptırılmak suretiyle mağdurenin alınacak ifadesinde beyan edeceği yaşa dair anlatımları da dikkate alınarak olayda 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 30. maddesinde düzenlenen hata hükümlerinin uygulanma koşullarının bulunup bulunmadığı tartışıldıktan sonra, 3. Mahkemesince, ... Üniversitesi Tıp Fakültesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığının 07.05.2015 tarihli raporunda hafif derecede zihinsel gelişim geriliği saptanan mağdurenin mevcut zeka düzeyi, muhakeme yeteneğindeki zayıflık, olayı algılayış şekli ve söz konusu tabloya adaptasyon sürecinde kullanılan savunma mekanizmalarından ötürü ruhsal muayenesinde herhangi bir semptom belirlenemediği, maruz kalınan cinsel istismar eylemi ve sonrasında yaşanan gebelik, çocuk yaşta anne olmak, olası çevresel stresörler göz önüne alındığında ruh sağlığının kalıcı olarak bozulduğunun bildirildiği gerekçesiyle 5237 sayılı Kanun'un 103/6. maddesi uygulanmış ise de söz konusu raporun içerik itibarıyla yetersiz olması karşısında mağdurenin dava dosyası ile birlikte Adli Tıp Kurumu 6. İhtisas Kuruluna sevki ile mağdurede suç tarihinde herhangi bir akıl hastalığı veya akıl zayıflığı bulunup bulunmadığı, varsa bu durumun hekim olmayanlar ile çevresinde yaşayanlar veya kendisini tanıyanlarca anlaşılıp anlaşılamayacağı, beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği, eyleme karşı beden veya ruh bakımından kendini savunup savunamayacağı, sanığın müstakil eyleminden dolayı ruh sağlığının bozulup bozulmadığı, bozulmuş ise mevcut suç nedeniyle mi, yoksa başka bir nedenle mi ruh sağlığının bozulduğu hususlarında rapor aldırıldıktan sonra, Sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hükümler kurulması hukuka aykırı bulunmuştur. IV. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Antalya 3. Ağır Ceza Mahkemesinin, kararına yönelik sanık müdafiinin temyiz isteği yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 21.05.2025 tarihinde karar verildi.

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu emsali kullanmak için avukat desteği alın.

Görüşme Planla