KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/28098 E., 2016/3667 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 23 Şubat 2016
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ile fazla mesai ücreti, hafta tatili ücreti, yıllık izin ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
325 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflar avukatları tarafından temyiz edilmiş ve davacı avukatı tarafından duruşma talep edilmiş ise de; HUMK.nun 438.maddesi gereğince duruşma isteğinin miktardan reddine ve incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor sunuldu, dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı, iş akdinin haksız feshedildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, fazla çalışma ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti, hafta tatili ücreti ile yıllık ücretli izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı, davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkeme, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanarak davanın kısmen kabulüne karar vermiştir.
D) Temyiz:
Kararı taraflar temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
A)Davacı temyizi yönünden;
Davacı, temyiz dilekçesinde ... İş Mahkemesi’nin 2014/... E. sayılı dosyasında davalı işverene karşı hizmet tespiti davası açtığını beyan etmiştir. Hizmet tespit davasında verilecek karar bu davayı doğrudan doğruya etkileyeceğinden söz konusu davanın bekletici mesele yapılarak sonucuna göre karar verilmesi için kararın bozulması gerekmiştir.
B)Davalı temyizi yönünden;
Davalı, dava dilekçesinin tebliği mazbatasında haber verildiği belirtilen şahıslardan birinin tanınmadığını, diğer adıgeçenin ise civardaki bir büfe sahibi olduğu, işyerinin tebligat saatlerinde kapalı olması ve ... memurunun işyerinin neden kapalı olduğunu sorgulamayıp haber kâğıdını kapıya yapıştırmaması nedeniyle açılan davadan haberdar olamadığını, bu nedenle cevap dilekçesi verme hakkının usulsüz tebligattan kaynaklı kullanılamadığından cevap dilekçesinin ıslahı talebinin de bu gerekçeyle kabul olunmadığı ileri sürülmüştür.
Bu nedenle davalıya yapılan söz konusu tebligatın usulüne uygun olup olmadığının araştırılması, şayet usulsüz ise bu eksikliğin giderilmesi açısından da kararın bozulması gerekmiştir.
F) Sonuç:
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/28098, K. 2016/3667, 23 Şubat 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama