KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/3387 E., 2019/12892 K.
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Haziran 2019
- Mahkemesi
- İŞ MAHKEMESİ
Karar Metni
592 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı işyerinde 30/10/2004-07/08/2014 tarihleri arasında ustabaşı olarak, en son net 1.750 TL aylık ücretle çalıştığını, iş akdinin fazla mesai ve genel tatil çalışmalarının karşılığı ücretlerin davalı işveren tarafından ödenmemesinden dolayı müvekkili tarafından haklı nedenle feshedildiğini, müvekkilinin davalı işyerinde haftada 6 gün 08:30 ila 19:00 saatleri arasında, ayrıca haftada en az 2 gün 19:00-22:30 saatleri arasında mesai yaptığını, tüm ulusal ve resmi bayramlarda ve ayda 2 kez Pazar günleri 08:30-19:00 saatleri arasında çalıştığını ancak ücretlerinin ödenmediğini,
yıllık izinlerinin kullandırılmadığını ileri sürerek, kıdem tazminatı ile fazla mesai, hafta tatili, yıllık izin, ulusal bayram ve genel tatil alacaklarının davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının müvekkiline ait işyerinde 10/07/2008 tarihinde çalışmaya başladığını, davacının izne ayrıldığı ve izinden sonra işe geri dönmediğini, davacıya çekilen 18/08/2014 tarihli ihtarın sonuçsuz kaldığını, kıdem tazminatı almaya hak kazanmadığını, davacının tüm yıllık izinlerini kullandığını, müvekkili işyerinde fazla mesai yapılmadığını, hafta ve genel tatillerde çalışma yapılmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davacının iş sözleşmesini fesihte haklı olduğu gerekçesi ile toplanan kanıtlar ve bilirkişi raporuna dayanılarak, hafta tatili alacak talebi ret, diğer talepler ise fazla mesai ile ulusal bayram ve genel tatil alacaklarında yapılan karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) dışında kabul edilmiştir.
D) Temyiz: Kararı davalı vekili temyiz etmiştir. E) Gerekçe: 1- Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava belirsiz alacağın bir türü olan kısmi eda külli tespit talepli olarak açılmış olup, bu dava türünde faiz başlangıcı yönünden Dairemiz uygulaması kısmi dava esaslarıyla aynıdır.
Bu itibarla kıdem tazminatı dışındaki alacaklar bakımından dava dilekçesi ile istenen kısma dava, ıslah (talep artırımı) ile artırılan miktarlar bakımından ise ıslah (talep artırımı) tarihinden itibaren faize hükmedilmesi gerekirken tamamına dava tarihinden itibaren faiz yürütülmesi ve karineye dayalı makul indirim (takdiri indirim) dışında reddedilen alacak miktarı 300 TL olduğundan, davalı lehine 300 TL yerine 30 TL vekalet ücreti takdir edilmesi hatalı olup bozma sebebi ise de,
bu yanlışlıkların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün HMK’nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/3387, K. 2019/12892, 10 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama