KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2015/26460 E., 2018/22494 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Aralık 2018
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
- Dava türü
- ALACAK
Karar Metni
656 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi taraflar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti: Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde iş analisti olarak çalıştığını, davacının işine sebepsiz olarak son verildiğini iddia ederek kıdem ve ihbar tazminatı, yıllık ücretli izin, fazla çalışma ve ikramiye alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. B) Davalı Cevabının Özeti: Davalı vekili, davacı taraf iddia ve delillerini kabul etmediklerini, davacının mazeretsiz işe gelmemesi nedeniyle iş akdinin işverenlikçe haklı nedenle feshedildiğini savunarak davanın reddini istemiştir. C) Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının 1 yıl 3 ay 8 günlük hizmet süresi olduğu, tanık anlatımları itibariyle davacının istifa etmeye zorlandığı, tazminatların ödenmesi konusunda görüşmeler yapılıp sonuç alınamadığı, iş ilişkisinin tazminatlar ödenmek suretiyle tasfiye iradesinin taraflarda var olduğu da dikkate alındığında iş akdinin tazminat gerektirmeyecek şekilde sonlandırıldığının ispat yükümlülüğünün işverene ait olmasına rağmen bu hususun ispatlanamadığı,
davacının 1475 sayılı İş Kanunu’nun 14. maddesinde öngörülen kıdem tazminatı talebinde ve davacının iş akdinin 4857 sayılı İş Kanunu’nun 24 ve 25. maddesinde yazılı nedenlere dayanmaksızın feshedilmiş olması ve 17. maddede belirtilen şekilde usulüne uygun ihbar süresi tanınmamış olması nedeniyle de ihbar tazminatı talebinde haklılık bulunduğu, ikramiye alacağının da tanık beyanları itibariyle yılda 2 maaş olarak verildiğinin belirlendiğinden bu talepte de haklılık bulunduğu,
davacı her ne kadar fazla çalışma ücreti ve yıllık izin ücreti alacağı da talep etmişse de taraflar arasındaki hizmet sözleşmesi itibariyle fazla çalışma ücretinin aylık ücrete dahil olduğu, davacının yasal sınır olan 270 saati aşan fazla çalışmasının bulunmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, davacı ve davalı vekili yasal süresinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalının tüm, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dosyada yer alan bilgi ve belgeler incelendiğinde, davacı tarafından gönderilen 10.08.2012 tarihli ihtarnamede 3.832,27 TL kıdem, 3.788,67 TL ihbar, 5.143 TL fazla çalışma, 2.177,49 TL yıllık izin, 1.945 TL ikramiye alacağı olmak üzere toplam 16.886,43 TL alacağın mevduata uygulanan en yüksek faiz oranı üzerinden tahakkuk edecek faiziyle birlikte ihtarnamenin teslim alındığı tarihten itibaren 3 gün içinde bildirdiği hesabına ödenmesini istemiş, söz konusu ihtarname davalıya 13.08.2012 tarihinde tebliğ edilmiştir.
Davacı 23.10.2012 tarihli dava dilekçesinde her bir alacak kalemi için 1000 TL talepte bulunarak, temerrüt tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, net 2.852,91 TL ihbar tazminatının 1.000 TL sinin dava tarihinden (23/10/2012) kalanının ıslah tarihinden (12/05/2015) itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, net 7.780,00 TL ikramiye alacağının 1.000 TL sinin dava tarihinden (23/10/2012) kalanının ıslah tarihinden (12/05/2015) itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, yıllık izin ücreti alacağı ve fazla çalışma alacağı yönünden davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, davacının dava açmadan önce davalıyı temerrüte düşürdüğü dikkate alınmadan karar verilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nun geçici 3. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7 maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyize konu kararın hüküm fıkrasındaki 2 ve 3 numaralı bentlerinin çıkarılarak yerlerine;
“2- Davacı tarafça davalı aleyhine açılan ihbar tazminatı alacağı davasının KABULÜ ile net 2.852,91 TL.nin temerrüt tarihi olan 16.08.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/26460, K. 2018/22494, 6 Aralık 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama