KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2025/6831 E., 2026/479 K.
- Karar tarihi
- 15 Ocak 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ağır Ceza Mahkemesi
- Sayısı
- 2024/973 E., 2025/501 K
- Suç
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma İlk Derece Mahkemesince bozma üzerine verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi. Ceza Genel
Karar Detayı
383 kelime·2 dk okuma·4 bölüm
Kurulu'nun 2024/9-79 Esas, 2024/180 Karar ve 06.06.2024 tarihli kararıyla sanığın savunma hakkının kısıtlanmasına dair usuli eksiklik nedeniyle Ceza Genel Kurulunca verilen bozma kararı üzerine, Yerel Mahkemece bozmaya uyulmak suretiyle sanık hakkında yeniden kurulan mahkûmiyet hükümlerinin, Ceza Genel Kurulu kararlarına uymanın mecburi olduğu yönündeki açık Kanun hükmü karşısında, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 307. maddesi kapsamında bir direnme hükmü olarak nitelendirilemeyeceği ve yeni bir hüküm olduğu anlaşılmıştır.
Sanık müdafiinin duruşmalı inceleme talebinin, İlk Derece Mahkemesinde silahların eşitliği ve çekişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda savunmaya yeterli imkânın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunmayı kullanabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanun'un 94. maddesi ile değişik 5271 sayılı Kanun'un 299/1. maddesi uyarınca takdiren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKÎ SÜREÇ
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında bozma üzerine yapılan yargılama sonucunda, Kocaeli 7. Ağır Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçtan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, mağdur ve sanığın evde hiç yalnız kalmadıklarına, sanığın intikalden bir kaç gün önce mağdura tokat atmasıyla birlikte mağdurun annesiyle sanığın ailesi arasındaki husumetin arttığına, ayrıca soruşturma ve kovuşturma aşamasında sorulmasına rağmen mağdurun sanığın dizinden kasıklarına kadar devam eden doğum lekesinden bahsetmediğine, intikalden bir kaç ay önce mağdur doktora gittiğinde livataya ilişkin bulgu tespit edilmediğine, zincirleme suç hükümlerinin hatalı olarak uygulandığına ilişkindir.
III. GEREKÇE
Suç tarihi itibarıyla dokuz yaşı içerisinde bulunan mağdurun başka delille desteklenmeyen ve kovuşturma ifadesiyle çelişen soruşturma ifadesi, şikayetçinin aşamalardaki kısmi çelişkili anlatımları, savunma ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında, sanığın cezalandırılması için her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı anlaşıldığından beraatine hükmedilmesi gerekirken mahkumiyetine karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuştur.