KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/19237 E., 2015/30699 K.·Mahkemesi : Sakarya 1. İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 2 Kasım 2015
- Tarihi
- 27/03/2014
- Numarası
- 2013/914-2014/314
Karar Metni
516 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir. Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A)Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, davacının S.. barosuna kayıtlı avukat olduğunu, Ocak 2000 tarihi itibariyle davalı meslek odasında oda adına her türlü hukuki işlemleri yürütmek ve odanın sözleşmeli hukuk müşaviri olmak üzere görevlendirildiğini ,taraflar arasında bu şekilde hizmet akdi olduğunu , muhtelif kereler tekrarlanan sözleşmeler nedeniyle zincirleme sözleşmeler yapılmış olmasının belirsiz süreli iş akdinin kurulmuş olması anlamına geldiğini, davacının kurum nezdinde 11 yıl sürekli ve kesintisiz çalışmasının yanında kendisine ait serbest avukatlık bürosunda da görev yaptığını,
davacının 11 sene boyunca sürekli olarak ücret karşılığında oda yetkililerinin talep ve talimatları ile hareket etmiş olması nedeniyle bu kesintisiz çalışması karşısında kıdem ve ihbar tazminatına hak kazandığını belirterek, kıdem ve ihbar taazminatı alacaklarının davacının bu alacaklarının tahsiline karar verilmesini dava ve talep etmiştir.
B)Davalı Cevabının Özeti : Davalı vekili cevap dilekçesinde, taraflar arasındaki sözleşmenin hizmet akdi olmadığını,avukatlık kanunu çerçevesinde bir vekalet sözleşmesi olduğunu, davanın genel mahkemelerde görülmesi gerektiğini, davacı tarafın iddia ettiği gibi sözleşmenin haksız ve bildirimsiz olarak sonlandırılmadığını, taraflar arasında hukuk müşavirliği sözleşmesinin gereğine göre sözleşmenin sona erdiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. C)Yerel Mahkeme Kararının Özeti: Mahkeme,davacının hizmet akdi ile çalışmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar vermiştir. D)Temyiz: Kararı davacı vekili temyiz etmiştir. E)Gerekçe:
5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 1.Maddesine göre. İş Kanununa göre işçi sayılan kimselerle (o kanunun değiştirilen ikinci maddesinin Ç,D ve E fıkralarında istisna edilen işlerde çalışanlar hariç) işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanununa dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıklarının çözülmesi ile görevli olarak lüzum görülen yerlerde iş mahkemeleri kurulur.
5521 sayılı Kanunun 1.maddesinin 1. fıkrasında belirtilen İş Kanunu, şu an yürürlükte olan 4857 sayılı İş Kanunu’dur.
Keza 4857 sayılı İş Kanununun 1 inci maddesinin ikinci fıkrası gereğince, 4 üncü maddedeki istisnalar dışında kalan bütün işyerlerine, işverenler ile işveren vekillerine ve işçilerine,çalışma konularına bakılmaksızın bu Kanunun uygulanacağı belirtilmiştir.Bu nedenle 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında işçi sayılan kimselerle işveren veya işveren vekilleri arasında iş akdinden veya İş Kanunu’na dayanan her türlü hak iddialarından doğan hukuk uyuşmazlıkları, iş mahkemelerinde çözülecektir.
İş mahkemesinin diğer kanunlardaki ayrık düzenlemeler hariç görevli olması için taraflar arasında iş ilişkisi bulunması gerekir.
Taraflar arasındaki ilişkinin iş ilişkisi dışında diğer iş görme edimi içeren özel sözleşmeler (vekalet,eser,ortaklık gibi) veya iş ilişki olmakla birlikte Yasanın 4.maddesinde sayılan işler ve iş ilişkilerinde çalışan işçi olması halinde genel hukuk mahkemelerinin (görev uyuşmazlığı), statü hukuku kapsamında olması halinde ise idari yargının görevli olması(yargı yolu uyuşmazlığı) söz konusu olacaktır.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/19237, K. 2015/30699, 2 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama