İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/3649 K.2014/6292

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılardan P.. M.. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2014/3649Karar2014/6292Tarih27 Şubat 2014Okuma8 dk · 1.546 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2014/3649 E., 2014/6292 K.·Mahkemesi : İstanbul 1. İş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
27 Şubat 2014
Tarihi
17/07/2012
Numarası
2012/259-2012/693
Dava
Davacı, kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, yıllık izin ücreti, ücret alacağı, fazla mesai ücreti, ulusal bayram ve genel tatil ücreti alacaklarının ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.546 kelime·8 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkeme, isteği kısmen hüküm altına almıştır. Hüküm süresi içinde davalılardan P.. M.. avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı, 08.06.2006 tarihli dava dilekçesiyle davalı Ö..-C.. Posta Dağıtım Taş Sos Hiz Ltd Şirketi açmış olduğu davada iş sözleşmesinin işveren tarafından haksız olarak feshedildiğini ileri sürerek kıdem tazminatı, ihbar tazminatı, ücret, fazla çalışma, ulusal bayram genel tatil ve yıllık izin alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Davacı, davalı P.. M..’nü hasım olarak gösterdiği 12.02.2008 tarihli dava dilekçesiyle de 300 TL kıdem tazminatı, 200 TL ihbar tazminatı, 200 TL yıllık izin, 100 TL ücret, 100 TL fazla çalışma, 100 TL ulusal bayram genel tatil alacaklarının tahsilini talep etmiştir.

Her iki dava 17.06.2008 tarihinde birleştirilmiştir.

B) Davalılar Cevabının Özeti:

Davalı Ö..-C.. Posta Dağıtım Taşımacılık Sosyal Hizm. Ltd. Şirketine usulüne uygun davetiye tebliğ edilmiş ancak duruşmalara iştirak etmediği gibi herhangi bir beyanda da bulunmamıştır.

Davalı P.. M.. isteklerin zaman aşımına uğradığını, husumet yönünden davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece, toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı P.. M.. tarafından temyiz edilmesi üzerine

Dairemizin 22.10.2010 gün 2008/ 37715 E, 2010 / 30184 K sayılı ilamı ile ;

“ 2- Bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalı tarafa tebliğ ettirilerek davalı tarafa savunma olanağı tanınmadan hüküm kurulması,

3-Kısa kararda hüküm altına alınan fazla çalışma ücret alacağından ½ hakkaniyet indirimi yapıldığı belirtilmesine karşın söz konusu alacağın bilirkişi raporunda hesaplanan indirimsiz hali ile 6145 TL olarak kabulüne karar verildiği, gerekçeli kararda ise fazla çalışma ücret alacağında indirim oranı belirtilmeksizin 3.072.69 TL fazla çalışma ücreti alacağının hüküm altına alınarak kısa karar gerekçeli karar arasında çelişki yaratılması,

4- Birleşen İstanbul 1.İş Mahkemesinin 2008/ 82 Esas sayılı dava dosyasındaki dava konusu alacak miktarları dikkate alınmadan eldeki dava dilekçesindeki miktarlara göre faiz işletilmesi, ayrı ayrı hatalıdır.

5- Birleşen İstanbul 1.İş Mahkemesinin 2008/ 82 Esas sayılı dava dosyasında davalı posta idaresi vekili zamanaşımı def inde bulunmuştur. Hüküm altına alınan fazla çalışma ücret alacağının 12.02.2003 tarihi öncesi doğan fazla çalışma ücret alacağının zamanaşımına uğradığı anlaşılmaktadır. Mahkemece davalı Posta idaresi vekilinin iler sürdüğü zamanaşımı defi nin dikkate alınmaması hatalıdır.

Kabule göre de davacını hizmet süresi 06.12.2000- 23.01.2006 tarihleri arası kabul edilmesine karşı 23.01.2000 – 23.01.2006 arası dönem için hesaplanan fazla çalışma ücret alacağının hüküm altına alınması hatalıdır ” gerekçeleriyle bozulmuş;

Mahkemece bozmaya uyularak davanın kısmen kabulune ilişkin verilen kararın davalı P.. M..nce temyiz edilmesi üzerine Dairemizin 28.02.2012 gün 2012/ 4626 E, 2012/ 6307 K sayılı ilamı ile özetle ;

“....1- Bu nedenlerle 6100 sayılı yasanın 297, 298/2 ve 321. maddelerinde belirtilen zorunlu unsurları taşımadığı anlaşılan hükmün bu nedenle bozulmasına ,

2-.Davacının 2006/451 E. Sayılı dosya üzerinden açtığı asıl dava davalı dağıtım şirketine karşı açılmıştır. Bilirkişi raporuyla alacakların tespitinden sonra davacı 01/02/2008 havale tarihli dilekçesiyle davalı dağıtım şirketine karşı açtığı davasındaki taleplerini ıslah etmiştir.

Kararı temyiz eden P.. M.. aleyhine açılan davada ise ıslah yapılmamıştır.

Mahkemece verilen ilk karar “…Bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmemesi, birleşen İstanbul 1.İş Mahkemesinin 2008/ 82 Esas sayılı dava dosyasındaki dava konusu alacak miktarları dikkate alınmadan eldeki dava dilekçesindeki miktarlara göre faiz işletilmesi, hakkaniyet indiriminde kısa karar gerekçeli karar çelişkisi bulunması ve zamanaşımı itirazının dikkate alınmaması” gerekçeleriyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda mahkeme birleşen davanın açılması tarihinden önce alınan bilirkişi raporuyla diğer davalı şirkete karşı yapılan ıslah dilekçesini davalı P.. M..’ne tebliğ etmiştir.

Birleşen dava ve asıl dava ayrı davalar olup ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkeme bu kurala uymayarak davaları birlikte sonuca bağlamış ve birleşen 2008/82 E sayılı dosyadaki talepler ve faiz başlangıcına ilişkin açık bozma kararına rağmen hüküm kurmamıştır.

Davacı 01.02.2008 tarihli dilekçesiyle davalı dağıtım şirketine karşı yaptığı talepleri ıslah etmiştir. Birleşen dava bu tarihten sonra 12.02.2008 tarihinde açılmış olup kısmi talepler içermektedir. Davacı davalı P.. M..ne karşı taleplerini ıslah etmemiştir.

Islah dilekçesinde davalı P.. M..’nün adının yazmaması ve daha dava açılmadan ıslah mümkün olamayacağından, diğer davalı dağıtım şirketine karşı yapılan ıslahın P.. M..ne karşı da yapılmış sayılacağı sonucunu doğurmayacaktır. Ancak mahkeme bu hususu gözden kaçırarak sanki davalı P.. M.. hakkında da ıslah talebi varmış gibi hüküm kurmuştur.

Mahkeme açık bozma kararına rağmen birleşen dava yönünden değerlendirme yapmadan ve davacının davasını sadece davalı dağıtım şirketine karşı ıslah ettiğini dikkate almadan davalı P.. M..’ne karşı kısmi talepli dava bulunduğu halde HMK 26 maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olarak alacağın tamamından davalıyı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutması, kıdem tazminatı hariç faiz başlangıcını davalı P.. M.. açısından birleşen dava tarihi olarak gösterilmemesi hatalı olduğu ” gerekçeleriyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyulmuştur.

Bozma sonrası yapılan yargılama neticesinde Mahkemece verilen son kararda “..... dava konusu işçilik alacakları bakımından yapılan işin aynı olduğu ve asıl dosya davalısı ile birleşen davanın davalısı arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunduğu,

birleşen dava davalısı PTT'nin davacının yapmış olduğu işi ihale yolu ile taşeron şirket olan asıl davanın davalısına ihale ettiği tüm dosya kapsamı ile de sabit olduğundan, her iki davalınında müştereken ve müteselsilen sorumlu oldukları, davacının davalılar aleyhine açmış olduğu kıdem tazminat alacağı, ihbar tazminatı alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve fazla mesai ücret alacağı ile ilgili davasının 19/07/2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak kabulüne, fazla mesai ücret alacağı tanık beyanı ile ispat olunduğundan hesaplanan miktardan %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılmasına,

davacının davalılar aleyhine açmış olduğu resmi tatil ve bayram çalışma ücret alacağı ile ücret alacağı ile ilgili davasının ispatlanamaması sebebiyle reddine karar vermek gerekmiş, aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzerea;

1-Davacının davalılar aleyhine açmış olduğu kıdem tazminatı alacağı, ihbar tazminatı alacağı, yıllık ücretli izin alacağı ve fazla mesai ücret alacağı ile ilgili davsının 19.07.2011 tarihli bilirkişi raporundaki hesap miktarı baz alınarak ve ıslah dilekçesindeki taleplerle bağlı kalınarak kısmen kabulüne, bu itibarla;

-3.185,81.-TL kıdem tazminatı alacağının 23/01/2006 fesih tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

-986,95.-TL ihbar tazminatı alacağının 08/06/2006 dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

-776,82.TL yıllık ücretli izin alacağının 500,00.-TL'lik kısmı üzerinden 08/06/2006 dava tarihi, bakiyesi üzerinden ise 01/02/2008 ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

-4.296,11.-TL olarak hesaplanan fazla mesai ücret alacağından %30 oranında hakkaniyet indirimi yapılarak bulunan 3.007,27.-TL fazla mesai ücret alacağının 1.050,00.-TL'lik kısmı üzerinden 08/06/2006 dava tarihi bakiyesi üzerinden ise 01/02/2008 ıslah tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınıp davacıya verilmesine,

2- Davacının davalı aleyhine açmış olduğu resmi tatil ve bayram çalışma ücreti alacağı ve ücret alacağı ile ilgili davasının reddine, ” şeklinde karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Karar davalı P.. M..nce temyiz edilmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı P.. M..nün aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Davacının 2006/451 E. Sayılı dosya üzerinden açtığı asıl dava davalı dağıtım şirketine karşı açılmıştır. Bilirkişi raporuyla alacakların tespitinden sonra davacı 01/02/2008 havale tarihli dilekçesiyle davalı dağıtım şirketine karşı açtığı davasındaki talepleri ıslah etmiştir.

Kararı temyiz eden P.. M.. aleyhine açılan davada ise ıslah yapılmamıştır.

Mahkemece verilen ilk karar “…Bilirkişi raporu ve ıslah dilekçesinin davalıya tebliğ edilmemesi, birleşen İstanbul 1.İş Mahkemesinin 2008/ 82 Esas sayılı dava dosyasındaki dava konusu alacak miktarları dikkate alınmadan eldeki dava dilekçesindeki miktarlara göre faiz işletilmesi, hakkaniyet indiriminde kısa karar gerekçeli karar çelişkisi bulunması ve zamanaşımı itirazının dikkate alınmaması” gerekçeleriyle bozulmuştur.

Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verilmiştir.

Bozma ilamı doğrultusunda mahkeme birleşen davanın açılması tarihinden önce alınan bilirkişi raporuyla diğer davalı şirkete karşı yapılan ıslah dilekçesini davalı P.. M..’ne tebliğ etmiştir.

Birleşen dava ve asıl dava ayrı davalar olup ayrı ayrı hüküm kurulması gerekir. Mahkeme bu kurala uymayarak davaları birlikte sonuca bağlamış ve birleşen 2008/82 E sayılı dosyadaki talepler ve faiz başlangıcına ilişkin açık bozma kararına rağmen hüküm kurmamıştır.

Davacı 01.02.2008 tarihli dilekçesiyle davalı dağıtım şirketine karşı yaptığı talepleri ıslah etmiştir. Birleşen dava bu tarihten sonra 12.02.2008 tarihinde açılmış olup kısmi talepler içermektedir. Davacı davalı P.. M..ne karşı taleplerini ıslah etmemiştir.

Islah dilekçesinde davalı P.. M..’nün adının yazmaması ve daha dava açılmadan ıslah mümkün olamayacağından, diğer davalı dağıtım şirketine karşı yapılan ıslahın P.. M..ne karşı da yapılmış sayılacağı sonucunu doğurmayacaktır. Ancak mahkeme bu hususu gözden kaçırarak sanki davalı P.. M.. hakkında da ıslah talebi varmış gibi hüküm kurmuştur.

Mahkeme açık bozma kararına rağmen birleşen dava yönünden değerlendirme yapmadan ve davacının davasını sadece davalı dağıtım şirketine karşı ıslah ettiğini dikkate almadan davalı P.. M..’ne karşı kısmi talepli dava bulunduğu halde HMK 26 maddesindeki taleple bağlılık kuralına aykırı olarak alacağın tamamından davalıyı müştereken ve müteselsilen sorumlu tutması, kıdem tazminatı hariç faiz başlangıcını davalı P.. M.. açısından birleşen dava tarihi olarak göstermemesi hatalıdır.

Mahkemece Dairemizin 28.02.2012 gün 2012/ 4626 E, 2012/ 6307 K sayılı bozma ilamına uyulduğu belirtilmesine rağmen yanılgılı değerlendirme ile bozma gerekleri yerine getirilmeden karar verilmesi isabetsizdir.

3- Her iki bozma öncesi verilen kararlarda fazla çalışma ücretinden % 50 hakkaniyet indirimi yapılmasına ve ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeni ile davalılar lehine oluşan usuli kazanılmış hak ilkesi göz ardı edilerek, son kararda fazla çalışma alacağından % 30 hakkaniyet indirimi yapılmasıda ayrı bir bozma nedenidir.

F) Sonuç:

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 27.02.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2014/3649, K. 2014/6292, 27 Şubat 2014 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2014/3649
Karar No
2014/6292
Tarih
27 Şubat 2014

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2014/3649 K.2014/8031
  • Yargıtay 8. Ceza Dairesi E.2014/3650 K.2014/4235
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/3651 K.2014/6293
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/3651 K.2014/2966
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2014/3652 K.2014/3550
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2014/3652 K.2014/6294

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.