KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2013/6732 E., 2014/38704 K.·Mahkemesi : İstanbul 4. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 18 Aralık 2014
- Tarihi
- 18/06/2013
- Numarası
- 2010/1188-2013/421
- Dava
- Davacı karşı davalı kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, milli bayram günleri, yıllık izin ücreti, ödenmeyen ücret alacaklarının ödetilmesine, davalı karşı davacı ise ihbar tazminatı alacağının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
539 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, asıl davayı kısmen hüküm altına almış, karşı davayı reddetmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatlarınca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde, davacının davalı şirkete ait işyerinde 28/09/2006 tarihinden iş akdinin feshedildiği, 27/11/2010 tarihine kadar iç mimar olarak çalıştığını, net maaşının 4.000,00 TL olduğunu, gerçek ücretinin resmi belgelerde gösterilmediğini, asgari ücret kısmının banka hesabına yatırıldığını, bakiye kısmının ay içinde iki üç taksit şeklinde ödendiğini, 27/11/2010 Cumartesi günü firma sahiplerinden L..
D..'ın arkadaşı olan müşterinin aksayan imalatından dolayı davacının hiçbir suçu olmamasına rağmen ofise gelir gelmez üzerine yürüyerek, suçlayıcı ifade ile şeref ve onurunu zedeleyecek bir davranış sergileyip bağırarak dakikalarca azarladığını,daha sonra davacının 'sürekli bu şekilde davranmasının yanlış olduğunu' söylemesi üzerine de 'ben bağırmayacak mıyım, o zaman hadi güle güle' diyerek tavrını ortaya koyduğunu,firma yetkilisinin bu davranışının iş akdinin feshi anlamında olduğunu,
müvekkilinin geri çağrılmasının ve ihbar öneli vermeden işi terk etti iddialarının kurulan bir senaryo olduğunu,bu tür davranışları daha önce de tekrarladığını, 2008 yılında mesai arkadaşlarını da etkileyen bu tür davranışları sonrasında davacının S.. Ç..
Hastanesinde psikiyatri hekimine başvurarak tedavi olmak durumunda kaldığını, 2009 senesinde de bir proje esnasında yine davacıyı azarlayarak, küfrettiğini, psikolojisinin bozulmasına neden olduğunu, mali durumu nedeniyle davacının sineye çekip çalışmasına devam ettiğini iddia ederek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, fazla mesai, milli bayram günleri,yıllık ücreti ve ödenmeyen ücret alacaklarının tahsilini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili cevap ve karşı dava dilekçesinde, şirket yetkilisi L..
D..'ın o gün yapılması gereken teslimat ile ilgili olarak müşteriye neden bilgi verilmediğini davacıya sorduğunda, davacının " herşeyi ben mi bileceğim atolyeden bilgi vermeleri gerekirdi " şeklinde müşterinin gözü önünde hoş olmayan bir diyaloğun gelişmesine sebep olduğunu ve devamında da " ben daha fazla burada çalışmayacağım, gidiyorum" diyerek tüm ısrarlara rağmen işyerini terkettiğini, 29 Kasım Pazartesi günü işe gelmediğini şirket yetkililerince defalarca aranmasına rağmen telefonuna ulaşılamadığını, muhasebe bölümünün ulaşması üzerine 1 haftalık rapor aldığını söylediğini,
raporunu göndermesini istediklerinde raporu bittiği zaman getireceğini söylediğini, 06/12/2010 tarihinde tebliğ aldıkları ihtarname ile raporlu olduğu bilgisi edinildiğinden dönmesini bekledikleri davacıyı işten çıkarmak gibi bir düşüncelerinin olmadığını, gerçek durumun davacının işyerini terketmesi olduğunu ve kendilerinin ihbar tazminatı talep etme haklarının olduğunu savunarak asıl davanın reddine ve karşı davalarının kabulü ile ihbar tazminatının davacıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. D) Temyiz: Kararı taraflar vekilleri yasal süresi içerisinde temyiz etmişlerdir. E) Gerekçe: 1- Davacının ücret alacağı talebi hakkında olumlu olumsuz bir karar verilmemesi hatalıdır. 2- Davacı kısmi dava dilekçesi ile talep ettiği miktarı, 05.06.2013 harç tarihli dilekçesi ile ıslah ederek artırmıştır. Mahkemece ıslah dilekçesi hazır bulunan davalı vekiline tebliğ edilmeden karar verilmesi, hukuki dinlenilme hakkının kısıtlanılması olup, bozmayı gerektirmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2013/6732, K. 2014/38704, 18 Aralık 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama