KÜNYE
9. Hukuk Dairesi 2017/28 E., 2017/1114 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi
- Mercii
- Yargıtay
- Karar tarihi
- 6 Şubat 2017
- Dava
- Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar Metni
920 kelime·5 dk okuma·1 bölüm
Yerel mahkemece, davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde taraflarca temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:
YARGITAY KARARI
A) Davacı İsteminin Özeti:
Davacı vekili; müvekkilinin 26/04/2011 tarihinden iş akdinin haksız şekilde feshedildiği tarihe kadar T.C. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığının taşra teşkilat birimlerinden olan ... İl Müdürlüğüne bağlı ... ve Kız Yerleştirme Yurdunda bakım elemanı olarak çalıştığını, müvekkili her ne kadar taşeron işveren işçisi olarak görünse de aslında emir ve talimatları il müdürlüğü yetkililerinden aldığını, işveren tarafından 30/04/2013 tarihinde gönderilen ve 08/05/2013 tarihinde taraflarına tebliğ edilen fesih bildirimine göre iş akdinin 4857 Sayılı Kanun'un 25/II (ı) bendi uyarınca feshedildiğini, feshin geçerli olmadığını ileri sürerek, iş akdinin feshinin haksız ve geçersiz olduğunun tespiti ile işçinin işe iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
B) Davalıların Cevabının Özeti:
Davalı T.C.
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı vekili; davanın davacının diğer davalı İdeal ...Adi Ortaklığı ile aralarında akdedilen hizmet sözleşmesinin feshinden kaynaklandığını, müvekkili idare ile davacı arasında akdedilen bir hizmet sözleşmesi olmadığını, davanın husumet yönünden reddi gerektiğini, müvekkili idare ile diğer davalı şirket arasında 4734 Sayılı Kamu İhale Kanunu ve kanun çerçevesinde yayımlanan mevzuat uyarınca açık arttırma usulü ile ihale edilen hizmet alımlarına ilişkin uygulanacak şartnameye göre akdedilen bir hizmet alım sözleşmesinin bulunduğunu,
bu sözleşmeye göre hukuki sorumluluğun işveren şirkete ait olup taleplerin muhatabının da işveren şirket olduğunu, 4857 Sayılı Yasa'nın 18. maddesinde işyerinde işveren şirkete bağlı olarak çalışan 30 işçi olup olmadığının denetlenmesi,
bu koşulun mevcut olmaması halinde davanın reddine karar verilmesi gerekeceğini, dava şartları mevcut olsa bile iş akdinin feshinin haklı nedene dayandığını, bu durumun işçi hakkında iş yerinde tutulan tutanaklar ile sabit olduğunu, davacının görevinin yüklediği sorumlulukları yerine getirmediğini, davacının tazminat miktarını açık olarak belirtmediğini, tazminat talep edilmesinin mümkün olmadığı gibi belirtilen sürelere denk gelen tazminat miktarının da kabul edilemeyeceğini,
4734 Sayılı Kamu İhale Kanununun genel tebliği uyarınca asgari işçilik maliyeti ve bu maliyet üzerinden hesaplanan % 3 oranındaki sözleşme ve genel giderleri karşılayan maliyet kalemleri kapsamında kalan tazminat giderlerinin idare tarafından yükleniciye ödendiğini, idarenin ödemekle yükümlü olduğu bir borcunun bulunmadığını savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Davalı İdeal ...Adi Ortaklığı cevap dilekçesi sunmamıştır.
C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:
Mahkemece, feshe dayanak yapılan olay nedeniyle 6 iş günü geçtikten sonra ve tüm dosya kapsamına göre İş Kanunu 25/II-ı maddesine göre değerlendirilemeyecek şekilde haksız nedenle feshedilmekle davacının işe iade talebinin yerinde olduğu gerekçesi ile feshin geçersizliğine, davacının işe iadesine karar verilmiştir.
D) Temyiz:
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
E) Gerekçe:
Davada taraf sıfatı bulunmayan...'nin şahsi sorumluluğunu çağrıştıracak şekilde gerekçeli karar başlığında davalı sıfatı ile yer alması mahallinde düzeltilebilecek maddi hata niteliğinde kabul edilmiştir.
Somut uyuşmazlıkta, mahkemenin feshe dayanak yapılan olay nedeniyle 6 iş günü geçtikten sonra feshin yapıldığı gerekçesi hatalı ise de, davacının iş sözleşmesinin feshinin haklı veya geçerli nedene dayandığı davalılar tarafından ispatlanmadığından feshin geçersizliğine karar verilmesi yerindedir. Ancak davacının hangi işverene işe iade edileceği açıklanmamış, gerekçeli kararın hüküm fıkrasında da davacının hangi davalı nezdinde işe iadesine karar verildiği belirtilmediği gibi davada birden çok davalı bulunmasına karşın 4 aylık boşta geçen süre ücretinden hangi davalının sorumlu olduğu da açıkça belirtilmeden karar verilmiştir.
Feshin geçersizliği ve işe iade davasının alt ve asıl işveren ilişkisinde, her iki işverene birlikte açılması halinde, davacı işçi alt işveren işçisi olup, iş sözleşmesi alt işveren tarafından feshedildiğinden, feshin geçersizliği ve işe iade yükümlülüğü alt işverenindir. Asıl işverenin iş ilişkisinde sözleşmenin tarafı sıfatı bulunmadığından, asıl işverenin işe iade yönünde bir yükümlülüğünden sözedilemez. Asıl işverenin işe iade kararı sonrası işçinin işe başlamak için başvurması ve alt işverenin işe almamasından kaynaklanan işe başlatmama tazminatı ile dört aya kadar boşta geçen süre ücretinden İş Kanununun 2/6. maddesi gereği alt işverenle birlikte sorumluluğu vardır.
Mahkemece bu hususlar gözetilmeksizin, hüküm kısmında işe iadeden ve işe iadenin mali sonuçlarından hangi davalı/davalıların sorumlu olduğunun açık ve net bir şekilde belirtilmemesi HMK.nun 297/2. maddesine aykırıdır.
Ayrıca, işe iade davasında işe başlatmama tazminatının sınırının belirlenmesi mahkemenin takdirinde olup, işe başlatmama tazminatı türünün talepten farklı belirlenmesi hali davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesini gerektirmez. Bu husus gözden kaçırılarak, mahkemece davalılar lehine vekalet ücreti takdir edilmesi de isabetsizdir.
4857 sayılı İş Yasasının 20/3 maddesi uyarınca Dairemizce aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.
Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/28, K. 2017/1114, 6 Şubat 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama