KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2014/30602 E., 2015/504 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 14 Ocak 2015
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
466 kelime·2 dk okuma
Yerel mahkeme, isteği reddetmiştir. Hüküm süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin 01/09/1993 tarihinde davalı şirkette işe başladığını, işyerinde dış ticaret operasyon şefi olarak çalışırken 01/11/2013 tarihinde sebep bildirilmeden işten çıkartıldığını, feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verilmesini, işe başlatmama halinde ödenmesi gereken tazminat ile boşta geçen süre ücret ve diğer haklarının belirlenmesini talep ve dava etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davanın süresi içinde açılmadığını, davacı ile müvekkil şirket arasında uzun yıllardır süregelen iş ilişkisinin karşılıklı olarak yapılan mutabakat ile sonlandığını bu durumun 01/11/2013 tarihli fesih bildirimi başlıklı belge ile sabit olduğunu, iş akdinin karşılıklı olarak feshedildiğini, haksız ve mesnetsiz davanın reddini savunmuştur.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, taraflar arasında ikale sözleşmesinin bulunduğu ve bu nedenle karşılıklı davacının iş akdinin son bulduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Somut olayda, davacı taraf sebepsiz yere işten çıkartıldığını iddia etmiş, davalı ise davacı ile ikale sözleşmesi imzaladıklarını ve iş akdinini karşılıklı anlaşma ile son bulduğunu savunmuştur. Dosya kapsamında taraflar arasında imzalanan bir ikale sözleşmesinin bulunmadığı, davacıya fesih tarihi ile aynı gün tarihli ibraname imzalatıldığı, ibranamenin incelenmesinde davacının ikale sözleşmesini imzaladığını gösterir makul yarar şartının bulunmadığı, davacıya sadece iş akdinin feshi ile muaccel olan feshe bağlı tazminatlar ile bir kısım işçilik alacağının ödendiği, davacının ibranameyi işten çıkartılması nedeniyle muaccel hale gelen alacağının bankaya yatırılması ve fazlaya ilişkin haklarının saklı olduğunu belirterek ihtirazı kayıt koyarak imzaladığı anlaşılmıştır.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden taraflar arasında feshe yönelik bir bozma sözleşmesinin olmadığı, ibranamenin de ihtirazı kayıtla imzalandığı, işverenin anlaşmalı fesih ya da başka bir haklı veya geçerli fesih sebebini ispatlayamadığı anlaşıldığından davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
Belirtilen sebeplerle, 4857 sayılı Kanun’un 20. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, hükmün bozulmak suretiyle ortadan kaldırılması ve aşağıdaki gibi karar verilmesi gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/30602, K. 2015/504, 14 Ocak 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama