KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/20276 E., 2012/18182 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve ücret, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
653 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı, davalı işyerinde teknik servis görevlisi olarak çalıştığını, davalı şirketin yönetim yetkisini kaybettiğini ve yeni yönetimin seçildiğini, bu aşamadan sonra davalı işverenin yazılı olarak ifasını imkansız olan işler teklif etmek suretiyle çalışanları istifaya zorladığını, istifa etmeyince de iş sözleşmelerinin fiili imkansızlık sebebiyle sona erdiğini belirterek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma ve genel tatil alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir. B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davalı şirketin yönetimi kaybetmesi üzerine binanın yönetiminin yeni seçilen yönetime devredildiğini, davacı ve diğer çalışanların tamamına 29.12.2008 tarihinde yer gösterme işleme yapıldığını, tebliğname başlıklı yer gösterme yazısında davacıya .....Holding bünyesinde satış pazarlama ve idari işler sorumlusu görevlisi olarak çalışmaya belgenin tebliği ile devam edilmesini, tüm özlük hakları ve ünvanlarının aynı kalarak sadece işyeri değişikliği yapılmış olduğunun bildirildiğini, tebliğnamenin 29.12.2008 tarihinde davacıya elden imza karşılığı tebliğ edildiğini,
tebliğname tarihini takip eden 30.12.20 08... .12.2008 tarihlerinde yeni iş yerine izinsiz ve mazeretsiz gelmediğini, davacının yeni bina yönetimi bünyesinde aynı işyerinde aynı işi yapmaya devam ettiğini, davacının keşide ettiği ihtarnamede iş sözleşmelerinin Akman Condominium bina yönetim görevinin davalı şirket eliyle yürütülmemesi nedeniyle " fiili imkansızlık" dolayısıyla sona erdiğinden işçilik haklarını talep ettiğini,
ancak davacının yapacağı iş ve işvereni değişmediğini ve işini yapacağı grup bünyesinde birçok iş sahası varken fiili imkansızlıktan bahsedilmesinin davacının işe gelmeyerek iş aktini feshetmesi gerçeğini kamufle edemediğini, davacının iş aktinin şirket tarafından sonlandırılmadığını, kısaca davacıya tüm özlük hakları ve unvanı ile yeni iş yeri gösterilmiş, işçi her hangi bir mazeret ve özür bildirmeden davalı şirkette çalışmalarını sona erdirip yönetimin çalışanı olarak çalışmasını sürdürdüğünü, iş sözleşmesinde davacının işverenin uygun göreceği görev değişikliklerini peşinen kabul ettiğini,
bu nedenle işine davam etmeyerek iş aktini davacının kendisinin feshettiğini bu nedenle de kıdem ve ihbar tazminatı talep edemeyeceğini, diğer alacaklarının ise bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, kısa kararda "kıdem tazminatı olarak brüt 4485,20 TL nin aktin fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduta uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ... davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş,
Ancak gerekçeli kararda ise " kıdem tazminatı olarak brüt 4885,20 TL nin aktin fesih tarihi olan 31.12.2008 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ... davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Mahkemece yapılan yargılama sonunda 22.02.2011 tarihli son duruşmada tefhim edilen kısa kararda "kıdem tazminatı olarak brüt 4485,20 TL nin aktin fesih tarihinden itibaren bankalarca mevduta uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ... davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" karar verilmiş, ancak gerekçeli kararda ise " kıdem tazminatı olarak brüt 4885,20 TL nin aktin fesih tarihi olan 31.12.2008 tarihinden itibaren bankalarca mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte ... davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine" şeklinde karar verilerek kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki yaratılmıştır.
Kısa kararla gerekçeli karar arasında çelişki 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına göre aykırıdır.
Karardan sonra yürürlüğe giren ve temyiz incelemesi sırasında yürürlükte olan 6100 sayılı HMK. 298/2. maddesinde kısa karar ile gerekçeli kararın çelişkili olamayacağı yukarıda belirtilen YİBK.na uygun bir biçimde yeniden düzenlenmiştir.
6100 sayılı HMK.nun 298/2. maddesine göre “ Gerekçeli karar, tefhim edilen hüküm sonucuna aykırı olamaz.”
Yukarıda belirtildiği üzere duruşmada tefhim edilen hüküm sonucu ile gerekçeli kararın hüküm sonucunun çelişkili olduğu açıkça ortadadır.
Bu nedenlerle 10.04.1992 gün ve 1991/7 Esas, 1992/4 karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararına ( 6100 sayılı yasanın HMK.nun 298/2. maddesine) aykırı olduğu anlaşılan hükmün bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/20276, K. 2012/18182, 23 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama