KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2010/9703 E., 2012/17155 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
616 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, davalı iş yerinde 06/02/20 06... /10/2008 tarihleri arasında çalıştığını, iş yeri çalışanı olan ... ile tartışması sebebiyle işveren tarafından iş aktine son verildiğini beyan ederek kıdem ve ihbar tazminatı talebinde bulunmuştur.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davacının iş arkadaşını darp ederek iş yerinde huzur ve çalışma barışının bozulmasına sebep olduğunu bu nedenle iş aktinin haklı olarak feshedildiğini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, feshe konu olan olayın meydana gelmesinde davacının sebebiyet vermediğini ve bu yüzden feshin haklı nedene dayanmadığını kabul ederek davacının kıdem ve ihbar tazminatı taleplerini kabul etmiştir.
D) Temyiz:
Karar süresi içerisinde davalı tarafından temyiz edilmiştir..
E) Gerekçe:
Taraflar arasında işçinin işverenin başka bir işçisine sataşması halinde iş akdinin İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre haklı nedene dayılı olarak feshedilip edilemeyeceği noktasında uyuşmazlık bulunmaktadır
İş Kanunu’nun 25’inci maddesinin II’nci bendinin (d) fıkrasına göre, işçinin işverene veya ailesine karşı şeref ve namusuna dokunacak sözler söylemesi veya davranışlarda bulunması ya da işveren hakkında şeref ve haysiyet kırıcı asılsız ihbar ve isnatlarda bulunması veya işçinin işverene veya aile üyelerinden birine sataşması haklı fesih nedeni olarak sayılmıştır.
Böyle durumlarda işçi, anayasanın 25... ’ncı maddesi ile güvence altına alınmış düşünceyi açıklama özgürlüğüne dayanamaz. Buna karşılık işçinin bu ağırlıkta olmayan işveren aleyhine sarfettiği sözler çalışma düzenini bozacak nitelikte ise geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Sadece işverene karşı değil, işveren temsilcisine karşı yöneltilen ve haklı feshi gerektirecek ağırlıkta olmayan aleyhe sözler geçerli fesih nedeni sayılmalıdır.
Bunun gibi, işçinin, işveren veya aile üyelerinden olmamakla birlikte, işverenin yakını olan veya işverenin yakın ilişkide bulunduğu veya başka bir işte ortağı olan kişilere hakaret ve sövgüde bulunması, bu kişilere asılsız bildirim ve isnatlar yapması özellikle işverenin şahsının önemli
olduğu küçük işletmeler bakımından bu durum iş sözleşmesinin feshi için geçerli neden oluşturacaktır. İşçinin, işverenin başka bir işçisine sataşması 25/II, d hükmü uyarınca haklı fesih nedeni sayılmıştır. Sataşma niteliğinde olmadığı sürece, diğer işçilerle devamlı ve gereksiz tartışmaya girişmek, iş arkadaşları ile ciddi geçimsizlik göstermek geçerli fesih nedenidir(Dairemizin 26.05.2008 gün ve 2007/37481 Esas, 2008/12505 Karar sayılı ilamı)..
İş Kanunu’nun 25’inci maddesi kapsamında değerlendirilecek ağır sözleri, işçi, işverenin veya vekilinin tahrikleri sonucu söylemesi, geçerli fesih nedeni sayılmalıdır. Yapıcı ve objektif ölçüler içerisinde belirli bir uzmanlık alanı ile ilgili eleştiri ya da işletmedeki bozukluk ya da uygunsuzluklara ilişkin eleştiri söz konusu olduğunda geçerli fesihten bahsedilemez.
Somut olayda dinlenen tanık beyanlarından ve dosya içeriğinden davacının davalı iş yerinde aynı makinede çalıştığı iş arkadaşı ... ' ya küfür ettiği ve bu küfürden sonra konunun müdüre intikal ettirildiği ve her iki işçinin görev yerlerinin değiştirilmesi için müdür konumundaki ... 'ın yanına gittikleri ve ... 'ın durumu yöneticiye bildirmek için gittiği sırada davacı ile iş yeri çalışanı olan ...'nın müdürün odasında kavga ettikleri kavga neticesinde davacı ile ... 'nın yaralandıkları ve bu şekilde işyerinin düzenini bozacak nitelikte davranışlarda bulundukları anlaşılmaktadır.
Davacının bu eylemi işverenin başka bir işçisine sataşmak olup, davacının iş akdinin buna dayalı davalı işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/ II- d maddesi uyarınca haklı olarak feshedildiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Davacının iddia ettiği işverenin her iki işçinin görev yerini ayırmaması hususu doğru olsa dahi davacıya diğer işçiye küfür etme ve darp etme hakkı vermez.Böyle olunca iş sözleşmesini davalı işveren haklı nedenle feshettiğinden davacının kıdem ve ihbar tazminatı alacaklarına hak kazanması mümkün değildir. Bu durumda kıdem ve ihbar tazminatı isteklerinin reddi gerekirken kabulü hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
F)Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2010/9703, K. 2012/17155, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama