KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/43571 E., 2013/30018 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ... MAHKEMESİ (KARTAL 2....
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, fazla mesai ücreti, resmi tatil ücreti ile yıllık izin ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
292 kelime·1 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının, davalıya ait "Süper Masif ..." isimli işyerinde 01/12/2005 tarihinde çalışmaya başladığını, ücretlerin ödenmemesi nedeniyle 18/07/2006 tarihinde ... aktini haklı nedenle feshettiğini savunarak bir kısım işçilik alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı taraf, usulüne uygun tebligata rağmen duruşmalara katılmamış ve davaya cevap vermemiştir.
C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, ... akdinin ... Kanunun 24 maddesi göz önüne alındığında davacının maaşının ve diğer alacaklarının işveren tarafından ödenmemesi nedeniyle davacı yönünden haklı olarak feshedildiği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı süresi içersinde davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, davalı vekili tarafından son celse, davacı tarafa yemin teklifinde bulunulmuş olup, mahkemece o tarihte yürürlükte bulunan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakameleri Kanunu'nun 482. maddesinin son cümlesine aykırı olarak bu talebin reddine karar verilmesi hatalıdır.
Ayrıca mahkemece fazla mesai ile ... bayram ve genel tatil alacaklarının ayrıştırılmadan ve takdiri indirim oranı belirtilmeden toplam miktar üzerinden kabulüne karar verilmesi, yıllık izin alacağı kısmen kabul edilmesine karşın davalı lehine vekalet ücreti hükmedilmemesi yıllık izin alacağı miktarının 373,33 TL olarak belirlenmesine rağmen hükümde “ 500,00 TL'sinin dava tarihinden, geriye kalanın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” denmek suretiyle hüküm fıkrasında çelişkiye yol açılması bozmayı gerektirmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/43571, K. 2013/30018, 20 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama