KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/12139 E., 2019/17875 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 10 Ekim 2019
Karar Metni
545 kelime·3 dk okuma·1 bölüm
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen kararın, temyizen incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle, temyiz taleplerinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
1- Dosyadaki bilgi ve belgelere, delillerin taktirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2- Davacı davalıyı dava konusu alacaklar açısından davadan önce noterden gönderdiği ihtarnamesi ile 13.01.2014 tarihi itibarı ile temerrüde düşürmüştür.
Dairemiz uygulamasına göre işçilik alacaklarını hesaplayıp, ödeme yükümlülüğü işverene ait olduğundan temerrüt ihtarında miktar olmaksızın alacağın isminin belirtilmesi yeterlidir. Bu durumda tam temerrüt, miktar belirtilmiş ise miktar ile sınırlı temerrüt kabul edilmektedir.
Somut uyuşmazlıkta davacı fazlaya ilişkin haklarını da saklı tuttuğu temerrüt ihtarında miktar belirtmiş, faizin temerrüt tarihinden yürütülmesini talep etmiştir.
Tam temerrüt için diğer alacaklar açısından miktarlar fazlası ile yeterli ise de, ihbar tazminatı 1.000,00 TL. ücret alacağı 3.000,00 TL. olarak belirtilmiş, davalı bu alacaklar açısından, bu miktarlar ile temerrüde düşürülmüştür.
Buna göre ihbar tazminatının 1.000,00 TL. sine, ücret alacağının ise 3.000,00 TL. sine temerrüt tarihinden, artan miktarlara ise ıslah tarihinden faiz yürütülmesi gerekirken bu iki alacağın tamamına temerrütten faiz yürütülmesi, ücret eki niteliğinde olmayan asgari geçim indirimi alacağına yasal faiz yerine en yüksek banka mevduat faizi yürütülmesi,
hükme dayanak bilirkişi raporundan asgari geçim indirimi alacağının 66,49 TL. belirlenmesine ve kararın gerekçesinde bu miktara işaret edilmesine rağmen 342,48 TL. asgari geçim indirimi alacağına hükmedilmesi ve hükmün taraflar lehine yada aleyhine kurulması gerektiği gözetilmeyerek vekalet ücretinin vekil ile temsil edilen davacı ve davalı lehine hükmedilmesi gerekirken “ vekiller “ lehine hükmedilmesi hatalı olup, bozma sebebi ise de, bu hususların düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, hükmün HMK. nun geçici 3/2. maddesi yollaması ile HUMK. nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.
Sonuç:
Hüküm fıkrasının alacakların kabul/reddine ilişkin 1 numaralı bendi ile 2 ve 5 numaralı bentlerinin çıkartılarak, yerlerine;
“ 1- Davanın kısmen kabulü ile;
2.064,60 TL. brüt ihbar tazminatından, 1.000,00 TL. sinin temerrüt tarihi olan 13.01.2014 tarihinden, 1.064,60 TL. sinin ıslah tarihi olan 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
66,49 TL.net asgari geçim indirimi alacağının temerrüt tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte,
3.345,32 TL. net ücret alacağından, 3.000,00 TL. sinin temerrüt tarihi olan 13.01.2014 tarihinden, 345,32 TL. sinin ıslah tarihi olan 13.10.2015 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte,
748,28 TL. brüt fazla mesai ücreti ile
95,46 TL. brüt hafta tatili ücretinin temerrüt tarihi olan 13.01.2014 tarihinden itibaren işleyecek en yüksek banka mevduat faizi ile birlikte, davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
2- Davacı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT. sinin 13/1. maddesi uyarınca belirlenen 1.500,00 TL. vekalet ücretinin davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine,
Davalı vekil ile temsil edildiğinden karar tarihindeki AAÜT. sinin 13/2. maddesi uyarınca belirlenen 579,99 TL. vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalıya verilmesine,
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/12139, K. 2019/17875, 10 Ekim 2019 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama