KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2012/337 E., 2014/5081 K.·Mahkemesi : Adıyaman İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Şubat 2014
- Tarihi
- 12/10/2011
- Numarası
- 2008/1157-2011/649
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, fazla mesai ücreti, genel tatil ücreti, hafta tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
478 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı isteminin özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin, davalılar nezdinde yaklaşık 15 yıl süre ile kamyon şöforü olarak çalıştığını ve iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem ve ihbar tazminatları ile yıllık izin, fazla mesai, genel tatil ve hafta tatili ücretlerinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
B)Davalılar cevaplarında özetle:
Davalılar vekili; davacının, iş akdinin devamsızlığı nedeni ile İş Kanunu 25/II-g uyarınca haklı olarak feshedildiğini, davanın haksız olduğunu savunmuş ve davanın reddini istemiştir.
C)Yerel Mahkeme kararının özeti:
Mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Ç)Temyiz:
Karar süresi içinde davalılar vekili tarafından temyiz edilmiştir.
D)Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Davacı, davalılar nezdinde 15 yıl süre ile çalıştığını ve iş akdinin haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek feshe bağlı kıdem ve ihbar tazminatlarının yanısıra bir takım işçilik alacaklarının tahsili talebinde bulunmuştur. Mahkemece, davalılar arasındaki hukuki ilişki irdelenmemiş ve birden çok davalı bulunmasına karşın hangi davalı olduğu belirtilmeksizin hüküm altına alınan alacakların “davalıdan tahsiline” karar verilmiştir.
Dosya içerisinde yer alan, SSK Hizmet Döküm Cetveli ve diğer belgelerin yapılan incelenmesinde; davacının, 12.01.1996-31.10.1997 tarihleri arasında davalı O.. A..'a ait iş yerinde çalıştığı daha sonrasında ise şirketleşmeye gidildiği ve diğer davalı A.. Ş..'nin işçisi olarak çalışmasına devam ettikten sonra iş akdinin sona erdiği anlaşılmaktadır.
Davacı adına çalışma bildirilen iş Yeri adresleri aynı olup davalı işverenler arasında şirketleşme nedeni ile iş yer devri bulunduğu anlaşılmaktadır. İş yeri devrinde devreden işverenin devirden sonraki işçilik alacaklarından sorumlu tutulması mümkün değildir. Bu nedenle davalılardan O..
A..'ın sadece devir tarihi itibariyle ve o tarihteki ücretten hesaplanacak kıdem tazminatı miktarından ve kendi döneminde oluşan fazla çalışma ve genel tatil alacaklarından sorumlu olduğu gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulması hatalıdır.
3- Davacı, haftada 7 gün çalıştığını ve fazla mesai yaptığını ileri sürerek hafta tatili ve fazla mesai ücreti taleplerinde bulunmuştur. Mahkemece; tanık beyanlarından davacının, haftada 1 gün izin yaptığının anlaşıldığı gerekçesi ile hafta tatili alacağı talebi reddedilmiş, fazla mesai alacağı talebi ise 25.04.2011 tarihli bilirkişi raporu uyarınca hüküm altına alınmıştır.
Hükme esas bilirkişi raporunda, davacının haftanın 7 günü çalıştığı kabulü ile fazla mesai alacağı hesaplanmıştır. Mahkemece, yerinde gerekçe ile hafta tatili alacağı talebi reddedilmesine karşın davacının haftanın 7 günü çalıştığının kabulü ile hesaplama yapılan bilirkişi raporuna itibar edilerek fazla mesai alacağının hüküm altına alınması hatalı olup ayrı bir bozma nedenidir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2012/337, K. 2014/5081, 18 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama