KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/3811 E., 2012/10442 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 28 Mart 2012
- Dava
- Davacı, borçlunun icra takibine itirazının iptaline, takibin devamına, davalı aleyhine %100 icra tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
552 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkete ait Özel ... Anaokulunda kurum müdürü olarak 15.12.2006 tarihinde 1.065,43 TL ücretle çalışmaya başladığını, ücretlerinin ödenmemesi nedeniyle iş akdini feshettiğini, davalı aleyhine İstanbul 5. İcra Müdürlüğü’nün 2007/12263 E. sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, davalının itirazı nedeniyle icra takibinin durduğunu ileri sürerek davalının itirazının iptali ile takibin devamına, % 100 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren sözleşme uyarınca günlük % 1 faiz yürütülmesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının davalı şirkette aylık 650 TL brüt ücretle çalışmaya başladığını, ancak Milli Eğitim Müdürlüğünce asaletinin 02.05.2007 tarihinde verilmesi nedeniyle bu tarihe kadar geçici işçi olarak çalıştığını, 02.05.2007 ile işten ayrıldığı 07.06.2007 tarihleri arasında okul müdürü olarak çalıştığını, ücretlerini karşılık olmak üzere davacıya 3.000 TL bedelli senet verildiğini, senet karşılığında davacının davalıdan alacağı bulunmadığına dair taahhütname verdiğini, davacının alacağının yalnız 3.000 TL olduğunu, icra takibinde yer alan borcu ve faizi kabul etmediklerini savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davacının ücret alacaklarının ödendiğinin davalı tarafından ispat edilemediği gerekçesiyle bilirkişi raporunda belirlenen miktarlara yapılan itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya dair talebin reddine, alacağın likit olmaması nedeniyle icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 08.12.2009 tarihli son duruşmada tefhim edilen kısa kararda " 15.9.2009 tarihli bilirkişi raporu nazara alınarak gündelik % 1 işlemiş faiz alacağından takdiren % 50 indirim yapılarak kalan miktarlar üzerinden ve ücret alacağının raporda belirtilen miktar üzerinden itirazın iptali ile takibin devamına, fazlaya ait taleplerle icra inkar tazminatı taleplerinin yerinde olmadığından reddine ” karar verildiği açıklanmış,
Ancak gerekçeli kararda “ İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2007/12264 esas sayılı dosyasına yapılan itirazın iptali ile takibin 5.155,55 TL ücret alacağı, 6.494,46 TL, günlük % 1 işlemiş faiz alacağı üzerinden takibin devamına, ücret alacağı yönünden takip tarihinden itibaren yasal faiz yürütülmesine, alacak likit olmadığından icra inkar tazminatı talebinin ve fazlaya ait taleplerin reddine” şeklinde karar verilmiş, kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre aykırıdır.
Karardan sonra yürürlüğe giren ve temyiz incelemesi sırasında yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun çelişkili olduğu açıkça ortadadır.
Bu nedenlerle 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ( 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine) aykırı olduğu anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Ayrıca tefhim edilen kısa karar kabul ve reddedilen talepler konu...nda açık ve net olmadığından bu hu...s u...le aykırı olup ayrı bir bozma nedenidir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/3811, K. 2012/10442, 28 Mart 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama