İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/4484 K.2019/13047

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya…

Esas2016/4484Karar2019/13047Tarih11 Haziran 2019Okuma7 dk · 1.388 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2016/4484 E., 2019/13047 K.

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
11 Haziran 2019
Mahkemesi
İŞ MAHKEMESİ
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

1.388 kelime·7 dk okuma·1 bölüm

Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı şirkette kabin amiri olarak çalışmakta iken 13.07.2010 tarihinde herhangi bir haklı ve geçerli sebep olmaksızın iş sözleşmesi feshedilen müvekkilinin...

İş Mahkemesinde 2013/769 E. sayılı dosyası ile açtığı işe iade davasının yargılaması sonunda feshin geçersizliğine ve işe iadesine karar verildiğini, hükmün Yargıtay 9. Hukuk Dairesi'nin 2013/14891 E. sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiğini ve müvekkilinin kararın kesinleştiğini öğrendikten sonra yasal süresi içinde ....Noterliğinden davalı işverenliğe gönderdiği ihtarname ile işe başlatılması konusunda talepte bulunduğunu, söz konusu ihtarnamenin 02.04.2014 tarihinde işverenliğe tebliğ edilmesine rağmen müvekkilinin yasal 30 günlük süre içinde işe davet edilmediğini ve kendisine bir tazminat da ödenmediğini,

müvekkilinin işten ayrıldığı tarihte 3.700,00 TL. maaş aldığını, ayrıca her 3 ayda bir çift maaş ve kreş yardımından yararlandığını, fesih tarihi itibariyle aylık ücretinin 3 ayda bir aldığı primlerle birlikte 10.900,00 TL. olduğunu, davalı şirketteki ücret ve primlere ilişkin uygulamaların işe başlatmama tarihinde nasıl olduğuna ilişkin bilgileri bulunmadığından emsal ücretlerin tespiti gerektiğini ileri sürerek, 4 aylık boşta geçen süre ücreti, 4 aylık işe başlatmama tazminatı ile ihbar ve kıdem tazminatı fark alacaklarının davalıdan tahsilini istemiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, müvekkili ortaklıkta kabin amiri olarak görev yapmakta iken uçuşa elverişliliğini ve istihdam gerekçesini yitiren davacının iş sözleşmesinin 13.07.2010 tarihinde ihbar ve kıdem tazminatları ödenmek suretiyle feshedilmesi üzerine...

İş Mahkemesinde 2013/769 E. ile açtığı işe iade davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kabulü ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verildiğini, hükmün Yargıtay 9.Hukuk Dairesi'nin 20.01.2014 tarihli ilamı ile onanmak suretiyle kesinleştiğini, söz konusu onama ilamının davacı vekiline 10.03.2014 tarihinde tebliğ edildiğini,

yasal düzenleme gereğince vekil ile takip edilen işlerde tebligat vekile yapılıp sürelerin tebliğ tarihinden itibaren başlayacağı gibi İş Kanunu'nun 21/5. maddesinde öngörülen 10 iş günlük süre içerisinde işe başlatılma başvurusu başlangıcının da Yargıtay onama kararının davacı vekiline tebliğ tarihinden itibaren hesaplanacağını, buna göre 10 günlük sürenin 20.03.2014 Cuma günü mesai bitiminde dolmuş olmasına rağmen davacı ve vekili tarafından kesinleşen mahkeme kararı gereğince işe başlatılma yönünden herhangi bir başvuru yapılmadığını, bu nedenle müvekkili ortaklıkça yapılan feshin geçerli hale geldiğini,

müvekkili ortaklıkça yapılan fesih geçerli olduğundan ve fesih ile birlikte davacıya 07.06.2000-13.07.2010 dönemine ilişkin kıdem ve ihbar tazminatları da ödenmiş olduğundan davacının müvekkili ortaklıktan herhangi bir hak ve alacağı bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti

Mahkemece, davacının yasal süresi içinde davalı işverene işe iade başvurusunda bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillerle kararın dayandığı kanuni gerektirici sebeplere göre, davalının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde değildir.

2-Taraflar arasında davacının yasal süresi içinde davalı işverene işe iade başvurusunda bulunup bulunmadığı uyuşmazlık konusudur.

4857 sayılı İş Kanununun 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre, işçi kesinleşen mahkeme kararının kendisine tebliğinden itibaren on iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır. Aksi halde işverence yapılan fesih geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur.

Yasada işçinin şahsen başvurması gerektiğine dair bir düzenleme bulunmamaktadır. İşçi, işe başlatılma konusundaki iradesini bizzat işverene iletebileceği gibi vekili ya da üyesi olduğu sendika aracılığı ile de ulaştırabilecektir. Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun Dairemizce de benimsenen görüşü bu yöndedir (Yargıtay HGK 17.6.2009 gün ve 2009/9‑232E, 2009/278K.).

İşveren işe iade için başvuran işçiyi (1) ay içinde işe başlatmak zorundadır. Aksi halde en az dört, en fazla sekiz aylık ücret tutarında belirlenen iş güvencesi tazminatı ile boşta geçen süreye ait en çok dört aya kadar ücret ve diğer hakları işçiye ödemek zorundadır.

İşçinin işe iade yönündeki başvurusu samimi olmalıdır. İşçinin gerçekte işe başlamak niyeti olmadığı halde, işe iade davasının sonuçlarından yararlanmak için yapmış olduğu başvuru geçerli bir işe iade başvurusu olarak değerlendirilemez. İşçinin süresi içinde işe iade yönünde başvurusunun ardından, işverenin daveti üzerine işe başlamamış olması halinde, işçinin gerçek amacının işe başlamak olmadığı kabul edilmelidir.

Başka bir anlatımla, işçi işverene hiç başvurmamış gibi sonuca gidilmelidir. Bu durumda işverence yapılan fesih, 4857 sayılı Yasanın 21 inci maddesinin beşinci fıkrasına göre geçerli bir feshin sonuçlarını doğurur. Bunun sonucu olarak da, işe iade davasında karara bağlanan işe başlatmama tazminatı ile boşta geçen s-üreye ait ücret ve diğer hakların talebi mümkün olmaz.

Ancak, geçerli sayılan feshe bağlı olarak işçiye ihbar ve koşulları oluşmuşsa kıdem tazminatı ödenmelidir (Yargıtay 9.HD. 14.10.2008 gün 2008/29383 E, 2008/27243 K.).

İşe iade yönündeki başvurunun on iş günü içinde işverene bildirmesi gerekmekle birlikte, tebligatın postada gecikmesinden işçinin sorumlu olması düşünülemez.

İşverenin de işçinin işe başlama isteğinin kabul edildiğini (1) ay içinde işçiye bildirmesi gerekir. Tebligat sorunları sebebiyle bildirimin süresi içinde yapılamaması halinde, bundan işveren sorumlu tutulamaz. İşverence yasal süre içinde gönderilmiş olsa dahi, işçinin bir aylık işe başlatma süresi aşıldıktan sonra eline geçen bildirim üzerine makul bir süre içinde işe başlaması gerekir.

Burada makul süre işçinin işe daveti içeren bildirim anında işyerinin bulunduğu yerde ikamet etmesi durumunda en fazla iki günlük süre olarak değerlendirilebilir. İşçinin işe iadeyi içeren tebligatı işyerinden farklı bir yerde alması halinde ise, 4857 sayılı Yasanın 56. maddesinin son fıkrasındaki izinler için öngörülen en çok dört güne kadar yol süresi makul süre olarak değerlendirilebilir. Bu durumda işçinin en fazla dört gün içinde işe başlaması beklenmelidir.

İşverenin işe davete dair beyanının da ciddî olması gerekir. İşverenin işe başlatma amacı olmadığı halde işe başlatmama tazminatı ödememek için yapmış olduğu çağrı, gerçek bir işe başlatma daveti olarak değerlendirilemez. İşçinin işe iade sonrasında başvurusuna rağmen işe başlatılmaması halinde, işe başlatılmayacağının sözlü ya da eylemli olarak açıklandığı tarihte veya bir aylık başlatma süresinin sonunda iş sözleşmesi işverence feshedilmiş sayılır.

Somut uyuşmazlıkta; davacının iş akdinin 12.07.2010 tarihli fesih bildirimi ile İşk.'nun 17-18. maddelerine göre kıdem ve ihbar tazminatları ödenmek suretiyle feshedildiği, bu fesih işlemi üzerine davacı tarafından Bakırköy 19.İş Mahkemesinde işe iade talebi ile açılan 2013/769 E. sayılı davanın yargılaması sonunda 07.10.2013 tarihli karar ile feshin geçersizliğine ve davacının işe iadesine karar verilerek,

yasal süresi içinde işe iadesi için işverene müracaatı halinde hak kazanılacak olan ve kararın kesinleşmesine kadar geçecek en çok 4 aya kadar ücret ve diğer haklarının ödenmesi gerektiğinin tespitine ve yasal süresi içinde yaptığı başvuruya rağmen davalı işverenlikçe süresi içinde işe başlatılmaması halinde ödenmesi gereken tazminat miktarının 4 aylık brüt ücreti olarak belirlenmesine karar verildiği, hükmün Dairemizin 20.01.2014 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, davacı vekiline PTT aracılığı ile gönderilen Yargıtay onama kararının 10.03.2014 tarihinde “muhatabın sekreteri ... imzasına” şerhi ile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Davacı vekili müvekkilinin işe iade kararının kesinleşmesini öğrendikten sonra yasal süresi içinde Büyükçekmece 9. Noterliği'nin 31.03.2014 tarihli ihtarnamesiyle işe iade başvurusunda bulunduğunu, Dairemiz onama kararının 10.03.2014 tarihinde “muhatabın sekreteri ... imzasına” şerhi ile kendisine yapılan tebligatın usulüne uygun olmadığını ve bu isimle bir çalışanının bulunmadığını iddia etmiştir.

Davalı işveren ise 10.03.2014 tarihinde yapılan tebligatın usulüne uygun olduğunu ve buna göre işe iade başvurusunun süresinde olmadığını savunmuştur.

Mahkemece, Dairemiz onama kararının davacı vekilinin sekreteri ... imzasına 10.03.2014 tarihinde tebliğ edildiği şerhi bulunmasına rağmen, yaptırılan kolluk araştırmasında ...'nın davacı vekilinin sekreteri olmadığının tespit edildiği, bu şahsın davacı vekilinin değil başka bir avukatın sekreteri olduğunun hizmet döküm cetvelinden anlaşıldığı gerekçesiyle ve davacı asilin 31.03.2014 tarihinde yaptığı işe iade başvurusunun süresinde olduğu, davalı işverenin yasal süresi içinde davacıyı işe başlatmadığı kabul edilerek sonuca gidilmiştir.

Dosya kapsamında bulunan işe iade talepli ...İş Mahkemesinin 2013/769 E. sayılı dosyasının incelenmesinde, hükmün Dairemizin 20.01.2014 tarihli kararı ile onanarak kesinleştiği, davacı vekili Av. ...'ya PTT aracılığı ile gönderilen Yargıtay onama kararının 10.03.2014 tarihinde “muhatabın sekreteri ... imzasına” şerhi ile tebliğ edildiği anlaşılmaktadır.

Mahkemece yapılan kolluk araştırmasında tebligatta bahsi geçen "..." isimli şahsın davacı vekili Av. ... ile aynı adreste bulunan Av. İsmail Hakkı Altan'ın yanında çalıştığı tutanak altına alınmış olup, işe talepli ....İş Mahkemesinin 2013/769 E. sayılı dosyasında mevcut yetki belgesinde de davacı vekili Av. ... tarafından Av. ...'a davacı adına yetki verildiği anlaşılmaktadır. Diğer taraftan işe iade talepli dosyada verilen gerekçeli kararın davacı vekili Av. ... adına "..." isimli aynı şahsa 13.11.2013 tarihinde tebliğ edildiği ve davacı vekilinin bu tebligata herhangi bir itirazının mevcut olmadığı görülmüştür.

Yukarıda belirtilen hususlar birlikte değerlendirildiğinde, davacı vekili Av. ...'ya Dairemiz onama kararının 10.03.2014 tarihinde “muhatabın sekreteri ... imzasına” şerhi ile usulüne uygun olarak tebliğ edildiği ve 31.3.2014 tarihinde davacı asil tarafından yapılan işe iade başvurusunun süresinde olmadığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı gerekçeyle sonuca gidilmesi hatalı olup, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ / HÜKÜM

F) SONUÇ

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı sebepten dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 11/06/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/4484, K. 2019/13047, 11 Haziran 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2016/4484
Karar No
2019/13047
Tarih
11 Haziran 2019

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/4486 K.2019/13028
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/4487 K.2019/13029
  • Yargıtay 1. Hukuk Dairesi E.2016/4488 K.2019/3884
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/4489 K.2019/13030
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/4494 K.2019/13031
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2016/4495 K.2019/13157

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.