KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2016/7312 E., 2017/4296 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 20 Mart 2017
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
588 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın reddine karar verilmiştir. Hüküm duruşmalı olarak süresi içinde davacı avukatı tarafından temyiz edilmiş ise de; işin mahiyeti itibarıyla duruşma isteminin reddine, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verilmiş olmakla dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili, davacının davalı işverenin genel müdürlüğü bünyesinde çalışmaya başladığı 01/05/2007 tarihinden, iş akdinin davalı banka tarafından 30/06/2015 tarihli personel komitesi kararıyla feshedildiği 01/07/2015 tarihine kadar kesintisiz çalıştığını, fesih işleminin geçersiz olduğunu iddia ederek, davacının işine iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalı Cevabının Özeti:
Davalı vekili, davacının iradesinin işe iade olmadığını, bankanın davacıyı, dava dilekçesinin tebliğinden 44 gün önce 05/08/2015 tarihinde işe davet ettiğini, davacının bu teklifi kabul etmediğini, kendisi çalışmadığı gibi diğer çalışma arkadaşlarını da rahatsız etmek suretiyle çalışmalarını engellediğini, davacının iş akdinin haklı sebeple derhal feshedildiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, davalı tarafça davacının işe davet edildiğini ve tüm bu şartları sağlar şekilde işe davet ettiğini, davalı işverenin işe davetinin yasal unsurları taşıdığını ve samimi olduğu ve davalı işverenin işe davetine icabet etmeyen davacının işe iade isteminde samimi olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı davacı vekili yasal süresi içinde temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacının işe başlama niyetinin samimi olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Türk Medeni Kanunu’nun 2. maddesi uyarınca “herkes, haklarını kullanırken ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına uymak zorundadır.
Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz.” Objektif iyi niyet olarak da tanımlanan ve dürüstlük kuralını düzenleyen madde, bütün hakların kullanılmasında dürüstlük kuralı çerçevesinde hareket edileceğini ve bir kimsenin başkasını zararlandırmak ya da güç duruma sokmak amacıyla haklarını kötüye kullanılmasını yasanın korumayacağını belirtmiştir. Keza 6100 Sayılı HMK.’un 28/1 maddesine göre “Taraflar, dürüstlük kuralına uygun davranmak zorundadırlar”.
Tarafların iyiniyeti veya kötüniyeti(Y. İBK. 14.2.1951 gün ve 17/1), taraflarca ileri sürülmese dahi dosyadan anlaşıldığı takdirde hakim resen dikkate alacaktır(Y. HGK. 21.10.1983 gün ve 1981/1-30 E, 1983/1000 K).
Dosya içeriğine göre; davacı işçinin iş akdinin davalı banka tarafından 30/06/2015 tarihli personel komitesi kararıyla feshedildiği, davalı banka kayıtlarından davacı işçi ile banka yetkilileri arasında 05.08.2015 tarihinde davacının işe davet görüşmesinin yapıldığı, işe başlaması yönünde uğraşıldığı anlaşılmaktadır. Ancak fesih nedeninin davacının iş ortamında uyumsuz bir kişi olduğuna ve iş arkadaşlarının motivasyonunu bozduğuna ilişkin olması karşısında; davacı işçinin davanın sonuçlanması yolu ile işe başlama iradesinde bulunmuş olmasının yasaya uygun olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenlerle mahkemenin davacı işçinin işe iade yönündeki iradesinin samimi olmadığına dair kabulü hatalı olup, davanın kabulü yerine reddine karar verilmesi hatalıdır.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2016/7312, K. 2017/4296, 20 Mart 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama