KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/30550 E., 2013/23195 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 19 Eylül 2013
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, manevi tazminatı, fazla çalışma ücreti, genel tatil ücreti, yıllık ücretli izin alacağı, prim alacağı ile yemek ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
494 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin iş akdinin haksız ve ihbarsız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem, ihbar ve manevi tazminat ile fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık ücretli izin, genel tatil ücreti, prim alacağı ve yemek ücreti alacaklarının tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, tarafların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Somut olayda, davacı tarafından fazla çalışma iddiasının ispatına yönelik olarak iki tanık dinletilmiş ve bu tanıklardan biri işyerinden 2001 yılında ayrıldığını, diğer tanık ise 2006 yılından sonra 1 yıl çalıştığını beyan etmiş, Mahkeme de tanık beyanlarına binaen 2005 yılından sonraki dönem için hesaplama yapılan 15.10.2010 tarihli bilirkişi raporunu hükme esas alarak fazla çalışmaya ilişkin ücret alacağını hüküm altına almıştır.
Çalışma saatlerini ve günlerini belirleme işverenin yönetim yetkisi kapsamında olup, bu bağlamda işyerinde fazla çalışma yapılıp yapılmayacağı, şayet yapılacak ise hangi günlerde ve hangi saatler arasında yapılacağı işveren tarafından belirlenecektir. Bu belirlemenin de işçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğu, işyeri politikası v.b. gibi sebepler den dolayı zaman içerisinde değişkenlik gösterebileceği kuşkusuzdur.
Dolayısıyla fazla çalışmaya ilişkin ispat külfeti altında olan davacının talep ettiği döneme ilişkin fazla çalışma ücretini, tanık deliline dayanarak ispat etmek istemesi halinde, ancak bu dönemde aynı işyerinde çalışmış olan tanık anlatımları ile ispatını gerçekleştirebileceğinin kabulü gerekir.
Hal böyle iken, tanıkların çalışma süresi ile sınırlı olarak fazla çalışmanın ispat edildiğinin kabulü ile buna göre hesaplama yapılması gerekirken bu durum dikkate alınmaksızın fazla çalışmanın hesaplanması hatalıdır.
3-Dosya kapsamından davalı işverenin 10.02.2011 tarihli oturumda, davacının daha önce hakları ödenerek iş akdinin sona erdiği ve daha sonra çalışmaya başladığı iddiasını ispatlamak için imzalı ve miktar içeren 26.03.2009 tarihli ibranameyi dosyaya ibraz ettiği ve takip eden celsede davacının mezkûr ibranamedeki imzaya itiraz etmesi üzerine davalı vekilinin gerekirse imza incelemesi yapmak üzere belge aslının sunabileceklerinin beyan edilerek yeniden bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği ve Mahkemece bu talebin reddedildiği anlaşılmıştır.
1086 Sayılı HUMK.nun uygulandığı dönemde açılan davalarda, ödeme def'inin yargılamanın her safhasında ileri sürülebileceği dikkate alındığında, Mahkemece imzaya itiraz edilen belgenin aslının getirtilerek yaptırılacak imza incelemesi neticesine göre belgenin dosya kapsamı ile birlikte değerlendirilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi hatalıdır.
4-Ayrıca Mahkemece uygulanan hakkaniyet indirimi de hakkın özünü etkileyecek nitelikte fazla olup, bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/30550, K. 2013/23195, 19 Eylül 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama