KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/12981 E., 2015/20958 K.·Mahkemesi : İş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 9 Haziran 2015
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
666 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili müvekkilinin 2008 yılından beri davalı işyerinde kabin memuru olarak çalışamaya başladığını, müvekkilinin kabin memurluğunu çok sevmesine rağmen doktorlar tarafından uçuş görevini yapamayacağına dair rapor verildiğini, şirketin bu raporu bahane ederek müvekkilinin iş akdini feshettiğini savunmasını dahi almadığını, feshin son çare olması kuralının çiğnendiğini şirkette yüzlerce kişinin yer hizmetlerinde çalıştığını, davalıdan fesih öncesi ve sonrası işe giriş ve çıkış bildirgeleri istendiğinde işe giren ve çıkanların görev, unvan ve tanımları getirildiğinde müvekkilinin çalışmasına uygun pozisyonun olduğunun görüleceğini,
davalı işyerinde müvekkiline uygun çok iş bulunduğunu, öncelikli olarak başka birimlerde değerlendirme düşünülmeden doğrudan iş akdinin feshinin uygun olmadığını beyan ederek iş akdinin feshinin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili; müvekkili ortaklıkta 17.03.2008 tarihinden çalışmaya başlayan ve kabin memuru olarak görev yapan davacının uçuşa elverişli olmadığının tespit edilmesi sonucu istihdam sebebi olan kabin memurluğu görevini sürdüremeyeceğinin anlaşılması nedeniyle iş sözleşmesinin feshedildiğini, feshin geçerli nedene dayandığın beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak kabin memuru olarak çalışan davacının uçuşa elverişli olmadığı yönünde raporu bulunsa da, davacının eğitimi, kıdemi gözetilerek şirket içi eğitim verilmek suretiyle görev değişikliği yapılarak yer hizmetlerinde istihdam edilebilmesinin mümkün olduğu, ancak davalının feshin son çare olması ilkesine aykırı olacak şekilde davacının iş sözleşmesini feshettiği, feshin geçerli nedene dayanmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
4857 sayılı İş Kanunu’nun 21. maddesi uyarınca, mahkemece feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işçinin başvurusu üzerine işveren tarafından bir ay içinde işe başlatılmaz ise, işçiye ödenmek üzere en az 4, an çok 8 aylık ücreti tutarında tazminatın belirlenmesi gerekir. Dairemizin yerleşik uygulaması gereği, iş güvencesi niteliğindeki bu tazminat işçinin kıdemi, fesih sebebi gibi olgular dikkate alınarak belirlenmelidir. Maddenin alt ve üst sınırları aşılamaz.
Üst sınırın aşılmasının tek istisnası 6356 sayılı Sendikalar ve Toplu İş Sözleşmesi Kanunu’nun 25. maddesindeki sendikal nedenle yapılan fesihlerdir. Bu kanun yürürlüğe girdikten sonra sendikal nedenle yapılan fesihlerde tazminat; işçinin başvurusu, işe başlatma ve başlatılmama şartına bağlı olmaksızın işçinin en az bir yıllık ücreti tutarında belirlenecektir. Dairemizin uygulaması bu yöndedir. (12.12.2013 gün ve 2013/8422 Esas, 2013/33052 Karar sayılı ilamımız).
Dairemiz yıllık ücretli izinle ilgili 53. maddedeki kıdem sürelerini dikkate alarak 6 ay ile 5 yıl arasında kıdemi olan işçi için 4, 5 yıl ile 15 yıl arasında kıdemi olan işçi için 5, 15 yıldan fazla kıdemi olan işçi için 6 aylık ücreti tutarında işe başlatmama tazminatın belirlenmesini öngörmekte, fesih sebebine göre bu miktarlarda azami sınır 8 aya kadar da çıkmaktadır.
Somut olayda, davacının iş sözleşmesinin feshinin geçerli nedene dayanmadığı anlaşıldığından feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacı 17.03.2008-13.05.2014 tarihleri arasında çalışmıştır. Kıdem süresi ve fesih sebebine göre işe başlatmama tazminatının 6 ay yerine 5 ay olarak belirlenmesi dosya içeriğine uygun olacaktır. 4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/12981, K. 2015/20958, 9 Haziran 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama