KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2011/43848 E., 2013/30779 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 26 Kasım 2013
- Mahkemesi
- ASLİYE HUKUK (...) MAHKEMESİ
Karar Metni
1.351 kelime·7 dk okuma·2 bölüm
Dava
Taraflar arasındaki, fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, ... bayram genel tatil ücreti, gece çalışma ücreti, ...'den kaynaklanan sosyal yardımlar ile ilave tediye alacaklarının ödetilmesi davasının yapılan yargılaması sonunda; ilamda yazılı nedenlerle gerçekleşen miktarın faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine ilişkin hüküm süresi içinde temyizen incelenmesi taraflar avukatlarınca istenilmesi ve davalı avukatınca da duruşma talep edilmesi üzerine dosya incelenerek işin duruşmaya tabi olduğu anlaşılmış ve duruşma için 26.11.2013 Salı günü tayin edilerek taraflara çağrı kağıdı gönderilmişti.
Duruşma günü davacı adına Avukat Hüseyin ... geldi. Karşı taraf adına kimse gelmedi. Duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın sözlü açıklaması dinlendikten sonra duruşmaya son verilerek Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi davalı ... işyerinde belirsiz süreli ... sözleşmesi ile çalıştığını, davalı kurum ile sendika arasında imzalanan toplu ... sözleşmesinden yararlandığını, işverence hak ettiği 6772 sayılı Kanun gereğince ödenmesi gereken ilave tediye alacakları, fazla mesai, hafta tatili ve genel tatil alacakları ile toplu ... sözleşmesinden doğan ve aylık ücretle birlikte ödenmesi gereken sosyal yardımlar ve gece çalışma ücreti dâhil ücret farkı alacaklarının ... Kanunu’na ve toplu ... sözleşmesine uygun olarak hesaplanarak ödenmediğini ileri sürerek, ilave tediye, fazla çalışma ücreti, hafta tatili ücreti, bayram ve genel tatil, ...’den doğan sosyal yardımlar, gece çalışma ücreti alacaklarını talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı işveren davacının yasal haklarının toplu ... sözleşmesi hükümlerine göre ödendiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak dava ve ıslah dilekçesine konu isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı yasal süresi içinde taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre tarafların aşağıdaki bentler kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2. Davacı işçinin fazla çalışma yapıp yapmadığı, hafta tatili ile bayram ve genel tatillerde çalışıp çalışmadığı hususları taraflar arasında uyuşmazlık konusudur.
Fazla çalışma yaptığını iddia eden işçi bu iddiasını ispatla yükümlüdür. Ücret bordrolarına ilişkin kurallar burada da geçerlidir. İşçinin imzasını taşıyan bordro sahteliği ispat edilinceye kadar kesin delil niteliğindedir. Bir başka anlatımla bordronun sahteliği ileri sürülüp kanıtlanmadıkça, imzalı bordroda görünen fazla çalışma alacağının ödendiği varsayılır.
Fazla çalışmanın ispatı konusunda işyeri kayıtları, özellikle işyerine giriş çıkışı gösteren belgeler, işyeri iç yazışmaları, delil niteliğindedir. Ancak, fazla çalışmanın bu tür yazılı belgelerle kanıtlanamaması durumunda tarafların dinletmiş oldukları tanık beyanları ile sonuca gidilmesi gerekir. Bunun dışında herkesçe bilinen genel bazı vakıalar da bu noktada göz önüne alınabilir. İşçinin fiilen yaptığı işin niteliği ve yoğunluğuna göre de fazla çalışma olup olmadığı araştırılmalıdır.
İmzalı ücret bordrolarında fazla çalışma ücreti ödendiği anlaşılıyorsa, işçi tarafından gerçekte daha fazla çalışma yaptığının ileri sürülmesi mümkün değildir. Ancak, işçinin fazla çalışma alacağının daha fazla olduğu yönündeki ihtirazi kaydının bulunması halinde, bordroda görünenden daha fazla çalışmanın ispatı her türlü delille söz konusu olabilir.
Buna karşın, bordroların imzalı ve ihtirazi kayıtsız olması durumunda dahi, işçinin geçerli bir yazılı belge ile bordroda yazılı olandan daha fazla çalışmayı yazılı delille kanıtlaması gerekir.
İşçiye bordro imzalatılmadığı halde, fazla çalışma ücreti tahakkuklarını da içeren her ay değişik miktarlarda ücret ödemelerinin banka kanalıyla yapılması durumunda da ihtirazi kayıt ileri sürülmemiş olması, ödenenin üzerinde fazla çalışma yapıldığının yazılı delille ispatlanması gerektiği sonucunu doğurmaktadır.
İşyerinde en üst düzey konumda çalışan işçinin görev ve sorumluluklarının gerektirdiği ücretinin ödenmesi durumunda ayrıca fazla çalışma ücretine hak kazanamaz. Bununla birlikte üst düzey yönetici konumunda olan işçiye aynı yerde görev ve talimat veren bir yönetici ya da şirket ortağı bulunması durumunda, işçinin çalışma gün ve saatlerini kendisinin belirlediğinden söz edilemeyeceğinden yasal sınırlamaları aşan çalışmalar için fazla çalışma talep hakkı doğar.
O halde üst düzey yönetici bakımından şirketin yöneticisi veya yönetim kurulu üyesi tarafından fazla çalışma yapması yönünde bir talimatın verilip verilmediğinin de araştırılması gerekir.
İşyerinde yüksek ücret alarak görev yapan üst düzey yöneticiye işveren tarafından fazla çalışma yapması yönünde açık bir talimat verilmemişse, görevinin gereği gibi yerine getirilmesi noktasında kendisinin belirlediği çalışma saatleri sebebiyle fazla çalışma ücreti talep edemeyeceği kabul edilmelidir.
Satış temsilcilerinin fazla çalışma yapıp yapmadıkları hususu, günlük faaliyet planları ile ... çizelgeleri de dikkate alınarak belirlenmelidir. Genelde belli hedeflerin gerçekleşmesine bağlı olarak prim karşılığı çalışan bu işçiler yönünden prim ödemelerinin fazla çalışmayı karşılayıp karşılamadığı araştırılmalıdır. İşçiye ödenen satış priminin fazla çalışmaların karşılığında ödenmesi gereken ücretleri tam olarak karşılamaması halinde aradaki farkın işçiye ödenmesi gerekir.
... sözleşmelerinde fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dâhil olduğu yönünde kurallara sınırlı olarak değer verilmelidir. Dairemiz, 270 saatle sınırlı olarak söz konusu hükümlerin geçerli olduğunu kabul etmektedir.
Günlük çalışma süresinin 11 saati aşamayacağı Kanunda emredici şekilde düzenlendiğine göre, bu süreyi aşan çalışmaların denkleştirmeye tabi tutulamayacağını ve zamlı ücret ödemesi veya serbest zaman kullanımının söz konusu olacağı kabul edilmelidir.
Yine işçilerin gece çalışmaları günde yedi buçuk saati geçemez (m.69/3). Bu hal de günlük çalışmanın, dolayısıyla fazla çalışmanın bir sınırını oluşturur. Gece çalışmaları yönünden haftalık 45 saat olan yasal çalışma sınırı aşılmamış olsa da günde 7.5 saati aşan çalışmalar için fazla çalışma ücreti ödenmelidir. Dairemizin kararı bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 23.6.2009 gün 2007/ 40862 E, 2009/ 17766 K).
Sağlık Kuralları Bakımından Günde Ancak Yedi buçuk Saat veya Daha Az Çalışılması Gereken İşler Hakkında Yönetmeliğin 4. maddesine göre hükümlerine göre günde 7,5 saat çalışmasını gerektiren işlerde çalışan işçinin 7,5 saati aşan çalışma süreleri ile 7,5 saatten az çalışılması gereken işler bakımından Yönetmeliğin 5. maddesinde sözü edilen günlük çalışma sürelerini aşan çalışmalar doğrudan fazla çalışma niteliğindedir. Sözü edilen çalışmalarda haftalık 45 saat olan yasal sürenin aşılmamış olmasının önemi yoktur.
Fazla çalışma yönünden diğer bir yasal sınırlama da, ... Kanunu’nun 41. maddesinde yazılı olan fazla çalışma süresinin toplamı bir yılda iki yüz yetmiş saatten fazla olamayacağı
şeklindeki hükümdür. Ancak bu sınırlamaya rağmen işçinin daha fazla çalıştırılması halinde, bu çalışmalarının karşılığı olan fazla mesai ücretinin de ödenmesi gerektiği açıktır. Yasadaki sınırlama esasen işçiyi korumaya yöneliktir. Dairemizin kökleşmiş uygulaması bu yöndedir (Yargıtay 9.HD. 18.11.2008 gün 2007/32717 E, 2008/31210 K.).
Fazla çalışmanın yazılı delil ya da tanıkla ispatı imkân dâhilindedir. İşyerinde çalışma düzenini bilmeyen ve bilmesi mümkün olmayan tanıkların anlatımlarına değer verilemez.
Fazla çalışmanın belirlenmesinde 4857 sayılı ... Kanununun 68. maddesi uyarınca ara dinlenme sürelerinin dikkate alınması gerekir.
Fazla çalışmaların uzun bir süre için hesaplanması ve miktarın yüksek çıkması halinde Yargıtay’ca son yıllarda indirim yapılması gerektiği istikrarlı uygulama halini almıştır (Yargıtay 9.HD. 12.11.2009 gün, 2009/ 15176 E, 2009/ 31514 K.; Yargıtay, 9.HD. 18.7.2008 gün 2007/ 25857 E, 2008/ 20636 K.). Ancak, fazla çalışmanın takdiri delil niteliğindeki tanık anlatımları yerine, yazılı belgelere ve işveren kayıtlarına dayanması durumunda böyle bir indirime gidilmemektedir.
Somut olayda hükme esas alınan bilirkişi raporunda tanık anlatımına göre hesaplamalar yapılmış ve mahkemece takdiri indirime gidilerek isteklerin kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili bilirkişi raporuna itirazında, işyeri kayıtlarına dayandıklarını bildirmiş, puantaj kayıtları aylık faaliyet raporları, nöbet defteri ve benzeri kayıtların dosyaya alınmasını talep etmiştir. Gerekirse işyerinde keşif yapılarak çalışma siteminin belirlenmesini istemiştir. Bilirkişi raporunda yapılan hesaba davalı taraf da itiraz etmiş, hesaplamaların hatalı olduğu ileri sürülmüştür.
Mahkemece tarafların bilirkişi raporuna karşı ileri sürdükleri sözü edilen itirazlar gözetilmeksizin sonuca gidilmesi hatalı olmuştur. İşyerinde fazla çalışma ile hafta tatili ve bayram ve genel tatil çalışmaları konusunda ispata elverişli yazılı delillerin işverenden celbi ile gerekirse keşif kararı verilerek ve daha önce Dairemiz incelemesinden bozma yoluyla geçen dosyalar da incelenerek işyerindeki çalışma sürelerinin açıklığa kavuşturulması gerekir. Aynı zamanda dosyaya sunulduğu anlaşılan işe devam çizelgelerinin de bilirkişi tarafından değerlendirilip değerlendirilmediği dosya içeriğinden anlaşılamamaktadır. Bu konuda eksik incelemeyle ve tarafların iddia ve savunmaları tam olarak karşılanmaksızın karar verilmesi hatalı olmuştur.
3- Davalı vekili bordroların tamamında fazla çalışma ücreti tahakkukunun yer aldığını ve ödemelerin de banka hesabına yapıldığını savunmuştur. Bilirkişi raporunda tahakkuk dönemlerinin dışlandığı belirtilmişse de bu konuda raporun denetime elverişli olmadığı itirazında bulunulmuştur. Mahkemece davalının sözü edilen itirazları bir değerlendirmeye tabi tutulmalı, ücretlerin banka kanalıyla ödenip ödenmediği de araştırılarak gerekirse bu yönde denetime elverişli ek rapor alınmak suretiyle bir karar verilmelidir.
4-Somut olayda davacı, dava dilekçesinde, talep ettiği alacaklar için, toplu ... sözleşmesinde öngörülen temerrüt tarihlerinden veya işverenin temerrüde düşürüldüğü tarihten itibaren faiz uygulanmasını istemiştir.
Mahkemece, dava dilekçesi ekindeki temerrüt ihtarı değerlendirilmeden ve toplu ... sözleşmesindeki temerrüt tarihleri dikkate alınmadan dava konusu alacaklara dava ve ıslah tarihinden itibaren faiz uygulanması hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2011/43848, K. 2013/30779, 26 Kasım 2013 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama