KÜNYE
9. Ceza Dairesi 2026/400 E., 2026/2453 K.
- Karar tarihi
- 30 Mart 2026
- Konu
- Dolandiricilik İban Magduriyeti
- Mahkemesi
- Ceza Dairesi
- Sayısı
- 2025/1550 E., 2025/1482 K
- Suçlar
- Çocuğun nitelikli cinsel istismarı, müstehcenlik
- Hükümler
- İstinaf başvurusunun esastan reddi
- Tebliğname görüşü
- Onama Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararlar temyiz edilmekle dosya incelendi, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ
Karar Detayı
481 kelime·2 dk okuma·3 bölüm
Sanık hakkında çocuğun nitelikli cinsel istismarı ve müstehcenlik suçlarını işlediği iddiası ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Kastamonu 2. Ağır Ceza Mahkemesince mevcut delillerin değerlendirilmesi neticesinde sanığın atılı suçlardan mahkumiyetine dair hükümlerin istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 280/1-a maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ SEBEPLERİ
A. Sanık Müdafilerinin Temyiz İstemi Özetle, katılan mağdure beyanlarının çelişkili olduğuna, delillerin hukuka aykırı olarak elde edildiğine, atılı suçların oluşmadığına, sanık lehine olan hükümlerin uygulanmadığına, eksik araştırma ile karar verildiğine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. B.
Katılan Mağdure Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak üst sınırdan cezalandırılmasına, sanığın müstehcenlik suçundan üst sınırdan cezalandırılmasına, katılan mağdure lehine vekalet ücreti hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir. C.
Katılan Bakanlık Vekilinin Temyiz İstemi Özetle, sanığın çocuğun nitelikli cinsel istismarı suçundan zincirleme suç hükümleri uygulanarak üst sınırdan cezalandırılmasına, sanığın müstehcenlik suçundan üst sınırdan cezalandırılmasına, katılan Bakanlık lehine vekalet ücreti hükmedilmesine, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.
III. GEREKÇE
1. 5271 sayılı Kanun'un 2 88... . maddelerinde yer alan düzenlemeler nazara alınıp, aynı Kanun'un 289. maddesinde sayılı hukuka kesin aykırılık halleri ve temyiz dilekçelerinde belirtilen nedenler de gözetilerek yapılan değerlendirmede, yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemlerin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı,
eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
2. 5271 sayılı Kanun gereğince görevlendirilen vekili bulunan katılan mağdure lehine mülkiyet hakkının ihlali suretiyle kanuni düzenleme olmaksızın idari işlem niteliğinde olan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi ile ücreti vekaletin belirlenemeyeceği hususu ile 5271 sayılı Kanun'un 237 ve devamı maddelerindeki katılma hakkına ilişkin suçtan zarar görme şartının katılan Bakanlık için söz konusu olmadığı ve Devletin kanundan kaynaklanan koruma yükümlülüğünü yerine getirdiği hususları nazara alınarak katılan mağdure vekilinin ve katılan Bakanlık vekilinin vekalet ücretine yönelik temyiz istemleri yerinde görülmemiştir.
IV. KARAR
Gerekçe bölümünde açıklanan nedenle Ankara Bölge Adliye Mahkemesi
27. Ceza Dairesinin kararında sanık müdafii, katılan mağdure vekili ile katılan Bakanlık vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı Kanun’un 289/1. maddesiyle sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302/1. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Kastamonu