İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31632 K.2014/32410

Davacı, Sultanbeyli Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile sendika arasında akdedilen 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin uygulanmasının gerektiğinin tespiti ile söz konusu toplu iş sözleşmesine rağmen sendikaya…

Esas2014/31632Karar2014/32410Tarih4 Kasım 2014Okuma5 dk · 1.016 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/31632 E., 2014/32410 K.·Mahkemesi : İstanbul Anadolu 18. İş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
4 Kasım 2014
Tarihi
22/05/2014
Numarası
2013/829-2014/223
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.016 kelime·5 dk okuma·2 bölüm

Dava

Davacı, Sultanbeyli Kaymakamlığı Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı ile sendika arasında akdedilen 01.01.2012-31.12.2013 yürürlük tarihli toplu iş sözleşmesinin uygulanmasının gerektiğinin tespiti ile söz konusu toplu iş sözleşmesine rağmen sendikaya üye işçilere imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinde yer alan işçi lehine düzenlemelerin 6356 sayılı Kanunun 36. maddesi hükmü gereği toplu iş sözleşmesiyle birlikte uygulanması gerektiğinin tesiptine karar verilmesini istemiştir.

Yerel mahkeme, isteği hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekilinin dava dilekçesinde özetle. 16.04.2012 tarihinde yürürlüğe konan 16.02.2012 tarih ve 2012/1 sayılı Aile ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvif Fonu Kurulu kararı doğrultusunda S..

V..'nın tüm işçiler ile TİS imzaladığını, söz konusu kararın Anayasa'ya, İş Kanunu'na, Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmeleri Kanunu'na aykırılık içerdiğini; çalışma haklarının serbestçe belirlenebilme hakkının kısıtlandığını, imzalanan sözleşmelerde ücret ve ikramiye dışında hiçbir sosyal hakkın uygulatılmadığını, davacı ile davalı arasında toplu iş sözleşmesi olduğunu, işçilere iradesi dışında bireysel sözleşme imzalatıldığını, davacı ile davalı arasında imzalanan sözleşmenin bu nedenlerle çıkmaza girdiğini,

6356 sayılı Kanunun 36.maddesi hükmü gereğince bireysel iş sözleşmesinin işçi lehine düzenlemelerin toplu iş sözleşmesi ile birlikte uygulanması yolunda dava açma zorunluluğunun ortaya çıktığını, bu nedenlerle davacı ile davalı işveren arasında akdedilen toplu iş sözleşmesinin uygulanması gerektiğinin tespiti ile işçilere imzalatılmış bireysel sözleşmelerin toplu sözleşmeye göre lehe hükümlerinde uygulanması gerektiğinin tespitine talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı cevap dilekçesinde özetle ; davacı ile davalı vakıfta çalışan personel arasında 24.11.2008 tarih ve bila sayılı protokol ile anılan gün yapılan toplantı neticesinde taraflar arasında anlaşma sağlanarak Koop İş Sendikası 8 no'lu İstanbul Şubesi arasında sendika üyeliğine geçildiğini, 06.04.2012 tarihinde yürürlüğe konan 16.02.2012 tarih ve 2012/1 sayılı Aile ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Teşvif Fonu Kurulu kararı sebebi ile davacı Sendika ile davalı arasındaki Toplu İş Sözleşmesinin sona erdiğini,

vakıf çalışanlarının iş ve işlemlerinin tamamen diğer kamu kurumları personelleri ile aynı nitelikte olduğu için çalışanların işlemlerinin sendikanın iddiası doğrultusunda yapılması durumunda farklılık doğuracağını, 633 sayılı KHK doğrultusunda hareket edilmesi gerektiğini, açılan davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, Sosyal Yardımlaşma ve Teşvif Fonu Kurulu tarafından belirlenen "SYD Vakıfları Personelinin Norm Kadro Standartları, İş Tanımları, Nitelikleri, Özlük Hakları ve Çalışma Şartlarına İlişkin Esaslar"ın mevcut toplu iş sözleşmesinin uygulanması veya yeni bir toplu iş sözleşmesi yapılmasına engel olmayacağı, bu esasların ancak bireysel sözleşme düzeyi ve kapsamında yer alabileceği ve bu noktada normlar hiyerarşisi içinde toplu iş sözleşmesi hükümlerinin altında bulunduğu,

toplu iş sözleşmesindeki ücretlerin net ücret olduğu hallerde yeni bir sözleşme veya belirtilen esaslarla brüt ücrete çevrilemeyeceği gerekçesiyle; işyerinle taraflar arasında bağıtlanan toplu iş sözleşmesinin uygulanmasının gerektiğinin tespitine , bununla birlikte sendikaya üye işçilere imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinde yer alan işçi lehine düzenlemelerinde toplu iş sözleşmesiyle birlikte uygulanmasının tespitine karar verilmiştir.

D) Temyiz: Kararı davalı temyiz etmiştir. E) Gerekçe: Toplu İş Sözleşmesinden doğan hakların ihlâli veya inkârı halinde, yani kısaca ademi ifa halinde onaya çıkacak bir hak uyuşmazlığı mahkemede bir eda davasına konu yapılabilecektir.

Genelde bu davanın mutat eda (ya da ifa) davalarından herhangi bir farklı yönü bulunmamaktadır. Davanın özelliği toplu iş sözleşmesinden doğan hakların taraflardan birince yerine getirilmemesi halinde açılabilmesidir. Toplu iş sözleşmesi hükümlerinin, her iki türünün yani gerek vecibeyi gerekse normatif hükümlerin eda davasına konu yapılması kuşkusuz mümkündür.

Bununla beraber, eda davası çoğu kez toplu iş sözleşmesinin normatif hükümlerinin işveren tarafından ihlâli ya da inkârı halinde hakkı ihlâl veya inkâr edilen işçiler tarafından açılacaktır; ancak işverenin de böyle bir dava açmasına engel bulunmamaktadır. Bu itibarla, uygulamada daha çok hakkı ihlâl veya inkâr edilen işçi ya da işçiler eda davası açabileceklerdir.

Kuşkusuz işçi sendikaları da, üyeleri işçiler adına eda davası ikame edebileceklerdir; bu husus Sendikalar Kanunu tarafından açıkça hükme bağlanmış bulunmaktadır.

Ancak, yorum davasından farklı olarak eda davasını, hakkı ihlâl veya inkâr edilen kişiler açabileceklerdir. Zira eda davasını düzenleyen 2822 sayılı Toplu İş Sözleşmesi Grev ve Lokavt Kanunu m.61'deki "taraf” sözcüğüyle sözleşme taraflarının kastedilmediği; öyleyse, toplu iş sözleşmesinin tarafı işveren sendikası olsa bile, işçiler haklarına ihlâl eden işverenlerine karşı ifaya zorlama (eda) davası açabilecekleri kabul ediliyordu. (İş Hukuku PROF.DR. Narmanlıoğlu SAYFA 526,527)

6356 SK.'nın düzenlemesinde toplu iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda dava açma imkânına yer verilmediğinden, konfederasyonların toplu iş sözleşmesinden doğan uyuşmazlıklarda kollektif nitelikli dava açma imkânı yoktur. Buna karşılık bir toplu iş sözleşmesinin borç doğurucu hükümlerinin uygulanmasından doğan uyuşmazlıklarda sendika, uyuşmazlığın doğrudan tarafı olarak dava ehliyetine sahiptir.

Normatif kısma ilişkin uyuşmazlıklarda ise sendikanın kendi adına dava açıp açamayacağı, başka bir ifade ile üyelerin yazılı başvurusuna ihtiyacı olup olmadığı sorusu akıllara gelmektedir. Toplu iş sözleşmesinin normatif kısmı iş sözleşmelerinin yapılması, içeriği ve sona ermesiyle ilgili hükümler olduğu, işçilerin bireysel haklarını ilgilendirdiği için bu kısma ilişkin eda davalarında (md. 53/2) işçilerin yazılı temsil yetkisi vermesi gerekir.

Sendika kendi adına eda davası açamaz. Buna karşılık toplu iş sözleşmesinin normatif hükümlerinin yorumuna ilişkin davalarda sendikalar üye işçilerin yazılı başvurularına ihtiyaç duymadan kendi adlarına kollektif nitelikli bir dava açabilirler. Nitekim md. 53/1 açıkça yorum davasını

sözleşmenin taraflarından her birinin açabileceğini öngörmüştür.(Toplu İş Hukuku Dr. A.C.. T.., Dr. F. B.. S..ş sayfa 114,115)

Davada öncelikle tartışılması gereken konunun davacının bu davayı açmakta hukuki yararı olup olmadığıdır. Davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartlarından olup, mahkemece davanın her aşamasında hukuki yararın bulunup bulunmadığı kendiliğinden gözetilir. Ayrıca hukuki yarar yokluğu taraflarca da yargılamanın her aşamasında ileri sürülebilir. Bununla birlikte tespit davalarında hukuki yarar özel olarak düzenlenmiştir. Bu husus 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 106. maddesinin 2. fıkrasında, “tespit davası açanın, kanunlarda belirtilen istisnai durumlar dışında, bu davayı açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararı bulunmalıdır.” şeklinde ifade edilmiştir.

Bu itibarla tespit davalarında kanunda öngörülen istisnalar dışında, davacının dava açmakta hukuken korunmaya değer güncel bir yararın bulunduğunu açıkça ortaya koyması gereklidir.

Somut olayda mahkemece, davacı sendikanın 01/01/2012-31/12/2013 tarihleri arasında geçerli toplu iş sözleşmesinin ve işçilere imzalatılan bireysel iş sözleşmelerinin lehe olan hükümlerinin birlikte uygulanması gerektiğinin tespitini talep etmekte hukuki yararının bulunmadığı gözetilmeksizin davanın esasına girerek kurulan hüküm hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

SONUÇ

Temyiz olunan kararın yukarıda yazılı sebepten BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 04.11.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/31632, K. 2014/32410, 4 Kasım 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

BU SAYFADA

  1. Künye
  2. Karar Metni
  3. Dava
  4. Yargıtay Kararı
  5. Sonuç / Hüküm

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/31632
Karar No
2014/32410
Tarih
4 Kasım 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/31632 K.2014/28176
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/31633 K.2014/27884
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31633 K.2014/32409
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/31634 K.2014/28651
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/31634 K.2014/33510
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2014/31634 K.2014/28186

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.