KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2026/344 E., 2026/4639 K.
- Karar tarihi
- 20 Mayıs 2026
- Konu
- Ceza Hukuku
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/2659 E., 2025/2038 K
- Suç
- Beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı
- Hüküm
- Mahkumiyet
- Tebliğname görüşü
- Bozma Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
588 kelime·3 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçunu işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Adana 3.Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine dair hükmün istinaf edilmesi üzerine,
Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun kabulüne karar verilerek 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-g maddesi uyarınca duruşmalı yapılan inceleme neticesinde aynı Kanun’un 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile sanığın öz kızı olan mağdurenin kıyafeti üzerinden göğüslerini okşadığı, kıyafetini sıyırıp göğüslerini açmaya çalıştığı, ağzına parmağını sokup ısırmasını isteyerek zevkle titrediğinin kabulü ile beden veya ruh sağlığını bozacak şekilde çocuğun cinsel istismarı suçundan mahkumiyetine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A.
Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet Savcısının Temyiz İstemi Özetle, iddiaya konu olayın üzerinden on bir yılı gibi uzun bir süre geçtikten sonra olayın adli mercilere intikal etmesi biçimindeki intikal şekli, mağdurenin annesi ile babası olan sanık arasında ayrılma konusunda husumet bulunması, inkara dayalı savunma, mağdurenin anlatım şekline göre aynı odada mağdurenin annesi ve kardeşlerinin bulunduğu bir esnada sanığın iddia konusu eylemleri gerçekleştirmesinin hayatın olağan akışına aykırı olması, tanık ...’in kovuşturmada tanıklıktan çekilmesi nedeniyle dinlenememesi,
sanığın başka bir mağdura yönelik cinsel eylemden dolayı ceza almasının yargılamaya konu suçun işlendiği anlamına gelmemesi ve tüm dosya kapsamı nazara alındığında; sanığın atılı suçu işlediği yönünde cezalandırılmasına yeter her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğuna ilişkindir. B.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanık hakkında eksik ceza tayin edildiğine, Bakanlık lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğine ilişkindir. C.
Sanık Müdafiinin Temyiz İstemi Özetle, olayın görgü tanığının bulunmaması, iddiaya konu olayın üzerinden on bir yıl geçtikten sonra şikayetçi olunması biçimindeki intikal şekli, mağdurenin annesi ile sanık arasındaki husumet, olay yerinin özellikleri, inkara dayalı savunma nazara alınarak sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
Sanığın başka kişilere karşı cinsel suç işlediği iddiası ile başlatılan bir soruşturma kapsamında tutuklanmasının ardından mağdurenin kolluğa müracaat ederek on bir yıl önce sanığın kendisine de cinsel istismar eylemi gerçekleştirdiğini öne sürmesi biçimindeki intikal şekli,
on bir yıl boyunca sanığın birçok defa tutuklu veya hükümlü olarak cezaevine giriş yapması nedeniyle bazı dönemlerde ev ortamından uzaklaşması ve mağdurenin 08.04.2013 tarihinde evlenmesi üzerine sanığın ikametgahından ayrılıp İstanbul'da yaşamaya başlaması sebebiyle sanığın hakimiyet alanından hatırı sayılır bir süre uzakta kaldığı anlaşılan mağdurenin intikaldeki gecikmenin sebebini açıklayamaması, olay yerinin fiziki özellikleri, tanık ...'in görgüye dayalı bilgisinin olmaması, sanık ile mağdurenin annesi arasındaki husumet, inkara dayalı savunma ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde;
sanığın atılı suçu işlediği hususunda her türlü şüpheden uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığı gözetilerek beraatine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle bölge adliye mahkemesi Cumhuriyet savcısı, katılan Bakanlık vekili ile sanık müdafiinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden Adana Bölge Adliye Mahkemesi
12. Ceza Dairesinin kararının 5271 sayılı Kanun’un 302/2. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, bozma nedenine göre atılı suçtan tutuklu bulunan sanığın TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü bulunmadığı takdirde derhal salıverilmelerinin temini hususunun ivedi şekilde mahalline bildirilmesi için ilgili yerlere müzekkere yazılmasına, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/2. maddesi uyarınca Adana Bölge Adliye Mahkemesi