KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/11136 E., 2012/17219 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 15 Mayıs 2012
- Dava
- Davacı, (fazla saklı) 5000 TL sendika aidat alacağının ait oldukları kesildikleri aylardan bir sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını istemiştir.
Karar Metni
839 kelime·4 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, karar verilmesine yer olmadığına karar vermiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı ... Başkanlığı’nın sendika adına kestiği aidatları 2821 sayılı yasa 61.maddesi, TİS hükümlerine rağmen ödemediği gibi ve gönderilen ihtarnameye rağmen de ödemediğini belirterek aidat alacağının ait oldukları aylardan bir sonra başlayacak en yüksek işletme kredisi faizi ile birlikte hüküm altına alınmasını istemiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Sendikaya tüm alacaklarının 4.12.2009 tarihli dekont ile ödendiği aidat borcu kalmadığını, talep edilen yüksek faiz miktarı ve oranını kabul etmediklerini belirterek davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı tarafından Sendika’ya 173.299,98 TL ödeme yapıldığı, ödemeler sonucu asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığı, faiz yönünden ise toplam 210.728,83 TL aidat alacağına her bir ay kesilip yatırılması gereken aidat miktarına kesildikleri tarihten bir ay sonrasında başlamak ve ana paranın ödendiği 04/12/2009 tarihine kadar işletilmek kaydı ile bankalarca işletme kredisine uygulanan en yüksek faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, 2821 Sendikalar Kanunun 61. Maddesi uyarınca açılmış bulunan sendika üyelik aidat alacağının tahsili istemine ilişkindir.
Sendikalar Kanunu'nun 61. maddesinin birinci fıkrasında: "İşyerinde uygulanan toplu iş sözleşmesini tarafı olan işçi sendikasının, toplu iş sözleşmesi yapılmamışsa veya sona ermişse yetki alan işçi sendikasının yazılı talebi ve aidatı kesilecek sendika üyesi işçilerin listesini vermesi üzerine,
işveren sendika tüzüğü uyarınca üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu gereğince sendikaya ödenmesi gerekli dayanışma aidatını, işçilere yapacağı ücret ödemesinden kesmeye ve kestiği aidatın nevini belirterek tutarını ilgili sendikaya göndermeye mecburdur." Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise,
"Yukarıdaki fıkra gereğince sendika tüzüğüne uygun olarak kesilmesi istenen aidatı kesmeyen işveren ilgili sendikaya karşı kesmediği veya kesmesine rağmen bir ay içinde ilgili kuruluşa göndermediği miktar tutarınca genel hükümlere göre sorumlu olduktan başka aidatı sendikaya verinceye kadar bankalarca işletme kredilerini uygulanan en yüksek faizi ödemek zorundadır" denilmektedir.
O halde; 2821 sayılı Sendikalar Kanunu'nun 61/1.maddesine göre bir işyerinde veya işletmede toplu iş sözleşmesi yapmak için 2822 Sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanununun 16. Maddesi uyarınca yetki belgesi alan işçi sendikası, yetki belgesine konu işyeri veya işletmede çalışan üyesi işçilerin listesini, sendika tüzüğüne göre üyelerin sendikaya ödemeyi kabul ettikleri üyelik aidatını ve sendikanın banka hesap numarasını işverene bildirmesi ve bu listeye göre üyelik aidatını kesilmesini ve sendikanın banka hesabına yatırmasını istemesi gerekir.
Borçlar Kanunu'nun "Borçlunun temerrüdü" başlıklı 101. maddesinin birinci fıkrasında "Muaccel bir borcun borçlusu alacaklının ihtarı ile mütemerrit olur. " İkinci fıkrasında ise "Borcun ifa edileceği gün müttefikan tayin edilmiş veya muhafaza edilen bir hakka istinaden iki taraftan birisi bunu usulen ihbarda bulunmak suretiyle tespit etmiş ise, mücerret bu günün hitamı ile borçlu mütemerrit olur. " hükümleri yer almaktadır.
Toplu İş Sözleşmelerinde kesilen aidatın ne zaman sendikaya yatırılacağı hususu düzenlenmiş ise ayrıca ihtara gerek kalmadan bu tarihlerden itibaren faize karar verilmeli, düzenlenmemiş ise taraf sendikanın işvereni temerrüde düşürmesi gerekir. Dava tarihinden önce sendika tarafından işverenin temerrüde düşürülmesi söz konusu değil ise dava ve ıslah tarihi temerrüt tarihini oluşturmaktadır.
Ayrıca 2821 Sayılı Sendikalar Kanunun madde 61/2. fıkrasında sendika üyelik aidatının bir ay içerisinde sendikaya gönderilmesi öngörülmüş ise de yukarıda açıklandığı şekilde kanunda işverene bir aylık ödeme süresi öngörülmesi temerrüt için yeterli görülmemiş, işverenin ayrıca temerrüde düşürülmesi gerektiği kabul edilmiştir
Dosyaya getirtilen, sendika ile işveren arasında imzalanan Toplu İş Sözleşmeleri’nde sendika aidatlarının ne şekilde ve hangi sürede davacı Sendika adına yatırılacağı ayrıntılı ve açık şekilde düzenlenmiştir. Ancak dosya kapsamından; davacı Sendikanın her toplu iş sözleşmesi döneminde yasa ve toplu iş sözleşmeleri uyarınca üyesi olan işçilerin listesi ve banka hesap numarasını davalı işverene gönderip göndermediği anlaşılamamaktadır.
Mahkemece yapılacak araştırma sonucuna göre Sendika tarafından, açıklanan belge ve bilgilerin işverene gönderilmediği tespit edilir ise, Toplu İş Sözleşmeleri’nde belirtilen tarihten itibaren faize karar verilemeyeceği için, dava tarihinden önce gönderildiği belirtilen ihtarnameler sunulur ise davalının bu ihtarname uyarınca temerrüde düşürüldüğünün kabulü gerekir.
İhtarnamelerin kapsadığı dönem için temerrüt tarihinden itibaren, temerrüt olmayan dönem için ise dava tarihinden, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz yürütülmesi gerekir.
Bundan başka davacı vekili 18.11.2011 tarihli duruşmada asıl alacak yönünden davanın konusuz kaldığını, dava dilekçesinde ödenmediğini iddia ettikleri alacağı 5000 TL olarak belirtmişlerse de, ödenmeyen alacağın 210.728,83 TL olduğunu davayı bu şekilde ıslah ettiklerini ve bu miktar üzerinden faize karar verilmesini istemiş ise de, ıslahın usulüne uygun yapılmadığı ve harç yatırılmadığı görülmektedir. Harç yatırılmadan yapılan ıslaha değer verilmesi hatalıdır. Bu durumda usulüne uygun ıslah olmaması sebebi ile sadece dava dilekçesi ile istenen 5000 TL alacak yönünden yukarıda yapılan açıklamalar uyarınca temerrüt tarihi tespit edilerek faize karar verilmesi gerekirken 210.728,83 TL üzerinden faize karar verilmesi hatalıdır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/11136, K. 2012/17219, 15 Mayıs 2012 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama