KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2009/46262 E., 2012/17971 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 22 Mayıs 2012
Karar Metni
456 kelime·2 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, kıdem, ihbar tazminatı, izin, fazla çalışma ücreti ve ücret alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde duruşmalı olarak temyizen incelenmesi davalı avukatınca istenilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 22.05.2012 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti. Duruşma günü davacı adına Avukat ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Davacı işçinin iş sözleşmesinin feshi ve ihbar kıdem tazminatlarına hak kazanılıp kazanılamayacağı noktasında taraflar arasında uyuşmazlık söz konusudur.
Davacı işçi, 01.07.2001 tarihinde işe başladığını, 04.06.2006 tarihine kadar çalıştığını, işverence davacı ve eşi hakkında asılsız iddialarla iş sözleşmesinin sona erdirildiğini beyanla, diğer işçilik alacakları yanında ihbar ve kıdem tazminatlarının tahsilini talep etmiştir.
Davalı işveren, davacının otelde aşçı olarak çalıştığını, davacının eşinin de otel yetkilisi olan bir şahsın annesinin yanında çalıştığını, davacının eşi olan ...’ün çalıştığı konfeksiyon mağazası işyeri kasasından para aldığının tespit edildiğini, evinde yapılan aramada mağaza mallarını da evine götürdüğünün anlaşıldığını, malların bir kısmı ile parayı iade ettiğini, bu arada davacının da otele ait bazı yiyecekleri evine götürdüğünün belirlendiği bu tespit üzerine davacının işyerini terk ettiğini ve hakkında suç duyurusunda bulunduğunu savunmuştur.
Mahkemece, 14.06.2007 tarihli fesih bildiriminde 5,6,7 Haziran 2007 tarihlerinde devamsızlık nedenine dayanıldığı, davacının eşinin çalıştığı işyerinden bazı eşyaların çalınması iddiası kapsamında evinde arama yapıldığı, bu gelişme karşında işten çıkarıldığı ancak işverence bu yönde işlem yapılmayarak devamsızlığa dayalı olarak 14.06.2007 tarihinde fesih işleminin gerçekleştirildiği, işçinin iş sözleşmesinin eylemli feshinden sonra devamsızlığına dayanılamayacağı ve fesih nedeninin sonradan değiştirilemeyeceği gerekçesiyle istek konusu ihbar ve kıdem tazminatlarının kabulüne karar verilmiştir.
Kararı yasal süresi içinde davalı vekili temyiz etmiştir.
Somut olayda davacı işçinin evinde yapılan arama sırasında işverene ait otelde kullanılan gıda maddelerinin buzdolabında bulunması üzerine, işyerini 04.06.2007 tarihinde terkettiği anlaşılmaktadır. İşverence bu yönde tutanak tutulmuş ve davalı tanıkları tutanağı doğrulamışlardır. Davacı tanıkları ise daha önce işyerinde çalışmış kişiler olup, feshe dair bilgileri bulunmamaktadır.
Davacı işçinin evinde yapılan tespit üzerine işyerinden ayrılmasında haklı bir nedeninin olmadığı açıktır. İşverence daha sonraki devamsızlık günlerine dayanılarak gerçekleştirilen feshin sonuca etkisi bulunmamaktadır. Zira iş sözleşmesi 04.06.2007 tarihinde işçi tarafından eylemli olarak haklı bir nedene dayanmaksızın feshedilmiştir. Bu durumda ihbar ve kıdem tazminatlarına hak kazanılması söz konusu olmaz.
Mahkemece ihbar ve kıdem tazminatı isteklerinin reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2009/46262, K. 2012/17971, 22 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama