KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/13684 E., 2020/1851 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 11 Şubat 2020
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
390 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalılar vekilleri tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalılar vekillerinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- HMK. nın 297/2. maddesine göre “ hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi zorunludur. Bu biçim yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hal, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve Kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir.
Dava icra takibine yapılan itirazın iptali talepli olup, davaya esas takipte 3 ayrı alacak kalemi üzerinden takip yapıldığı halde mahkemece, takibin, hangi alacak kaleminde, kaç lira üzerinden hangi faiz türü ile devam edeceği açıklanmadan 14.522,03 TL. üzerinden devamına karar verilmesinin, hükmedilen miktarın net mi, yoksa brüt mü olduğunun hükümde gösterilmemesinin HMK. nın 297/2. maddesine aykırı olup, infazda tereddüde yol açacağının düşünülmemesi ve hakkın özünün tartışmalı olup, alacağın likit olmaması karşısında icra inkar tazminatına hükmedilemeyeceğinin gözetilmemesi bozma sebebi ise de,
bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün 6100 sayılı HMK'nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile 1086 sayılı HUMK.nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Temyiz olunan kararın hüküm fıkrasının 2 ve 3 numaralı bentlerinin tamamen çıkartılarak, yerlerine;
“2- Davalıların İstanbul 25. İcra Müdürlüğü’ nün 2015/182 esas sayılı takibine yaptıkları itirazın KISMEN İPTALİ ile, takibin
11.000,00 TL. net ücret alacağı,
2.749,47 TL. net ihbar tazminatı ve
772,56 TL. net asgari geçim indirimi üzerinden DEVAMINA,
Ücret alacağına, takip tarihinden itibaren % 18 oranını geçmemek üzere en yüksek banka mevduat faizi,
İhbar tazmimatı ile asgari geçim indirimi alacaklarına % 18 oranını geçmemek üzere yasal faiz yürütülmesine,
Fazlaya ilişkin taleplerin REDDİNE,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/13684, K. 2020/1851, 11 Şubat 2020 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama