KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/18795 E., 2010/9319 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 5 Nisan 2010
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, iş sözleşmesinin geçerli neden olmadan feshedildiğini belirterek feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
707 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, davanın kabulüne karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
Davacı vekili, İş Kanunu kapsamındaki davacı işçinin iş sözleşmesinin dispçer görevinden hareket koordinatörlük görevine atanmayı kabul etmediği gerekçesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. Maddesi uyarınca feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayanmadığını belirterek, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı işveren vekili, işyerinin ihtiyacına göre işçinin çalıştırılacağı yerin belirleneceğini, işverenin nakil yetkisini kullanarak işçiyi başka bir yere atayacağını, görevi kabul etmeyen işçinin iş akdini sona erdirebileceği, verilen her iki görev arasında altlık üstlük ilişkinin mevcut olmadığını, davacının harekat koordinatörü olarak daha verimli çalışacağını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.
Mahkemece, davacının dispeçerlik görevini yürütürken uçuş ekibine dahil personel statüsünde ayrı bir uçuş parası aldığı, davacının yürüteceği ve atandığı diğer işin dispeçerlik işine göre çalışma koşullarında esaslı değişiklik yapan ve ücret olarak da daha alt düzeyde olan bir iş olduğu, emekliliğe zorlanmak amacı ile görevinde değişiklik yapıldığı ve davalı işverenin feshin haklı ve geçerli nedene dayandığına ilişkin kesin, yeterli, inandırıcı delil de göstermediği gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacı işçinin işe iadesine ve işe başlatmama tazminatının kıdem ve fesih nedeni dikkate alınarak davacı işçinin 7 aylık ücreti tutarında belirlenmesine karar verilmiştir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz. Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 2821 sayılı Sendikalar
Kanunu’nun 31. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu maddede sendikal neden halinde işe başlatmama tazminatının işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirleneceği açıklanmıştır. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (08.04.2008 gün ve 2007/27773 Esas, 2008/7819 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
İşletme gerekleri ile fesihte emeklilik nedeninin gösterilmesi ve davacının emekliliğe hak kazanması halinde işe başlatmama tazminatı alt sınırdan belirlenmektedir.
Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacı işçinin davalıya ait işyerinde yaklaşık 15 yıldan fazla bir süre ile çalıştığı, iş sözleşmesinin “İstanbul İstasyon Müdürlüğüne Harekat Koordinatörü olarak yapılan atamayı kabul etmediğinden, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22. Maddesi uyarınca gerekçesi ile feshedildiği, bu görevlendirmenin iş şartlarından esaslı değişiklik olduğu, davalının değişikliğin geçerli bir nedene dayandığını veya fesih için başka bir nedeni bulunduğunu kanıtlayamadığı,
feshin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 22 ve 18. Maddeleri uyarınca geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi isabetlidir. Ancak mahkemece Dairemizce belirlenen kıstaslara aykırı olarak işe başlatmama tazminatının davacı işçinin 7 aylık ücreti tutarında belirlenmesi doğru bulunmamıştır.
Bu tazminatın Dairemizin uygulaması gereği kıdemi dikkate alınarak davacının 6 aylık ücreti oranında belirlenmesinin dosya içeriğine uygun düşecektir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/18795, K. 2010/9319, 5 Nisan 2010 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama