KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/9661 E., 2012/17158 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma, izin ücreti, ücret alacağı farkı, ücret alacağı ile genel tatil ücret alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
556 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı iş yerinde fabrika müdürü olarak 21/08/2006 – 17/09/2008 tarihleri arasında fabrika müdürü olarak çalıştığını, işveren tarafından iş aktine son verildiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti alacağı, izin ücreti alacağı, ücret alacağı farkı ve ücret alacağı ile genel tatil alacağını faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının 17/09/2008 tarihinden itibaren iş yerine gelmediğini, bu nedenle iş aktine son verildiğini belirterek davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme; toplanan deliller doğrultusunda davacının; ücret alacağı farkı talebini kabul etmemiş, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret alacağı, yıllık izin alacağı ve hakkaniyet indirimi yaparak fazla mesai alacağı ile genel tatil alacağı taleplerini ise kabul edip davalıdan tahsiline karar vermiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içerisinde taraflarca temyiz edilmiştir.
E) Gerekçe:
1)Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bendlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2)Somut olayda davacı ücretlerinin ara dönemde noksan ödendiğini iddia ederek tahsilini talep etmiştir.
Cevap dilekçesinde davalı vekili, davacının ücretinin anlaşma sonucu 7 ay süre ile noksan ödendiğini, yine davacının noksan ödenen dönem bordrolarını ihtirazi kayıtsız imzaladığını savunarak ücretinin belirtilen süreler içinde azaltıldığını savunmuştur.
Davacının fark ücret alacağı talebi mahkemece; ücret azaltmasının işletme kararı olarak talep döneminde %30 oranında eksik ödendiğini, bunun karşılıklı anlaşmaya dayandığını belirterek bu talebi reddetmiş ise de davacı işçinin ücretinin azaltılmasına ilişkin muvafakatinin olduğu yazılı delil ile ispatlanamamıştır.
Ücretin düşürülmesi İş Kanunu 'nun 22.maddesi kapsamında değerlendirilecek bir husus olup bu maddeye göre esaslı değişikliğin yazılı yapılması ve işçinin yazılı muvafakati gerekir.
Dosyada ücretin azaltıldığı konusunda o döneme ilişkin bordrolar dışında davacının yazılı muvafakati sunulmadığından davacının bilirkişi tarafından hesaplanan ücret alacağının dikkate alınması gerekirken yerinde olmayan talebin reddi kararı hatalıdır.
3)Hükme dayanak bilirkişi raporunda davacının 08.15- 17:15 saatleri arasında günde 11 saat ve 1 saat ara dinlenmesinin mahsubu ile günlük fiilen 10 saat çalıştığı kabul edilerek fazla çalışma hesaplanmış ve mahkeme tarafından da hesap edilen rapor doğrultusunda karar verilmiştir.
Öte yandan çalışma saatleri 08.15 – 17.15 saatleri arası alınmış ise de belirtilen çalışma saatleri arasındaki çalışma süresi 11 saat olmayıp 9 saattir.1 saat ara dinlenme süresi düşüldüğünde fiili çalışma süresi 8 saat olup günlük fazla çalışma süresinin yarım saat olduğu sonucuna ulaşılmaktadır. Bu nedenle fazla çalışmanın haftalık 3 saat olmasına karşın 15 saat olarak kabulü de hatalıdır.
4)Bilirkişi tarafından davacının 14 günlük izin ücreti alacağı olduğu belirtilerek hesaplama yapılmış ve hesaplama doğrultusunda çıkan sonuca göre mahkeme karar vermiştir.
Her ne kadar mahkeme tarafından davacının 14 gün izin alacağı olduğu kabul edilerek hüküm kurulmuşsa da dosyada mevcut Şubat 2008 yılı maaş bordrosunda davacının 11 günlük ücretli izin kullandığı yazılıdır.
Mahkemece davacının yıllık ücretli izin alacağı tahakkuk ettirilen bu bordro davacıya gösterilerek 11 günlük izin konusunda diyecekleri sorulup buna göre yıllık ücretli izin talebinin değerlendirilmesi gerekirken delil olarak sunulan bu bordronun değerlendirilmemesi de hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/9661, K. 2012/17158, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama