KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/44355 E., 2012/17214 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
Karar Metni
439 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Davacı ve karşı davalı, ihbar ve kötüniyet tazminatı, fazla çalışma ve ücret alacaklarının, davalı ve karşı davacı, icra takibine yapılan itirazın iptali ile icra inkar tazminatına hükmedilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle asıl davada kısmen gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
karşı davanın kabulüne ilişkin hükmün süresi içinde temyizen incelenmesi davacı ile davalı avukatı tarafından istenilmesi ve davacı tarafça duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 15.05.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü yapılan tebligata rağmen taraflar adına kimse gelmediğinden incelemenin evrak üzerinden yapılmasına karar verildikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi. gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davacının tüm, davalının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı işçi işverene gönderdiği ihtarnamede iş sözleşmesini 09.11.2006 tarihinde haklı olarak feshettiğini ileri sürerek diğer işçilik alacakları yanında ihbar tazminatı ile kötüniyet tazminatı isteklerinde bulunmuştur.
Davalı işveren davacının işe devamsızlığı üzerine 03.11.2006 tarihinde gönderilen işe davet yazısının tebliğinden itibaren 08.11.2006 tarihinde işyerine eşi ve bir arkadaşı ile geldiğini, ses ve görüntü kaydı aldığını, sürekli tahrik eden bir yapıda olduğunu savunmuş, işçinin feshinin haklı bir nedene dayanmadığını savunmuştur.
Davacı işçi ıslah dilekçesi ile dava konusu vakıaları değiştirmiş ve işverence 08.11.2006 tarihinde SGK’dan çıkışının verildiğinden söz ederek işverence bu tarihte feshedilmiş sayılması gerektiğini ileri sürerek ihbar ve kötüniyet tazminatı taleplerini yinelemiştir.
Mahkemece davacının ıslah talebi dikkate alınarak işveren feshi kabul edilmiş ve ihbar tazminatı hüküm altına alınmıştır.
Dosya içinde bulunan delillerden, işverence ilk olarak davacının mazeretini bildirmesi ve işe dönmesi taleplerini içeren 03.11.2006 tarihli bir ihtarname düzenlendiği, tebligat evrakının 07.11.2006 tarihinde muhtara bırakıldığı, davacının 08.11.2006 tarihinde bu belgeyi teslim aldığı anlaşılmaktadır.
Davacı işçi 09.11.2006 tarihinde iş sözleşmesini feshettiğini işverene ihtarname ile bildirmiş olup, bu tarih öncesinde işverence iş sözleşmesinin feshedildiğine dair işçiye bir bildirim yapılmış değildir.
Davacı işçi işyerinde insan kaynakları müdürü olarak görev yapmış olup, işverene gönderdiği haklı feshe dair ihtarname içeriği ve dava dilekçesindeki beyanları ile bağlıdır. Sonradan davaya konu vakıaları ıslah yoluyla değiştirmesi mümkün olmadığı gibi, yapılan değişiklik dosya içeriğine de uygun değildir.
Somut olayda davacının çalışma süresi bir yıldan az olmakla kıdem hakkı doğmamaktadır. Fesih şekline göre ihbar tazminatı talebi de mümkün değildir. İş sözleşmesinin işverence feshedildiği kanıtlanamamıştır. İhbar tazminatı isteğinin reddine karar verilmelidir.
3- Davacı işçi, kendisini vekil ile temsil ettirmediği halde davacı yararına vekalet ücretine karar verilmesi de hatalıdır.
Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/44355, K. 2012/17214, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama