KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/29818 E., 2012/4307 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Şubat 2012
- Mahkemesi
- İş Mahkemesi
- Dava
- Davacı, uğranılan şirket zararının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.Yerel mahkeme, isteğin reddine karar vermiştir.
Karar Metni
371 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalıların ... Turizm Turizm A.Ş. de görev yaptıkları dönemde ... Turizm Kaleiçi İşletmesinde kullanılan sahte ve mahiyeti itibariyle yanıltıcı faturalarla ilgili olarak, Kurum Teftiş Kurulu tarafından 2001/3 sayılı rapor uyarınca; Antalya Kaleiçi Yat limanı İşletmesinde yapılan birtakım işler karşılığında kesilen faturaların sahte ve mahiyeti itibariyle yanıltıcı faturalardan dolayı, İşletmesi ile ilgili olarak zararın yatırıldığını beyanla, ödeme tarihi olan 19.02.2001 tarihinden itibaren reeskont faizi ile birlikte, kurum zararının tahsilini istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Davalı ... olay tarihinde davalı şirketin Genel Müdürü ve aynı zamanda Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Uyuşmazlık hizmet aktinden yada İş Kanundan değil, adı geçen davalının yönetim kurulu üyeliğinden kaynaklanmaktadır.
TTK ‘nun 336 vd. maddelerinde yönetim kurulu üyesinin sorumluluğu düzenlenmiş olup, anlatılan hali ile uyuşmazlık nisbi nitelikte bir ticari dava konusunu oluşturmaktadır. Böyle olunca davalı ... hakkında ki davanın tefriki ile Ticaret Mahkemesinde bakılması gerekirken işin esasının incelenip sonuca varılması hatalıdır.
Benzer bir olayda, aynı davacı şirketin, aynı davalı hakkında açtığı başka bir davada İş Mahkemesinden verilen karar, Hukuk Genel Kurulunun önüne gelmiş ve HGK’ lu 07.07.2010 gün, 2010/9-328 E, 2010/370 sayılı kararında aynı sonuca varmıştır.
2-Dava dilekçesinde üç davalı işçi ile ilgili olarak sadece sahte ve mahiyeti itibariyle yanıltıcı faturalardan sorumlu oldukları belirtilerek dava açıldığı görülmüştür.
Dosyada bulunan bilirkişi raporu yetersizdir.Uzman üç kişilik bir bilirkişi heyetinden yapılan usulsüzlüklerle ilgili olarak davalıların her birinin kusurları ile bu kusurlarına bağlı olarak paylarına düşen miktarın ayrı ayrı belirlenip, davalıların zamanaşımı savunması bulunduğundan Kurum Teftiş Kurulu tarafından 2001/3 sayılı raporun Genel Müdüre bildirildiği tarihten zamanaşımı işletilerek, oluşacak sonuç bir değerlendirmeye tabi tutularak hüküm kurulmalıdır. Mahkemece olaya ve oluşa uymayan bilirkişi raporu ile sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/29818, K. 2012/4307, 16 Şubat 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama