İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36466 K.2018/13572

Taraflar arasındaki dava sonunda verilen hükmün temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir.Dava dosyası 2797 Sayılı Yargıtay Yasa‘ sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu‘…

Esas2015/36466Karar2018/13572Tarih25 Haziran 2018Okuma5 dk · 1.033 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2015/36466 E., 2018/13572 K.·Mahkemesi :asliye Hukuk (İş) Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
25 Haziran 2018
Dava türü
ALACAK
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.033 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasındaki dava sonunda verilen hükmün temyizen incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmiştir.Dava dosyası 2797 Sayılı Yargıtay Yasa‘ sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu‘ nun 24.11.2015 tarih ve 2015/17913 E. 2015/20248 K. sayılı kararı ile temyiz incelemesi yapılması için Dairemize gönderilmiştir.

Yargıtay Birinci Başkanlık Kurulunun aldığı Yargıtay İş Bölümüne ilişkin kararda Dairemizin ihtisas alanı “ İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku” , temel görevi ise “ İş Hukuku “ olarak belirlenmiştir.

Bu iş bölümüne göre Dairemiz İş Mahkemeleri yada Asliye Hukuk Mahkemelerinin İş Mahkemesi sıfatı ile verdiği kararların temyiz incelemesi ile görevli olduğu, HİİK. nun kararı ile Dairemize gönderilen dava dosyasında ise karar Asliye Hukuk Mahkemesince verildiğinden kararın temyiz incelemesi görevi Dairemize ait değilsede, 2797 Sayılı Yargıtay Yasa‘ sının 6644 Sayılı Yasa ile değişik 60. Maddesi uyarınca oluşturulan Yargıtay Hukuk İşbölümü İnceleme Kurulu‘ nun kararları kesin olup, temyiz incelemesi zorunlu olarak Dairemiz tarafından yapılması gerektiğinden, temyiz talebinin süresinde olduğu anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı şirkette 1998 Mart ayından dava tarihine kadar çalıştığını, bu süreçte işverenlerin değiştiğini, en son işverenin davalı olduğunu, müvekkilinin iş akdinin sürekli her yıl yenilendiğini ve son olarak 01/03/2008 başlangıç, 28/02/2009 bitiş tarihli akdin yapıldığını belirtmiştir. Ancak, daha sonra işverenin çalışanların imzalamak zorunda kalacağı kriz nedeniyle işçiler aleyhine ağırlaştırılmış şartları içeren bir sözleşmeyi imzalamalarını istemiş, davacının imzalamaması üzerine eski sözleşmeyi açıkça feshettiğini beyan etmeden, sosyal hakları ödenmeden iş akdinin haksız olarak feshedildiği, bu sebeple davacıya kıdem, ihbar, kar payı ve 344-345 maddeye uygun tazminatların tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, iddiaların doğru olmadığını, sözleşmenin bitiş tarihinde kendiliğinden sona erdiğini, sürenin dolması üzerine akdin sona erdiğini, davacıya kar payının ödendiğini, herhangi bir alacağının bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini savunmuştur.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, davacının istifa ederek ayrıldığı şirketten iş kanunu hükümlerine göre herhangi bir talepte bulunamayacağı, İş Kanunu 4. Maddesinin bu talep imkanını ortadan kaldırdığı, Borçlar Kanunun uygulanması gerektiği, Borçlar Kanuna göre; ancak bir taraf akde aykırı hareket ederse diğer taraf tazminata hak kazanabildiği, akde aykırılık söz konusu olmadığından davacının kıdem tazminatı talebinde bulunamayacağı, ihbar tazminatına gerek olmadığı, iş akdinin istifa ile sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1- Dosyadaki yazılara toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere ve davacının hava taşıma işinde uçucu personel çalışması nedeni ile fesih tarihinde 818 sayılı Borçlar Kanunu hizmet akti hükümleri kapsamında değerlendirilerek ihbar tazminatının reddine karar verilmesinin isabetli olmasına göre davacının aşğıdaki bentler kapsamında temyiz itirazları yerinde değildir.

2- Davacı, Borçlar Kanunu kapsamında hizmet akti ile çalıştığından ve anılan kanunda kıdem tazminatı öngörülmediğinden kıdem tazminatına hak kazanamayacağı açıktır. Ancak davacı işyerinde Borçlar Kanunu kapsamında kalanlara da kıdem tazminatı ödendiğini ve işyeri uygulaması olduğunu iddia ederek kıdem tazminatı isteminde bulunmuştur.

İşveren tarafından başlangıçta yasal veya akdi bir zorunluluk olmaksızın bir menfaatin tek taraflı olarak devamlı şekilde ve aynı koşullarda sağlanması halinde, işçilerin de zımni kabulleriyle iş akdi hükmü (iş şartı) haline gelen bir işyeri uygulaması oluşur. İşyeri uygulaması iş akdinin içeriği durumuna geldiğinden bağlayıcılık kazanır.

Mahkemece işyerinde uçuş personeline kıdem tazminatı ödenmesi yönünden işyeri uygulaması olup olmadığı, araştırılmadan kıdem tazminatının reddine karar verilmesi hatalıdır.

3- Diğer taraftan davacı işçi fesih tarihinde Borçlar Kanunu’nun 344 ve 345. Maddelerine dayanarak tazminat isteminde bulunmuştur. Davacı iş sözleşmesini ücretlerin düşürülmesi ve çalışma koşullarının ağırlaştırılmasına dayandırmıştır.

Fesih tarihinde yürürlükte olan 344. maddeye göre “Muhik sebeplerden dolayı gerek işçi gerek iş sahibi, bir ihbara lüzum olmaksızın her vakit akdi feshedebilir. Ezcümle ahlaka müteallik sebeplerden dolayı yahut hüsnü niyet kaideleri noktasından iki taraftan birini artık akdi icra etmemekte haklı gösteren her hal, muhik bir sebep teşkil eder. Bu gibi hallerin mevcudiyetini hakim takdir eder. Fakat işçinin kendi kusuru olmaksızın düçar olduğu nispeten kısa bir hastalığı yahut kısa müddetli bir askeri mükellefiyeti ifa etmesi, muhik sebep olarak kabul edilemez”.

345. maddeye göre ise, “Muhik sebepler bir tarafın akte riayet etmemesinden ibaret olduğu takdirde bu taraf diğer tarafa, onun akit ile müstahak iken mahrum kaldığı fer 'i menfaatlerde nazara alınmak üzere tam bir tazminat itasiyle mükellef olur. Bundan başka hakim vaktinden evvel feshin mali neticelerini, hali ve mahalli adeti göz önünde tutarak takdir eder”.

Davacı muhik sebep olarak ücretin düşürülmesi ve çalışma şartlarının ağırlaştırılmasına dayanmıştır. Davacının bu konuda delilleri değerlendirilmeden ve anılan 345. maddesi kapsamında tazminata hak kazanıp kazanmayacağı tartışılmadan, tazminat isteminin reddi isabetsizdir.

4- Davacı ayrıca kardan pay alma isteminde bulunmuş, davalı ise davacının takip eden yılda dağıtım gününde istifa sureti ile ayrıldığı için kazanç paylaşım uygulaması ve prosedürüne göre alamayacağını savunmuştur.

İşveren, işçinin verimini artırmak için ücrete ek olarak, elde ettiği kârdan pay verebilir. Genellikle, işletmenin üretim, yönetim ve satış bölümlerinde önemli görevlerde bulunan personele kâr dağıtımı yapılır. Kâra katılma, ekonomik anlamda işçinin ödüllendirilmesidir.

Kâr payı, sözleşmedeki esaslara göre hesaplanır. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 323 ve 6098 sayılı TBK. nun 403. maddesine göre, işçinin, kâr ve zararla ilgili bilgileri işverenden isteme hakkı bulunmaktadır.

Fesih ve dava tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 323 ve yargılama sırasında yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanununun 403. maddesinde işin sonucundan pay alma biçiminde ortaya çıkan ücret düzenlenmiştir. Anılan maddenin 1. fıkrasına göre “Sözleşmeyle işçiye ücretle birlikte üretilenden, cirodan veya kardan belli bir pay verilmesi kararlaştırılmışa, hesap dönemi sonunda bu pay, yasal hükümler veya genellikle kabul edilmiş ticari esaslar göz önünde tutularak belirlenir”. Görüldüğü gibi, kanunda sadece kardan pay alma düzenlenmemekte, işin sonucundan pay alma ücretle birlikte üretilenden, cirodan veya kardan belli bir pay verilmesini içermektedir.

Diğer taraftan yıl bazında kar payı, yıl sonunda hesaplanan cirodan dağıtılır. İşçi yıl içinde ayrılmış ise aynı yılı dağıtılacak kar payının kıstelyem esasına göre yılda çalışılan süreye oranlanarak verilmesi gerekir. Zira davacı o yıl belirli süre çalışmıştır. Burada feshin sonuca etkisi yoktur.

Davacı 28.02.2009 tarihine kadar çalışmıştır. 2009 yılı sonunda işveren kar yapmış ise ... payı işçilere 2010 yılında dağıtılmıştır. İşverenin dağıttığı kar payı belirlenmeli ve davacıya 2009 yılı çalıştığı süreye oranlanarak bulunacak miktar hüküm altına alınmalıdır. Gerekçesiz ve eksik inceleme ile bu alacağın reddi de bozmabozmayı gerektirmiştir.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine 25.06.2018 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2015/36466, K. 2018/13572, 25 Haziran 2018 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2015/36466
Karar No
2018/13572
Tarih
25 Haziran 2018

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36467 K.2018/13528
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36470 K.2018/13529
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36472 K.2018/13555
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36479 K.2018/14074
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36480 K.2018/13482
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2015/36484 K.2018/13483

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.