KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/10087 E., 2014/12506 K.·Mahkemesi : Bursa 2. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Nisan 2014
- Tarihi
- 06/11/2013
- Numarası
- 2013/595-2013/676
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
600 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı işçi, 1998 yılında Akbank Teftiş Heyeti Reisliği Bölge Müdürlüğünde müfettiş muavini olarak çalışmaya başladığını, davalıya ait G.
şubesi dahil 3 şubede ve Bursa Bölge Müdürlüğünde müdür yardımcısı olarak 10 yıl boyunca başarılı bir şekilde idarecilik görevini sürdürdüğünü, davalı tarafından 04.06.2013 tarihli fesih yazısı ile iş akdinin fesih edildiğini belirterek fesih işleminin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, fesih bildiriminde fesih sebebi açıkça bildirilerek İş Kanunu 17. ve 18. maddeler uyarınca kıdem ve ihbar tazminatları ödenerek iş akdinin feshedildiğini, iş akdi feshedilmeden önce davacının birçok kez sözlü ve yazılı şekilde uyarıldığını, davacının uyarılmasından sonraki süreçte, düşük performans göstermeye devam ettiğini, işine adapte olmakta zorlandığını ve feshin geçerli nedene dayandığını savunarak davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, toplanan kanıtlar uyarınca iş akdinin feshin son çare olması ilkesine ve iyi niyet kurallarına uymadığı gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davalı işverence yapılan feshin geçerli olmadığı anlaşıldığından mahkemece feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesi dosya içeriğine uygun olmakla birlikte,
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, en çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut olayda, davacı 17.12.1998- 04.06.2013 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 6 ay yerine 5 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/10087, K. 2014/12506, 14 Nisan 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama