KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/20017 E., 2016/14487 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 16 Haziran 2016
- Dava
- Yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyizi üzerine, Dairemizin 02.11.2015 gün 2014/17600 Esas, 2015/3074 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
Karar Metni
317 kelime·2 dk okuma·1 bölüm
Mahkemece, istifa dilekçesinde evlilik nedeniyle işten ayrıldığını ileri sürmediği, eşiyle aynı işyerinde bütün günü birlikte geçirmenin zorluğunu belirttiği, istifa dilekçesi tarihi olan 19.04.2004 tarihinden davanın açıldığı 26.11.2013 tarihine kadar 9 yıl boyunca evlilik nedeniyle ayrıldığı aklına gelmeyen davacının menfaat kıdem tazminatına hak kazandırılmasının hakkın kötüye kullanılmasına izin verilmiş sayılacağı, istifa dilekçesinin irade fesadıyla alınmadığı,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi’nin 2016 yılı içerisinde son dönemlerde verdiği kararlarda özel sebepler veya ailevi nedenler gibi hususlar yer almışsa, işçi kısa süre içinde açtığı davada haklı fesih nedenlerini ileri sürerse, bu dilekçeyi haklı fesih olarak kabul ettiği,
buradaki temel vurgunun davanın kısa süre içerisinde açılması olduğu 7 yıl sonra açılan davada Yargıtay’ın istifaya değer verdiği somut uyuşmazlıkta 9 yılı aşan bir süre olduğu istifa dilekçesinde açıkça evlenme nedeniyle ayrılmak istediğini ifade etmediği farklı bir yorum katılarak kıdem tazminatı talebinin kabulüne imkan bulunmadığı gerekçesi ile bozmaya karşı direnme kararı verilmiştir.
Direnme kararının süresi içinde davacı tarafından temyiz edilmiş olup, Dairemizin 6352 sayılı kanunun 40. maddesi ile eklenen 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun geçici ikinci maddesi uyarınca öncelikle inceleme yetkisi olduğu anlaşılmakla dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
YARGITAY KARARI
Dairemizin “davacının ihbar öneli tanımaksızın fesih imkanına sahip olduğu bu halde 30.04.2004 tarihinden yaklaşık 10 gün öncesi dilekçesini işverene sunması işten istifa etmek sureti ile ayrıldığı şeklinde yorumlanamaz.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/20017, K. 2016/14487, 16 Haziran 2016 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama