KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/11613 E., 2012/17431 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 17 Mayıs 2012
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin, fazla çalışma ücreti ile ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
465 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdine işverence haksız son verildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla çalışma ve ücret alacaklarının hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı davacının kendi isteği ile ayrıldığını, fazla çalışma yapmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davalının iş sözleşmesini fesihte haksız olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı vekili yargılama aşamasında tanık listesinde gösterdikleri tanıklarının dinlenmesini istemiş, davacının muvafakat etmemesi ve masrafların da yatırılmaması nedeniyle davalının tanıkları dinlenmeden karar verilmiştir.
Davalı vekili savunma haklarının kısıtlandığını iddia ederek sair nedenlerle birlikte kararı temyiz etmiştir.
Taraflar arasındaki uyuşmazlık öncelikle davalının hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanıp kısıtlanmadığı noktasındadır.
Davalı vekili ilk celse Adana 3. Ağır Ceza Mahkemesin de duruşması olduğunu belirterek mazeret dilekçesi vermiş, Mahkemece mazeretin belgelendirilmediği, duruşma gününün tebliği içinde masraf verilmediği gerekçesiyle davalının mazereti reddedilmiş taraflara, delillerini ve tanık listelerini vermeleri için 10 günlük kesin süre verilmiştir.
Davalı vekili tanık listesi verdikten sonra tanıklarının dinlenilmesini istemiş, davacı vekilinin, davalıya daha önce kesin süre verildiğini yeniden süre verilmesine muvafakat etmediklerini belirtmesi üzerine mahkemece davacının muvafakat etmemesi ve süresi içinde davetiye ücretinin karşılanmaması nedenleriyle davalının tanık dinletme isteği reddedilmiştir.
Davalı vekilinin yokluğunda delillerini ve tanık listesini sunması için verilen kesin mehil usule uygun değildir.
Söz konusu ara kararı davalı vekilinin yokluğunda verilmesine rağmen davalıya kesin mehil verildiğine ve sonuçlarına ilişkin ara kararı tebliğ edilmemiştir. Başka bir ifade ile verilen kararda tanık ücretlerinin ve delillerin toplanması için gereken masrafların gösterilmemesi, kesin süreye uyulmamasının sonuçlarının açıklanmaması nedeniyle usulüne uygun bir kesin süreden söz edilemez. Bu sebeple mahkemenin davalının tanık dinletme talebinin masraflarının süresi içinde verilmemesi ve davacının muvafakat etmemesi nedeniyle reddi sonucunda davalının hukuki dinlenilme hakkı kısıtlanmış, HMK'nun 27. maddesinde düzenlenen hukuki dinlenilme hakkı davalı yönünden ihlal edilmiştir.
Taraflar yargılama ile ilgili açıklamada bulunma, bu çerçevede iddia ve savunmalarını ileri sürme ve ispat etme hakkına sahiptirler. Ve her iki tarafta bu haktan eşit şekilde yararlanır. Bu durum “ silahların eşitliği ilkesi ” olarak da ifade edilmektedir.
Mahkemece yapılacak iş davalının tanık listesinde gösterdiği tanıklarını usul hükümleri çerçevesinde dinlemek, varsa yazılı delillerini toplamak, toplanan delillerle birlikte dosyadaki tüm delilleri birlikte değerlendirerek sonuca gitmekten ibarettir. Yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
F) Sonuç:
Y.A.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/11613, K. 2012/17431, 17 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama