KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/25361 E., 2012/36596 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 7 Kasım 2012
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, genel tatil ücreti ile ihtar masrafı alacaklarının faiziyle birlikte ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
581 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalıya ait hazır beton fabrikasında 28.11.2005-03.09.2008 arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, 4 aylık maaş alacağı ödenmeyince noter ihtarnamesi ile iş akdinin haklı nedenle sona erdirildiğini, net maaşının 800,00 TL olduğunu, davacının 2008 yılı Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos ayları maaşlarının tamamı ile Eylül ayından 2 günlük maaşının ödenmediğini iddia ederek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ve ihtar masrafı alacaklarının faiziyle tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının 23.12.2005-03.09.2008 arasında mikser operatörü olarak çalıştığını, 30.09.2008-10.09.2008 arasında mazeretsiz ve izinsiz olarak işe gelmediğini, davacıya noter kanalı ile ihtarname çekildiğini, iş akdinin devamsızlık nedeniyle feshedildiğini, krizin müvekkili şirketi de etkilediğini, işçi maaşlarının ödenmesinde aksamalar olduğunu, davacıya Haziran, Temmuz, Ağustos aylarına ait ücretinin zamanında ödenemediğini, ancak istediği takdirde ödeneceğini, almaya gelmediği için gerekli ödemenin yapılamadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş akdinin haklı sebeplerle feshedildiğinin ispat külfeti davalı işverene ait olmasına rağmen davalı işverenin buna ilişkin herhangi bir delil ibraz edemediği, böylelikle davacı işçinin kıdem tazminatı talebinin haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne denilerek kıdem tazminatı, fazla mesai, hafta tatili, genel tatil ücreti ve ihtar masrafının tahsiline karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle, kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davalı ve davacının aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Taraflar arasında işçiye ödenen aylık ücretin miktarı konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır.
Çalışma yaşamında daha az vergi ya da sigorta pirimi ödenmesi amacıyla zaman zaman, iş sözleşmesi veya ücret bordrolarında gösterilen ücretlerin gerçeği yansıtmadığı görülmektedir. Bu durumda gerçek ücretin tespiti önem kazanır. İşçinin kıdemi, meslek unvanı, fiilen yaptığı iş, işyerinin özellikleri ve emsal işçilere ödenen ücretler gibi hususlar dikkate alındığında imzalı bordrolarda yer alan ücretin gerçeği yansıtmadığı şüphesi ortaya çıktığında, bu konuda tanık beyanları gözetilmeli ve işçinin meslekte geçirdiği süre, işyerinde çalıştığı tarihler, meslek unvanı ve fiilen yaptığı iş bildirilerek sendikalarla, ilgili işçi ve işveren kuruluşlarından emsal ücretin ne olabileceği araştırılmalı ve tüm deliller birlikte değerlendirilerek bir sonuca gidilmelidir.
Somut olayda, davacı vekili mikser operatörü olarak çalışan davacının maaşının net 800,00 TL olduğunu iddia etmiş, bilirkişi tarafından yapılan hesaplamada davacının net 800,00 TL ücret aldığı kabulü ile hesaplama yapılmış olup, raporda mahkemece meslek odalarından ücret araştırması yapılarak bu tespitin desteklenmesi gerektiği ifade edilmiştir.
Mahkemece aynı işyerinde çalışan ve aynı işi yapan işçiler tarafından açılan davalara ilişkin 2008/365 Esas ve 2008/367 Esas sayılı dosyalarda, ücret seviyesi 640,00 TL Brüt olarak belirlenmiştir.
Bu durum karşısında anılan dosya içeriği ve yukarıdaki ilke kararı da dikkate alınarak emsal ücreti araştırması da yapılmak suretiyle sonuca gidilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3-Davacı ıslah dilekçesi ile bilirkişi tarafından hesaplanan ücret alacağının da hüküm altına alınmasını talep etmiştir.
Mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, ıslah dilekçesi ile talep edilen ücret alacağı konusunda herhangi bir karar verilmemiştir.
Mahkemece ücret alacağı hakkında olumlu-olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır.
4-Davacının yatırdığı ıslah harcının yargılama giderleri içerisinde değerlendirilmemesi de ayrıca hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/25361, K. 2012/36596, 7 Kasım 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama