İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat MetniYARGITAY KARARI

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25694 K.2015/32154

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 25/06/2013 tarihinde 1 yıl süreli belirli iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının Genel Müdür pozisyonunda çalışacağını, sözleşme bitimine göre 3 ay kala taraflarca feshedilmediğinden aynı süre ile…

Esas2015/25694Karar2015/32154Tarih12 Kasım 2015Okuma5 dk · 901 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2015/25694 E., 2015/32154 K.·Mahkemesi : Gebze 2. İş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
12 Kasım 2015
Tarihi
09/06/2015
Numarası
2014/410-2015/293
A) Davacı İsteminin Özeti
—
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

901 kelime·5 dk okuma

Davacı vekili, davacı ile davalı arasında 25/06/2013 tarihinde 1 yıl süreli belirli iş sözleşmesi imzalandığını, sözleşmeye göre davacının Genel Müdür pozisyonunda çalışacağını, sözleşme bitimine göre 3 ay kala taraflarca feshedilmediğinden aynı süre ile uzar hükmünce sözleşmenin zincirleme olarak yenilendiğini, bu şekilde belirsiz süreli hale geldiğini, genel müdürlük yetkisinin daha sonra alınan yönetim kurulu kararları ile yönetici sıfatına düşürüldüğünü, tek imza ile işlem yapma yetkisinin elinden alınmış olduğunu, çalıştığı süre boyunca iş adamı profiline uygun bir performans ortaya koyduğunu,

22/04/2014 tarihinde iş akdinin feshedilmiş ancak fesih bildiriminin kendisine tebliğ edilmediğini, Bilgem başkanının değişmesinden sonra ilk icraatlarından birinin müvekkilini işten atmak olduğunu, gerekçe olarak ise davacının iki ayrı şirketin daha bordrosunda gözükmesi ve bir şirkette 2022 yılına kadar müdür olarak atanmış olması ayrıca genel kurul ve yönetim kurulu kararlarını tescil etmekte ihmalkar davranmasının gösterildiğini, iş verenin bu vaziyeti bilerek işe aldığını, bu konuda muvafakatinin bulunduğunu belirterek,

davacının iş akdinin feshinin haksız ve geçersiz olduğunun tespitine ve davacının işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili davacının genel müdür olması nedeniyle iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağını ve işe iade davası açamayacağını, davacının genel müdür olduğunu ve en üst düzey yönetici olduğu ve ticaret sicil gazetesinde yayınlanan kararla yetkilerinin sona ermediğini, yeniden genel müdür olarak atandığını ve yetkilerinde bir kısıtlamaya gidilmediğini, şirketi temsilde yönetim kurulu başkanının bile tek başına imza yetkisi yokken, davacıya da yönetim kurulu başkanı ile birlikte imza yetkisinin müştereken verilmesi onun genel müdürlük sıfatının elinden alındığını göstermeyeceğini, davacı ile ilgili bir takım verilere ulaşılmış olduğunu,

bu konularla ilgili kendisinden savunma istenip, bir günlük süre verildiğini, ancak kendisinin bu savunma talebi yazısını tebellüğ etmekten imtina ettiğini, davacının müvekkili şirkette genel müdür olarak çalışırken farklı iki şirkette daha sigortalı olarak kazanç elde edece şekilde çalıştığını, bu durumun doğrudan haklı fesih nedeni olduğunu, genel müdür sıfatı ile çalıştığı için işe iade davası açma hakkı olmadığını beyan ederek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece davacının tek başına şirketi temsil yetkisi varken şirketi yönetim kurulu başkanı ile birlikte müştereken temsil yetkisi verildiği, bu şekilde tek başına temsil yetkisinin alındığı bu nedenle davacının iş güvencesi kapsamında olduğu, fesih için gerekçe gösterilen davacının başka bir şirkette ortak olmasının davalı işveren tarafından önceden bilindiği, yönetim kurulu kararlarının tescilinde yaşanan gecikmede davacının bir kusurunun olmadığı gerekçesiyle feshin geçersizliğine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

4857 sayılı İş Kanunu'nun 18. maddesi uyarınca işçinin iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilmesi işçinin işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekili ve yardımcıları veya işyerinin bütününü sevk ve idare eden ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekili konumunda bulunmaması gerekir.

İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekilleri herşeyden önce, işletmenin bütününü sevk ve idare eden işveren vekilleri ile yardımcıları olduğuna göre, işletmenin tümünü yöneten genel müdürler ile yardımcıları iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacaktır. Ancak belirtelim ki, işyerinde genel müdür veya genel müdür yardımcısı unvanının kullanılması tek başına iş güvencesi kapsamı dışında bulunma sonucunu doğurmaz. Önemli olan, kendisine temsil yetkisi verilip verilmediği ve işletmenin bütününü yönetip yönetmediğidir; bu hususta görev tanımı ve konumuna bakmak gerekir.

İş güvencesinden yararlanamayacak işveren vekillerinin ikinci gru­bunu, işletmenin değil de işyerinin bütününü yöneten ve işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan işveren vekilleridir.

Buna göre, işletmenin bütününü sevk ve idare edenler, başka bir şart aranmaksızın işveren vekili sayılırken; işletmenin değil de işyerinin bütününü sevk ve idare edenlerin 18’nci madde anlamında işveren vekili sayılabilmesi için ilave olarak, işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisini haiz olması şartı aranır. İşyerinin tümünü sevk ve idare ile işçiyi işe alma ve işten çıkarma yetkisi katlanmış olarak, birlikte aranır. Bu işyeri işletmeye bağlı bir işyeri de olabilir.

Dolayısıyla bir banka şubesi müdürü ile fabrika müdürü, işyerini sevk ve idare etmekle beraber, özgür iradesi ile işçi alma ve işten çıkarma yetkisi yoksa İş Kanunu’nun 18’nci maddesi anlamında işveren vekili sayılmaz. İş güvencesinden yararlanır. Aynı şekilde, işe alma ve işten çıkarma yetkisi bulunan insan kaynakları müdürü ile personel müdürü, işyerinin tümünü yönetmediğinden iş güvencesi hükümlerinden yararlanabilecektir.

Ancak işletmeye bağlı bir işyerinde, bu işyerinin tümünü sevk ve idare eden, ayrıca işe alma ve işten çıkarma yetkisi olan işçi, iş güvencesi hükümlerinden yararlanamaz. Dairemizin uygulaması da bu yöndedir. (26.05.2008 gün ve 2007/35929 Esas, 2008/12484 Karar sayılı ilamımız).

Dosya içeriğine göre somut uyuşmazlıkta davacının davalı şirkette genel müdür unvanıyla çalıştığı, iş sözleşmesinde şirkette en üst düzey yönetici olduğu belirtilerek yönetim kurulu kararları dahilinde şirketi yönetme ve temsil yetkisinin verildiği, fesih tarihinden bir gün önce tescil edilen 14.03.2014 tarihli yönetim kurulu kararıyla şirketi yönetim kurulu başkanı ve davacının birlikte müştereken temsil ve ilzama yetkili kılındığı anlaşılmaktadır.

Davacının fesihten bir gün önce imza yetkisinin yönetim kurulu başkanı ile birlikte kullanması, temsil yetkisinin alındığı anlamına gelmez. Birlikte temsil yetkisi bulunması işveren vekilliği sıfatını sona erdirmez. Davacının iş güvencesi hükümlerinden işveren vekili olması nedeni ile yararlanamaz. Davanın reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hatalıdır.

4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

HÜKÜM

Yukarda açıklanan gerekçe ile; 1. Mahkemenin kararının BOZULARAK ORTADAN KALDIRILMASINA, 2. Davanın REDDİNE, 3. Harç peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, 4.Davacının yaptığı yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, davalının yaptığı 125.00 TL yargılama giderinin davacıdan tahsili ile davalıya ödenmesine, 5.Karar tarihinde yürürlükte bulunan tarifeye göre 1.500 TL ücreti vekaletin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, 6. Peşin alınan temyiz harcının isteği halinde ilgilisine iadesine, Kesin olarak 12/11/2015 tarihinde oybirliği ile karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/25694, K. 2015/32154, 12 Kasım 2015 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/25694
Karar No
2015/32154
Tarih
12 Kasım 2015

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/25699 K.2015/27433
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/25699 K.2015/32875
  • Yargıtay 13. Hukuk Dairesi E.2015/25701 K.2015/33171
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/25702 K.2015/28653
  • Yargıtay 12. Hukuk Dairesi E.2015/25704 K.2015/28875
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/25708 K.2015/31010

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.