İçeriğe geç
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU
Uzmanlık
  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık
  • Şirket Danışmanlığı
  • Marka Hukuku
  • Telif Hukuku
  • Tahkim Hukuku
  • Gayrimenkul Hukuku
Makaleler
  • Tüm Makaleler
  • Aile Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Gayrimenkul Hukuku
  • Tazminat Hukuku
  • İdare ve Vergi Hukuku
  • Dolandırıcılık ve İBAN Mağduriyeti
  • Miras Hukuku
  • Trafik Hukuku
  • KVKK ve Veri Koruma Hukuku
  • Yapay Zeka ve Web3 Hukuku
  • Enerji ve Çevre Hukuku
  • Silah Suçları
  • Arabuluculuk
  • Ceza Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Medeni Hukuk
  • AİHM ve Anayasa Mahkemesi Başvuru
  • Delil Hukuku ve Emsal Kararlar
  • İş ve Sosyal Güvenlik Hukuku
  • İcra ve İflas Hukuku
  • Sağlık Hukuku ve Malpraktis
  • Fikri Mülkiyet, Marka ve Patent Hukuku
  • Uyuşturucu Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Kripto Para Hukuku
  • Borçlar Hukuku
  • Mevzuat ve Yargıtay Kararları
  • Forex Hukuku
  • Ticaret Hukuku
  • Tüketici Hukuku
  • Sigorta Hukuku
  • Yabancılar ve Vatandaşlık Hukuku
  • Örgütlü Suçlar
Kaynaklar

NE YAPMALIYIM?

  • Ne Yapmalıyım?
  • Avukat Seçme Rehberi
  • Uzaktan Temsil
  • Arabuluculuk

MEVZUAT

  • TCK Rehberi
  • CMK Rehberi
  • HMK Rehberi
  • Mevzuat

HUKUKI SÖZLÜK

  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Dilekçeler
  • İnfaz Hesaplama
Karar Arşivi
  • Yargıtay Kararları
  • Danıştay Kararları
  • AYM Bireysel Başvuru
  • AYM Norm Denetimi
  • İstinaf (BAM) Kararları
  • İlk Derece Mahkeme Kararları
  • Karar Arama
Vaka Sonuçları
Hakkımızda
  • Büro Profili
  • Özgeçmiş
  • Medyada Biz
  • Çalışma İlkelerimiz
  • Çalışma Metodolojimiz
  • Online Danışmanlık
  • Ödeme
  • Kariyer
İletişim
  1. Anasayfa
  2. /Yargıtay Kararları
  3. /9. Hukuk Dairesi

YARGITAY · 9. HUKUK DAİRESİ

İçtihat Metni

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/367 K.2017/18885

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

Esas2017/367Karar2017/18885Tarih23 Kasım 2017Okuma5 dk · 996 kelime

KÜNYE

9. Hukuk Dairesi 2017/367 E., 2017/18885 K.·Mahkemesi :iş Mahkemesi

Mercii
Yargıtay
Karar tarihi
23 Kasım 2017
Dava
Davacı, feshin geçersizliğine, işe iadesine ve yasal sonuçlarına hükmedilmesine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni, Yargıtay Karar Arama kaynağından olduğu gibi aktarılmıştır; metne müdahale edilmemiştir. Kişisel veriler maskelenmiştir. Bu karar için özgün analiz henüz yazılmamıştır.

Karar Metni

996 kelime·5 dk okuma·1 bölüm

Yerel mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir. Hüküm süresi içinde davalı avukatı tarafından temyiz edilmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü:

YARGITAY KARARI

A) Davacı İsteminin Özeti:

Davacı vekili, davalı şirketin 25/08/2010 tarihinde gerçekleşen olağan genel kurul toplantısında 3 yıl süre ile yönetim kurulu üyeliğine davacı babası (merhum)... amcası... ve ağabeyi ...' in seçildiğini, genel kurul evrakının 03/09/2010 tarih ve 7642 sayılı Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edildiğini, davalı şirketi yetkisi 25/08/2013 tarihinde sona ermesine rağmen tek başına attığı imzalar ile sevk ve idare eden ...' in yönetim kurulu başkanı olduğu dava dışı şirket olan ....

A.Ş.' nin de 2014 yılı şubat ayına kadar fiili idaresini gerçekleştirdiğini, haksız menfaatler temin etmeye yönelik girişimleri nedeni ile mahkemeler nezdinde yargılamalarının devam ettiğini, 04/11/2014 tarihinde ...

26. Noterliğinin 12515 yevmiye numarası ile keşide edilen ihtarnamede iş akdinin sona erdiğinin bildirildiğini, davalı tarafça hukuka aykırı biçimde gerçekleştirilen iş akdinin feshinin yoklukla malul olması nedeni ile hizmet ilişkinin halen sürdüğünün tespitine, davanın işe iade davası olarak görülmesine ve işe iadesine, fesih bildirimi tarihinden itibaren çalışmadığı süreye ilişkin 4 aylık ücretinin ve sosyal haklarının davalıdan tahsiline ve işe iade kararına rağmen işe başlatılmaması halinde davalının 8 aylık giydirilmiş brüt ücreti tutarında tazminat ödemeye mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabının Özeti:

Davalı vekili, davacının işveren vekili olduğu, bu sebeple iş güvencesi hükümlerinden yararlanamayacağı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

C) Yerel Mahkeme Kararının Özeti:

Mahkemece yapılan yargılama sonunda, işyerinde işveren vekili sıfatında bulunanların işçi işe alıp çıkarma yetkisi mevcutsa iş güvencesi hükümlerinden yaralanmayacakları, davacının bu konumda olmadığı,

D) Temyiz:

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

E) Gerekçe:

6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 ve 6100 sayılı HMK.’un 33. maddeleri uyarınca yargıç tarafların hukuki nitelendirmesi ile bağlı değildir. Yargıç aradaki sözleşmesel ilişkiyi yorumlar, sözleşme türünü ve içeriğini kendisi belirler.

Diğer taraftan, görev kamu düzenindendir ve dava şartıdır(HMK. Mad. 1, 114). Mahkemece yargılamanın her aşamasında dikkate alınır. Dolayısı ile görev nedeni ile uyulan bozma kararı usulü müktesep hak teşkil etmez. Kısaca görev konusu usulü müktesep hakkın istisnalarındandır.

4857 sayılı Kanun’un 8. maddesinin 1. fıkrasına göre, iş sözleşmesi, bir tarafın (işçi) bağımlı olarak iş görmeyi diğer tarafın (işveren) da ücret ödemeyi üstlenmesinden oluşan sözleşmedir. Ücret, iş görme ve bağımlılık iş sözleşmesinin belirleyici öğeleridir.

İş sözleşmesini belirleyen ölçüt hukuki-kişisel bağımlılıktır. Gerçek anlamda hukuki bağımlılık işçinin işin yürütümüne ve işyerindeki talimatlara uyma yükümlülüğünü içerir. İş sözleşmesinde bağımlılık unsurunun içeriğini işverenin talimatlarına göre hareket etmek ve iş sürecinin ve sonuçlarının işveren tarafından denetlenmesi oluşturmaktadır. Bağımlılık iş sözleşmesini karakterize eden unsur olup, genel anlamıyla bağımlılık, hukuki bağımlılık olarak anlaşılmakta olup, işçinin belirli veya belirsiz bir süre için işverenin talimatına göre ve onun denetimine bağlı olarak çalışmasını ifade eder.

6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 135. Maddesi uyarınca “yönetim organı", anonim şirketler ve kooperatiflerde yönetim kurulu, limited şirketlerde müdür veya müdürler, şahıs şirketleriyle sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketlerde yöneticidir. Aynı kanunun 368. Maddesi uyarınca “Yönetim kurulu, ticari mümessil ve ticari vekiller atayabilir. Devamı 370/2 maddesine göre ise “Yönetim kurulu, temsil yetkisini bir veya daha fazla murahhas üyeye veya müdür olarak üçüncü kişilere devredebilir. En az bir yönetim kurulu üyesinin temsil yetkisini haiz olması şarttır”.

Kişi organ statüsündeki murahhas azalar dışında anonim şirket yönetim kurulunu oluşturan kişilerle şirket tüzel kişiliği arasındaki ilişki kural olarak vekalet akdine dayansa da bu ilişkinin iş ilişkisi olarak kurulmasına da bir engel bulunmamaktadır. O halde hukuki nitelendirme her somut olaydaki çalışma ilişkisi özelinde yapılmalıdır (Prf. Dr. Sarper Süzek, İş Hukuku, Yenilenmiş 10. Bası. İstanbul s. 133-134;

Türk Borçlar Kanunu ticari temsilciyi “işletme sahibinin, ticari işletmeyi yönetmek ve işletmeye ilişkin işlemlerde ticaret unvanı altında, ticari temsil yetkisi ile kendisini temsil etmek üzere, açıkça ya da örtülü olarak yetki verdiği kişi” olarak tanımlamıştır(Mad.547/1). Aynı kanunun 554. Maddesinde ticari temsilci ile temsil ettiği kişi arasında hizmet, ortaklık veya vekâlet sözleşmelerinin olabileceği, ancak bunun sınırlı olmadığı, taraflar arasında başkaca hukuki ilişkilerin de bulunabileceği belirtilmiştir. Kısacası ticari temsilci ile işletme sahibi arasında iş ilişkisi kurulabilir.

Kişinin şirkette pay sahibi olması tek başına kişi organ sayılmasını gerektirmez. Temsil etmiyor veya şirket adına alınan kararlarda etki sahibi değil, ortaklık payı sembolik veya kazanç payı dışında bir ücretlendirme de yapılmıyor ise iş sözleşmesi ile çalıştığı kabul edilebilir.

Dosya içeriğine ve Sigorta Hizmet Cetveline göre davacı davalı şirkette 16.12.2002 tarihinden 03.11.2014 tarihleri arası çalışmıştır. İşine 04.11.2014 tarihli noter ihtarnamesi ile güveni kötüye kullanma, zarar verme nedeni ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun 25/II. Maddesi uyarınca son verilmiştir. Davalı şirket davacının babasının yönetim kurulu başkanı ve ortağı olduğu, keza amcası ve kardeşinin de ortak olduğu bir aile şirketidir.

Yönetim Kurulu Başkanı ve en büyük paydaş olan davacı babası .....21.12.2012 tarihinde ölmüş ve davacı diğer iki kardeşi ile birlikte mirasçı olarak şirket ortağı olmuştur. Bu miras intikali ile hizmet akti ve ortaklık ilişkisi birleşmiştir. Ayrıca davacının babası ve amcasının ortak olduğu başka bir aile şirketi de olup, orada babanın ölümünden sonra şirketi temsil ettiği de dosyadan anlaşmaktadır.

.... Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yapılan soruşturma sonucunda, ortak amcanın müşteki sıfatı ile şikayeti sonunda davacı diğer kardeşleri hakkında dolandırıcılık, özel belgede sahtecilik suçlarından Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, burada şirketle ilgili bir takım işlemlerde sahtecilik iddiasına yer verildiği anlaşılmaktadır. (2015/45143 E, 2015/38941 İd. No). Tanık anlatımlarına göre ise davacı genel koordinatör olarak görev yapmıştır.

Somut açıklanan maddi ve hukuki olgulara göre davacı en büyük paydaş olan babanın ölümü ile 21.12.2012 tarihinde davalı şirkete ortak olmuştur. Miras payı sonucu ortaklık payı sembolik olmadığı gibi bazı işlemlerde temsilci gibi de hareket etmiştir. Davacının iş görme edimi sona erdirildiğinde ortak olduğu, işçi ve işveren sıfatının birleştiği, dolayısı ile 21.12.2012 tarihinden sonra aradaki ilişkinin ortaklık ilişkisi olduğu açıktır. Arada iş ilişkisi bulunmadığına göre uyuşmazlığın iş mahkemesinde görülme olanağı bulunmamaktadır. Genel mahkemeler görevli olacağından görev yönünden davanın dava şartı yokluğu nedeni ile usulden reddi yerine esastan karar verilmesi hatalıdır.

F) Sonuç:

SONUÇ / HÜKÜM

Temyiz olunan kararın, yukarıda yazılı nedenlerden dolayı BOZULMASINA, peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 23.11.2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 9. Hukuk Dairesi, E. 2017/367, K. 2017/18885, 23 Kasım 2017 tarihli karar · Kaynak: Yargıtay Karar Arama

Bu karar size uygun mu?

Davanızda bu kararın emsal değerini değerlendirmek için avukat desteği alın.

Görüşme Planla

Karar Bilgileri

Mercii
Yargıtay
Daire
9. Hukuk Dairesi
Esas No
2017/367
Karar No
2017/18885
Tarih
23 Kasım 2017

İlgili Kararlar

  • Yargıtay 21. Hukuk Dairesi E.2017/368 K.2017/8822
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/369 K.2017/18273
  • Yargıtay 4. Ceza Dairesi E.2017/370 K.2017/24528
  • Yargıtay 3. Ceza Dairesi E.2017/371 K.2017/14771
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/371 K.2017/18151
  • Yargıtay 9. Hukuk Dairesi E.2017/374 K.2017/18161

Tüm Arşiv

Yargıtay KararlarıYargıtay Kararları
ACAYCAN CEYLANAVUKATLIK BÜROSU

Siber suç ve ağır ceza odaklı butik hukuk bürosu. Bilişim, kripto ve dolandırıcılık mağduriyeti ile trafik kazası davalarında uzman avukatlık desteği.

InstagramLinkedIn

Hukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

MENÜ

  • Anasayfa
  • Uzmanlık Alanı
  • Makaleler
  • Makale Arşivi
  • Online Danışmanlık
  • Hakkımızda
  • Medyada Biz
  • Kariyer
  • Ödeme
  • İletişim

UZMANLIK

  • Ceza Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Bilişim Hukuku
  • İnternet Hukuku
  • Forex ve Yatırım Dolandırıcılığı Hukuku
  • Kripto Paralar Hukuku
  • Finans Hukuku
  • Hukuki Danışmanlık

HUKUKI KAYNAKLAR

  • Ne Yapmalıyım?
  • Uzaktan Temsil
  • Avukat Seçme Rehberi
  • International
  • Dilekçe şablonları
  • Hukuki Sözlük
  • Soru-Cevap
  • Yargıtay Kararları
  • İnfaz Hesaplama
  • Arabuluculuk
  • llms.txt(AI keşif)

POPÜLER ARAMALAR

  • Siber Suç Avukatı
  • Dolandırıcılık Avukatı
  • Ceza Avukatı
  • Ağır Ceza Avukatı
  • Ceza Soruşturması Avukatı
  • IBAN Mağduru
  • Uyuşturucu Suçları Avukatı
  • Cinayet Avukatı

İLETIŞIM

  • Turkiye
  • 0 (850) 308 38 83
  • 0 (850) 308 38 83
  • [email protected]
  • Pazartesi — Cuma · 09:00 – 18:00

Aycan Ceylan

Hukuki Uyarı: Bu sitedeki tüm içerik, görsel ve veriler telif hakkı ile korunmaktadır. Sayfa kaynağını görüntüleme, sağ tıklama, kopyalama, öğeyi denetleme (DevTools) ve scraping dahil tüm kullanıcı etkileşimleri 6698 sayılı KVKK ve 5651/5237 sayılı Kanunlar uyarınca IP adresi, oturum bilgisi, tarayıcı/cihaz bilgileri ile birlikte loglanmaktadır. İzinsiz veri çekilmesi, kopyalanması veya tersine mühendislik halinde yasal işlem başlatılır. © Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.
© 2025 Aycan Ceylan Avukatlık Bürosu — Tüm hakları saklıdır.KVKK Aydınlatma MetniHukuki danışmanlık · Uzmanlık odaklı yaklaşım

KVKK Bilgilendirmesi

Bu site deneyiminizi iyileştirmek için çerez kullanır. Devam ederek kabul etmiş sayılırsınız. Siteyi kullanmaya devam etmeniz halinde, kişisel verilerinizin KVKK aydınlatma metni kapsamında işlendiğini kabul etmiş sayılırsınız.

KVKK Aydınlatma Metni
1. Format
2. Tarih / Saat
3. Bilgiler

Görüşme formatını seçin

Tarih ve saat seçin

Randevu en az 30 dakika sonrası için verilebilir. Ofis saatleri: Pzt–Cum 09:00 – 18:00.

İletişim bilgileriniz

Randevunuz alınacak ve ödeme işlemi için sizi telefonunuzdan arayacağız.