İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/2140 K.2015/13742

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2014/2140Karar2015/13742Tarih9 Nisan 2015Okuma6 dk · 1.173 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/2140 E., 2015/13742 K.·Mahkemesi : ... İş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
9 Nisan 2015
Dava
Davacı, manevi tazminat ile fazla mesai ücreti alacaklarını ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.173 kelime·6 dk okuma

Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davacının davalı bankada .. sıfatıyla görev yapmakta iken 21.09.2011 tarihinde iş akdinin haksız ve geçerli neden olmaksızın feshedildiğini, davacının 2005-2007 ve 2010-2011 yılları arasında iki dönem davalı bankada çalıştığını, ancak çalıştığı dönemlerde yaşadığı haksızlıkların manevi olarak onu çökerttiğini ve kendisine olan güvenini zedelediğini, davacının davalı bankanın ...de çalışmaya başladığını, kısa bir süre sonra şubeye alındığını, ancak hamileliğinin öğrenilmesi üzerine ...nün davacının istifasını istediğini, davacının istifa etmeyerek çalışmaya devam ettiğini,

doğum izninden döndüğü 2007 Ocak ayında ... ve ... ortak kararı ile tekrar ...e alındığını öğrendiğini, ...te işe başlayan davacının şubedeki portföyünün elinden alındığını ve yeni bir müşteri portföyü yaratmasının istendiğini, yeni bir portföy oluşturmanın kısa süreçte yapılabilecek bir işlem olmadığını, kaldı ki kendisinden ... – ... gibi şubelerden müşteri referans isimleri almasının istenildiğini, anılan potansiyeli olmayan yerlerden müşteri bulmak ve satış yapmakta zorlanan davacıya bankanın uyarı yazısı verdiğini, davacının bu yazı üzerine daha fazla baskılara dayanamayarak istifa ettiğini,

görüldüğü üzere davalı banka yetkililerinin davacı ile çalışmak istemediğini ve o dönemde de istifa etmesi için her türlü zorluğu, olumsuzluğu istifa etmesi için baskıyı uyguladığını, davacının bankacılık kariyerine ... da devam ettiğini, daha sonra son derece başarılı bankacılık kariyeri olan davacının ... geçerek ...de ... olarak görevini sürdürdüğünü, ... ile ... birleşmesi sonucu bankanın eski ekibi ile çalışmak durumunda kalan davacının daha önce yaşadığı baskılarla tekrar karşılaştığını, davalı bankanın haksız ve mesnetsiz olan iş akdi feshi sürecinde davacıyı manen son derece yıpratan davranışlarda bulunduğunu,

davacı için bu süreci adeta bir işkenceye dönüştürdüğünü, müşterilerin zararlarından davacının sorumlu olmadığını, davacının müşterileri ile tüm riskleri paylaştığını, işlemleri gerçekleştirirken bankanın koyduğu tüm kurallara harfiyen uyduğunu, davacıya yüklenebilecek en ufak bir kusur, sorumluluk bulunmadığını, sistemli baskı, yıldırma ve istifaya zorlamanın tipik MOBBİNG şartlarını oluşturduğunu, davacının son derece yoğun bir tempoda çalıştığını, sabah 08.00,

akşam 20.00-21.30 kadar çalışmasına rağmen fazla mesailerinin ödenmediğini iddia ederek sistemli şekilde uygulanan MOBBİNG nedeniyle 50.000 TL manevi tazminat ve 1.000 TL fazla mesai ücretinin faiziyle tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunarak, HMK gereği işçilik alacaklarının belirli alacak olarak kabul edilmesi karşısında ücret bordroları ve banka kayıtları ile almakta olduğu ücretin net ve kesin olan davacının HMK 105 ve 107 maddelerinde düzenlenen davaları açamayacak olduğunu, fazla mesai konusunda talebini belirli hale getirmesi gerektiğini, belirsiz alacak ve kısmi dava şeklindeki fazla mesai talebinin reddini dilediklerini, davacının 04.03.2005 tarihli iş sözleşmesi ile müvekkili bankada çalışmaya başladığını, görevinden 30 Mayıs 2007 tarihli dilekçesi ile istifa ettiğini,

davacı kendi isteği ile işten ayrıldığından ibraname imzaladığını ve işinden kendi isteği ile ayrıldığını ve hiçbir hak ve alacağının kalmadığını da imzası ile tasdik ettiğini, davacının ...’den ayrılarak 16.04.2010 tarihli hizmet sözleşmesi ile 19.04.2010 tarihinden itibaren ...’de ... biriminde ... statüsünde çalıştığını, davacının hizmet sözleşmesini akdettiği ...’nin ... tarafından devralınmak suretiyle birleştiklerini, devir ve birleşme sonrası çalışma koşul ve değişikliklerini içeren 16.02.2011 tarihli Bildiri ve eki İnsan Kaynakları Yönetmeliğinin 01.03.2011 tarihinde davacıya imzası karşılığında tebliğ edildiğini,

davacının aynı tarihli cevabı ile 16 Şubat 2011 tarihli Bildiri ve İnsan Kaynakları Yönetmeliğini kabul ediyorum diyerek el yazı ve imzası ile onayladığını, müvekkili bankada davacının iddia ettiği şekilde bir baskı olmadığı içindir ki, davacının iş akdinin sonlandırılması değil, devam ettirilmesinin istenildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, davacının banka müşterilerinden ... ve ...'ın uğradığı zararlardan dolayı kendisinin sorumlu tutularak görevden alındığını ve görevden alınırken banka yöneticisinin "seni görevden alıyoruz, operasyona geçiriyoruz, sana nasıl güvenebiliriz" diyerek kendisinin küçük düşürülüp rencide edildiğini, müşteri portföyünün elinden alınıp, bilgisayar ve masasının elinden alındığını, bilgisayar sisteminin kapatıldığını, müşteriler ile konuşmasının yasaklandığını, müşterilerine bankadan ayrıldığının söylendiğini, telefonlara çıkmasının yasaklandığını,

eski müşterileri şubeye geldiğinde kendisini görmesinler diye müşteriler geldiğinde üst kata çıkması ya da mutfağa, lavaboya çıkması söylenerek müşteri gidinceye kadar burada beklemek zorunda kaldığını, bu şekilde sistemli bir baskı, yıldırma ve istifaya zorlama sürecinin olduğunu belirterek manevi tazminat talep ettiği, davacı tanıklarının davacıya belirtilen şekilde baskı yapıldığına dair görgüye dayalı bir bilgilerinin bulunmadığı, işyerinde söz konusu iki müşteri ile davacı arasında bir sıkıntının yaşandığının dosya kapsamından anlaşıldığı,

bu sıkıntı nedeniyle davacının da bu olaylardan rahatsızlık duyduğunun dosya kapsamından görüldüğü, buna rağmen bu müşteriler ile ilgili yaşanan sıkıntı nedeni ile bunun doğrudan doğruya davalı tarafından davacıya baskı olarak kullanıldığı ve iş akdini fesih etmesinin istendiğine dair yeterli delil olmadığı kanaatine ulaşıldığı, davacıya mobbing anlamında küçük düşürücü sözler söylendiği, işyerinde ayrımcı ve rencide edici davranışlarda bulunulduğu ve eziyet edildiğine dair yeterli delil bulunamadığı gerekçesiyle davacının manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz: Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. E) Gerekçe: 1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı yasal gerektirici nedenlere göre davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir. 2-Taraflar arasında işveren temsilcisinin davacı işçiye mobbing uygulayıp uygulamadığı ve bu bağlamda işçinin manevi tazminata hak kazanıp kazanmadığı konusunda çekişme bulunmaktadır.

Kişilik hakları hukuka aykırı olarak saldırıya uğrayan kimse manevi tazminata hükmedilmesini isteyebilir. Hakim manevi tazminatın miktarını tayin ederken saldırı teşkil eden eylem ve olayın özelliği yanında tarafların kusur oranını, sıfatını, işgal ettikleri makamı ve diğer sosyal ve ekonomik durumlarını da dikkate almalıdır.

Miktarın belirlenmesinde her olaya göre değişebilecek özel hal ve şartların bulunacağı da gözetilerek takdir hakkını etkileyecek nedenleri karar yerinde objektif olarak göstermelidir. Çünkü kanunun takdir hakkı verdiği hususlarda hakimin hak ve nisfetle hüküm vereceği Medeni Kanun’un 4. maddesinde belirtilmiştir. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır.

Bir ceza olmadığı gibi mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır.

Somut olayda;

Dosya kapsamı ve tanık beyanları ile psikiyatr raporu içeriği birlikte değerlendirildiğinde;

Davacının davalı bankada 2005-2007 ve 2010-2011 yılları arasında iki dönem halinde çalıştığı, en son ... sıfatıyla görev yaptığı, iş akdinin 21.09.2011 tarihinde sona erdiği,

Davalı bankaya ait şubede ... sıfatıyla işveren temsilcisi olarak çalışan ... tarafından müşterilerle görüşmesinin engellendiği, müşteri geldiğinde gözden kaybolmasının, lavaboya çıkmasının istendiği, davacının da kendisini mutfağa kilitlediği, davacının bir müşteri tarafından şikayet edildiği, davacının bir hafta izne ayrıldığı, dönüşte bilgisayarının kapalı olduğu, telefonlara baktırılmadığı, üst katta boş bir masaya verildiği, bu şekilde davacının psikolojisinin de bozulduğu,

Konuya ilişkin ... isimli Psikiyatr uzmanından alınmış 09.02.2012 tarihli ilgili makama başlıklı rapor sunulduğu, rapor içeriğinde özetle ...’ın 22.04.2006 tarihinden itibaren takip ve tedavisi altında olduğu, uzun süredir herhangi bir yakınması olmayan ...’ın 22.09.2011 ve 10.10.2011 tarihlerinde tarafından iki kez görüldüğü ve iş ortamında yaşadığı zorlukların ruhsal durumunu belirgin bir şekilde etkilediğinin anlaşıldığı, anti depresan ilaç tedavisine başlandığı ve psikoterapi önerildiğinin ifade edildiği anlaşılmıştır.

Davacının, yukarıda anılan eylemlerle Mobbing boyutunda olmasa bile aşağılama, işten uzaklaştırma, iş vermeme şekli ile kişilik haklarının ihlal edildiği anlaşılmaktadır. Davacı işçi lehine makul düzeyde bir manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde davanın reddi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 09/04/2015 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/2140, K. 2015/13742, 9 Nisan 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/2140
Karar No
2015/13742
Tarih
9 Nisan 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/2141 K.2015/30539
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/2141 K.2015/13668
  • Yargıtay 1. Ceza Dairesi E.2014/2141 K.2015/2372
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/2142 K.2015/13669
  • Yargıtay 10. Ceza Dairesi E.2014/2142 K.2015/30540
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/2143 K.2015/13670

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.