KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/3886 E., 2012/15363 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ücret, yıllık izin, fazla mesai ile vergi iadesi alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
635 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı şirkette 26/09/2002 tarihinde fiilen işe başlamasına rağmen SSK giriş tarihinin 12/11/2002 olduğunu, maaş ödemelerinin hiçbir zaman zamanında yapılmadığını çoğu zaman parça parça ödendiğini, çalışma saatlerinin çizelgelerden farklı olarak 08:30-12:00 ile 13:00-19:00 arası olduğunu, her gün 2 saatlik fazla çalışma ücretlerinin bordrolarda 7,5 saat gösterildiğini, 29 Ekim hariç ulusal bayramlarda çalışıldığını, bordrolarda 7,5 saat olarak gösterildiğini, ancak bunun sadece ücret bordrolarının netlerini denkleştirmek amacıyla yapıldığını, ödemelerin gerçekte tarafına yapılmadığını,
haklı nedenlerle iş akdini feshettiğini iddia ederek, fazlaya dair haklarını saklı tutarak, kıdem, ücret, yıllık izin, fazla mesai, vergi iadesi alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının noter ihtarnamesi ile kendi isteği ile istifa ettiğini, davacıya tüm yasal haklarının ödendiğini, vergi iadesi, yıllık izin ve maaş alacağının 16.03.2007 tarihinde posta havalesi ile ödendiğini, davacının sonradan açtığı davada kendisine ödenen hakları talep etmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, şirket işyerinde fazla mesai yapılmadığını, dolayısıyla fazla mesai alacağı söz konusu olmadığını, yapılması halinde ise maaş bordrolarına yansıtıldığını, davacının maaş bordrolarında fazla mesai ile ilgili ihtirazi kayıt koymadığını, izinlerinin düzenli olarak kullandırıldığını,
hak ettiği son izninin de ücretinin ödendiğini, kıdem tazminatı dışındaki hak ve alacakların 5 yıllık zamanaşımına uğradığını, SSK işe giriş bildiriminin geç yapıldığı iddiasını kabul etmediklerini, faiz oranının da yanlış olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, davacının 12/11/2002 tarihinde işe girdiği ve 26/02/2007 tarihinde iş akdinin feshedildiği, bilirkişi raporundaki gibi kıdem tazminatı alacağı olduğu, davacının 12 saat fazla çalışmasının bulunduğu, 2006 yılı bordrolarında ödeme yapıldığı, davacının da bordrolarda imzasının bulunduğu tespit edildiğinden davacının 2006 yılına ait fazla mesai
alacağının dışındaki çalışmalarına ait alacakları bilirkişi raporundaki gibi tespit edildiği, davacının dini bayramlarda çalışmadığı, resmi tatillerde ise 29 Ekim hariç diğer resmi tatillerde çalıştığı, dosyada bulunan davacıya ait 2006 yılı bordrolarında genel tatil adı altında ödemeler yapıldığı, bu nedenle davacının bilirkişi raporundaki gibi genel tatil ücreti alacağı olduğunun tespit edildiği, 2007 Ocak ve Şubat aylarına ait ücret alacaklarının 16/03/2007 tarihinde davacının hesabına yatırılmış olduğu,
08/05/2007 tarihli duruşma zaptında da davacının ücret alacağından vazgeçtiğini belirttiği, 2006 yılına ait vergi iade alacağının 16/03/2007 tarihinde davacının hesabına yatırılmış olduğu, davacının kullanması gereken yıllık ücretli izninin 54 gün olduğu, dosyadaki belgelere göre davacının 21 günlük iznini kullandığı, kullanmadığı ücretli izin gün sayısı olan 33 günlük yıllık ücretli izin alacağına karşılık olarak 16/03/2007 tarihli PTT havalesi ile 700,00 TL ödeme yapıldığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Mahkemece davacının ıslah dilekçesinde “faiz” talebi olmadığı halde, ıslah edilen miktarlara faiz yürütülmesi HUMK’nun 74 (6100 Sayılı HMK’nun 26) maddesine aykırı olup, bozma sebebi ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nun 370/2. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
F) Sonuç:
Hüküm fıkrasındaki 1 numaralı paragrafın 2 ve 3 numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak, yerlerine;
“ 2.452,37 TL Brüt kıdem tazminatından;
600,00 TL’sinin fesih tarihi olan 26.02.2007 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek banka faizi ile birlikte, kalan kısmının ıslah dilekçesinde faiz talep edilmediğinden faizsiz olarak davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
1.501,89 TL Brüt fazla çalışma ücretinden;
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/3886, K. 2012/15363, 2 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama